Danıştay Kararı 3. Daire 2021/3182 E. 2022/3022 K. 16.06.2022 T.

Danıştay 3. Daire Başkanlığı         2021/3182 E.  ,  2022/3022 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2021/3182
Karar No : 2022/3022

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … İnşaat ve Ticaret Anonim Şirketi

İSTEMİN KONUSU: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı ile tüm aktif ve pasifiyle 2018 yılının Mart döneminde birleşen … Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin 2017 yılındaki alımlarının bir kısmını sahte faturalarla belgelendirdiği yolundaki saptamaları içeren vergi inceleme raporuna dayanılarak söz konusu faturalara dayalı indirimlerin reddi suretiyle yeniden oluşturulan beyan tablosu uyarınca davacı adına, 2017 yılının Ocak ila Mart ve Haziran dönemleri için re’sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353. maddesinin 1. bendi gereğince kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun’un “Matrah ve vergi artırımı” başlıklı 5. maddesinin 3. fıkrasında, mükelleflerin, bu fıkrada belirtilen şartlar dâhilinde katma değer vergisini artırarak bu maddede belirtilen süre ve şekilde ödemeleri halinde, kendileri nezdinde söz konusu vergiyi ödemeyi kabul ettikleri yıllara ait vergilendirme dönemleri ile ilgili olarak katma değer vergisi incelemesi ve tarhiyatı yapılmayacağı; 9. fıkrasında, 213 sayılı Kanunun 359. maddesinin (b) fıkrasındaki “defter, kayıt ve belgeleri yok edenler veya defter sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyanlar veya hiç yaprak koymayanlar veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleyenler” veya bu fiiller nedeniyle incelemesi devam edenlerin Kanun’un matrah artırımına ilişkin hükümlerinden yararlanamayacakları, şu kadar ki 213 sayılı Kanunun 359. maddesinin (b) fıkrasında yer alan defter, kayıt ve belgeleri yok etme veya defter sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyma veya hiç yaprak koymama veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleme fiillerinden hareketle yapılan vergi incelemesinin tamamlanması sonucu bu fiillerin varlığının tespit edilememesi durumunda, bu durumun tespitine ilişkin raporun mükelleflere tebliği tarihinden itibaren bir ay içerisinde yazılı başvurmaları, matrah ve vergi artırımı sonucu hesaplanan vergileri, raporun tebliğini izleyen aydan başlamak üzere ikişer aylık dönemler halinde altı eşit taksitte ödemeleri ve maddede öngörülen diğer şartları yerine getirmeleri koşuluyla bu madde hükümlerinden yararlanacakları hükme bağlandığı, davacının değinilen Kanun hükümlerinden faydalanmak amacıyla matrah artırımı başvurusunda bulunulduğu iddiası üzerine Mahkemelerince verilen ara kararına cevaben dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden, 7143 sayılı Yasa’nın yürürlüğe girmeden önce sahte belge düzenleme ve kullanma şüphesi nedeniyle vergi incelemesi başlatıldığı, değinilen Yasa’nın yürürlüğe girmesi ile davacı tarafından 12/09/2018 tarihinde verilen dilekçe ile dava konusu dönemi de içerecek şekilde matrah artırımı talebinde bulunulmuşsa da vergi incelemesinin devam etmesi nedeniyle davalı idarece … tarih ve … sayılı yazı ile başvurunun reddedildiği, davacının sahte belge düzenleyicisi olduğunun kesin ve somut verilerle ortaya konulamadığı yolunda düzenlenen 12/12/2018 tarihli vergi tekniği raporu üzerine davalı idare tarafından davacıya gönderilen … tarih ve … sayılı yazı ile matrah artırım beyannamesinin elden verilmesi gerektiğinin bildirildiği, buna istinaden 27/05/2019 tarihinde yapılan başvuru ile matrah artırım talebinin yenilenmesine karşın davacı adına tanzim edilen 12/12/2018 tarihli vergi inceleme raporuna istinaden bir kısım emtia alımlarını sahte faturalarla belgelendirdiğinden bahisle 17/04/2019 tarihli vergi ve ceza ihbarnameleri ile salınan vergi ve kesilen cezaların davacıya tebliğ edilerek bunların dava konusu edildiğinin anlaşıldığı olayda, davacının sahte belge düzenlediğinin tespit edilememesi üzerine 7143 sayılı Yasa’nın 5. maddesinin 9. fıkrasında kendisine matrah artırımı başvurusu hakkının tanınması ve bu hakkın kullanılmaması halinde işlem yapılması gerektiği halde, davalı idarenin 14/05/2019 tarihli yazısına istinaden davacı tarafından matrah artırımı talebinin yenilendiği dikkate alındığında, dava konusu cezalı tarhiyatların ilgili olduğu 2017 yılına ilişkin olarak, raporun davacıya tebliği tarihinden itibaren bir aylık yasal süre içinde katma değer vergisi matrah artırımında bulunulması beklenilmeksizin yapılan tarhiyatta ve kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu vergi ve cezalar kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : … Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin bir kısım alışlarını sahte faturalarla belgelendirmesi nedeniyle yapılan tarhiyatta ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353. maddesinin 1. bendi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan davacı tarafından matrah artırım talebinin yenilenmediği ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Vergi dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge İdare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 16/06/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.