Danıştay Kararı 3. Daire 2021/3282 E. 2022/4151 K. 31.10.2022 T.

Danıştay 3. Daire Başkanlığı         2021/3282 E.  ,  2022/4151 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2021/3282
Karar No : 2022/4151

TEMYİZ EDENLER : 1-(DAVALI) … Vergi Dairesi Müdürlüğü/…
VEKİLİ: Av. …
2- (DAVACI) …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU: Danıştay Üçüncü Dairesinin bozma kararı uyarınca davayı yeniden inceleyen … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına taşınmaz satışından elde ettiği hasılatını kayıt ve beyan dışı bıraktığından bahisle düzenlenen vergi tekniği raporu done alınarak takdir komisyonunca takdir edilen matrah üzerinden 2006 yılı için re’sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi ile aynı yılın tüm dönemleri için re’sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı geçici verginin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı tarafından, 31/12/1998 tarihinde yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesi sonrası müteahhit konumunda olan kendisi ve ortağı …’nin anlaştıkları arsa inşaatını kat karşılığı başka bir kooperatife verdikleri ancak kooperatifle oluşan ihtilaf nedeniyle herhangi bir daire edinmedikleri ayrıca arsa sahibi üzerinden gerçekleştirilen daire satışlarının da kooperatif üyelerine veya malzeme veya iş karşılığı mal ve hizmet temin edilen kişilere devrettiği dairelere ilişkin olduğunu iddia edilmiş ise de, bu hususların varlığının somut belgelerle ortaya konulamadığı, öte yandan, takdir komisyonu kararına done olması amacıyla düzenlenen vergi tekniği raporunda, kat karşılığı inşaat sözleşmesinin taraflarının ve daireleri satın alan kişilerin ifadeleri, alıcıların kullandıkları kredi tutarları, tapu kayıtlarında yer alan bilgiler dikkate alınarak davacının ortağı olduğu adi ortaklık tarafından satışı gerçekleştirilen dairelere ilişkin somut tespitlere yer verilerek belirlenen satış tutarları ve takdir komisyonunca belirlenen emsal bedel satış tutarları esas alınarak takdir edilen matraha istinaden yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı ancak mahsup dönemi geçen geçici verginin aranmayacağı gerekçesiyle bir kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi ile geçici vergi üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezası yönünden dava reddedilmiş, geçici vergi ise kaldırılmıştır.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davalı idare tarafından, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 120. maddesinin 4. fıkrasında yer alan düzenleme uyarınca geçici vergi açısından Mahkemece incelenmeksizin ret kararı verilmesi gerektiği ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenmiştir.
Davacı tarafından, zamanaşımı süresine az bir zaman kala zamanaşımını durdurmak maksadıyla takdir komisyonuna sevk edilerek tarhiyat yapılmasının verginin belirlilik, yasallık, öngörülebilirlik ilkelerine aykırılık teşkil ettiği, kaldı ki zamanaşımı süresinin dolmasına az bir zaman kala takdir komisyonuna sevkin zamanaşımını durdurmayacağı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenmiştir.

TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Davacı temyiz isteminin kabulü, davalı idarenin temyiz isteminin ise bu nedenle reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz istemlerinin reddine,
2. Temyize konu Vergi Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca nispi harç alınmasına,
4.2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 31/10/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY:
Dava dosyasının incelenmesinden, davacının 2006 yılı gayrimenkul satışları ile ilgili olarak takdire sevk edildiği, Vergi Denetim Kurulu Başkanlığının 16/10/2012 tarihli yazısı ile incelenmesinin istenildiği, inceleme devam ederken vergi inceleme elemanı tarafından tanzim edilen … tarih ve … sayılı yazı ekinde tapu kayıtlarından gayrimenkul satışlarıyla ilgili olarak tespit edilen bilgilere yer verildiği, kamu zararına sebebiyet vermemek için satışları ile ilgili emsal bedelin takdir komisyonunca takdir edilmesi gerektiğinin belirtildiği, sonrasında aynı inceleme elemanı tarafından … tarih ve … sayılı vergi tekniği raporu düzenlendiği, raporda … ve …’nin sattığı dairelere ilişkin bilgilerin yer aldığı, arsanın daha sonra … Konut Yapı Kooperatifine verildiği, arsa üzerinde bina inşaatını adı geçen Kooperatifin yürüttüğü, kooperatif üyelerine gerçekleştirildiği tespit edilen satışlar ile barter usulü satışı yapıldığı anlaşılan dairelerin değerlendirmeye alınmadığı, bunlar dışındaki daire satışlarının … ve … adi ortaklığı adına değerlendirilmesi gerektiğinin belirtildiği, ancak raporda matrah farkı tespitinde değerlendirmeye alınmayan satışların … tarih ve … sayılı yazı ekindeki listede yer aldığının görüldüğü olayda, takdir komisyonu tarafından matrah farkı tespit edilirken davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunun ya da yazı ekinde yer alan listenin hangisinin dikkate alındığı belirtilmeden soyut ve genel ifadelere yer verilerek, matrahın dayanağı, hesaplama yöntemi ve izahı somut olarak tespit edilmeksizin takdir edilen matrah üzerinden yapılan tarhiyatta hukuka uygunluk bulunmadığından davacı temyiz isteminin kabulü, davalı idare temyiz isteminin ise bu nedenle reddi gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyoruz.