Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2021/3411 E. , 2022/4370 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2021/3411
Karar No : 2022/4370
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) …
VEKİLİ : Av. …
2- (DAVALI) … Vergi Dairesi Başkanlığı …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının ortağı olduğu … Petrol İnşaat Nakliyat Madencilik Sanayi Ticaret Limited Şirketinden alınamayan kamu alacağının tahsili amacıyla banka hesabına uygulanan haczin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu haczin dayanağını oluşturan … tarih ve … takip numaralı ödeme emrinin, 05/06/2019 tarihinde davacının elektronik tebligat adresine usule uygun şekilde tebliğ edildiği halde dava konusu edilmediği ve borca ait haciz varakalarının usulüne uygun biçimde düzenlendiği anlaşıldığından davacının banka hesabına uygulanan hacizde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacının şirketteki hisselerini 29/04/2011 tarihinde devrettiği, dava konusu haczin dayanağı … tarih ve … takip numaralı ödeme emri içeriği kamu alacaklarının ise 2011 yılına ait kurumlar vergisi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizinden oluştuğunun anlaşıldığı olayda, davacının ortaklıktan ayrıldığı dönemlerde sorumluluğu bulunmadığından dava konusu haczin, 29/04/2011 tarihi öncesine isabet eden kamu alacaklarına ilişkin kısmında hukuka aykırılık, bu tarihten sonraki dönemlere isabet eden kamu alacaklarına yönelik kısmında ise hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusu kısmen kabul edilerek Vergi Mahkemesi kararının, dava konusu haczin 29/04/2011 tarihinden sonraki döneme isabet eden kamu alacaklarına ilişkin kısım yönünden davanın reddine yönelik hüküm fıkrası kaldırıldıktan sonra haczin değinilen kısmı kaldırılmış, bu tarihten önceki döneme isabet eden borca ilişkin kısmı yönünden davanın reddine dair hüküm fıkrasına yöneltilen istinaf başvurusu ise reddedilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından, şirket adına ödeme emri düzenlenmediğinden ve mal varlığı araştırması yapılmadığından takibin usule uygun kesinleşmediği, borcun kaynağı olan sahte fatura düzenleme eyleminin şirketten ayrılmasından sonra yeni ortak ve yöneticiler tarafından gerçekleştirildiği, kendisinin borçtan sorumlu tutulamayacağı, vergilendirmenin açık vergi hatasına dayandığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
Davalı idare tarafından, asıl borçlu şirket hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda, şirketin 2011 yılının Mayıs döneminden itibaren Namık Kemal Vergi Dairesi Müdürlüğüne nakil geldiği, bu dönemden itibaren düzenlediği faturaların sahte olduğunun tespit edildiği, şirket ortağı sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrine karşı dava açılmadığından borcun kesinleştiğinin kabulü gerektiği ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’ÜN DÜŞÜNCESİ : Dava konusu haczin dayanağı kamu alacağının, asıl borçlu şirket hakkında düzenlenen vergi tekniği raporuna dayanılarak takdir komisyonu kararı uyarınca salınan kurumlar vergisi tarhiyatına dayandığı, anılan vergi tekniği raporunda davacının hisselerini devrettiği tarihten sonra 2011 yılının Mayıs döneminden itibaren düzenlediği faturaların sahte olduğunun tespit edildiği ve Haziran 2011’den itibaren komisyon geliri elde edildiğinin ortaya konulduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda sahte fatura düzenleme nedeniyle elde edilen komisyon gelirine ilişkin kamu alacaklarının ödenmesinden davacı sorumlu tutulamayacağından 29/04/2011 tarihinden önceki dönemlerde sorumlu olduğu yolundaki yargıya ulaşılarak verilen Vergi Dava Dairesi kararının sözü edilen hüküm fıkrasının bozulması gerektiği, davalı temyiz isteminin ise reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacının şirketteki hisselerini 29/04/2011 tarihinde devrettiği, dava konusu haczin dayanağı olan … tarih ve … takip numaralı ödeme emri içeriğinin asıl borçlu şirketin 2011 yılının Mayıs döneminden itibaren komisyon karşılığı sahte fatura düzenlediğinden bahisle ilgili yılın Haziran döneminden itibaren hesaplanan komisyon gelirleri üzerinden 2011 yılı için yapılan kurumlar vergisi tarhiyatına ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 35. maddesinde, limited şirket ortaklarının, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu oldukları ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulacakları, 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, yedi gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir “ödeme emri” ile tebliğ olunacağı; aynı Kanun’un 62. maddesinde ise, borçlunun mal bildiriminde gösterilen veya tahsil dairesince tespit edilen borçlu veya üçüncü şahıslar elindeki menkul malları ile gayrimenkullerinden, alacak ve haklarından amme alacağına yetecek miktarının tahsil dairesince haczolunacağı hüküm altına alınmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davalı idare tarafından temyiz istemine konu edilen Vergi Dava Dairesi kararının, dava konusu haczin, 29/04/2011 tarihinden sonraki döneme isabet eden kamu alacağına ilişkin hüküm fıkrası aynı hukuksal nedenler ve gerekçeyle Dairemizce de uygun bulunmuştur.
Dava konusu haczin dayanağını oluşturan ödeme emri içeriği kamu alacağının, asıl borçlu şirket hakkında düzenlenen vergi tekniği raporu done alınarak takdir komisyonu kararı uyarınca yapılan tarhiyata dayandığı, sözü edilen raporda, şirketin 2011 yılının Mayıs döneminden itibaren düzenlediği faturaların sahte olduğu sonucuna ulaşıldığı, davacının ise 29/04/2011 tarihinde hisselerini devretmek suretiyle ortaklıktan ayrıldığı dikkate alındığında, sahte fatura düzenleme nedeniyle elde edilen komisyon gelirlerine ilişkin kamu alacaklarının ödenmesinden sorumlu tutulamayacağından Vergi Dava Dairesi kararının, haczin bu tarihten önceki döneme isabet eden kısmına yönelik hüküm fıkrasında hukuka uyarlık görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacı temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyiz istemine konu Vergi Dava Dairesi kararının; dava konusu haczin, 29/04/2011 tarihinden önceki döneme isabet eden kamu alacaklarına isabet eden kısmına ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA,
3. Davalı temyiz isteminin reddine,
4. Kararın; dava konusu haczin, 29/04/2011 tarihinden sonraki döneme isabet eden kamu alacaklarına ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA, 09/11/2022 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY :
Ödeme emri aşamasında ileri sürülebilecek hukuka aykırılıkların haciz aşamasında incelenmesine olanak bulunmadığından, davacı adına düzenlenen ödeme emrinin 05/06/2019 tarihinde davacıya tebliğ edilmesi üzerine söz konusu ödeme emrine karşı dava açılmaması ve herhangi bir ödemede bulunulmaması nedeniyle ödeme emri içeriği amme alacağının tahsili amacıyla uygulanan hacizde hukuka aykırılık bulunmadığından, davalı idare temyiz istemi bu yönden kabul edilerek Vergi Dava Dairesi kararının iptale ilişkin hüküm fıkrasının bu gerekçeyle bozulması, redde ilişkin hüküm fıkrasına davacı tarafından yöneltilen temyiz isteminin ise değinilen gerekçeyle reddi gerektiği oyuyla Karara katılmıyoruz.