Danıştay Kararı 3. Daire 2021/3544 E. 2022/4240 K. 07.11.2022 T.

Danıştay 3. Daire Başkanlığı         2021/3544 E.  ,  2022/4240 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2021/3544
Karar No : 2022/4240

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, asıl borçlu Tasfiye Halinde … Taşımacılık Demir Pik Sac Kömür İnşaat Malzemeleri Komisyon Taahhüt İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nden alınamayan 2009 yılının Haziran ila Aralık, 2010 yılının Ocak. Temmuz ila Eylül. Kasım ve Aralık, 2011 yılının Ocak ila Nisan dönemlerine ait katma değer vergisi, vergi ziyai cezası, özel usulsüzlük cezası ve gecikme faizinden oluşan amme alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … takip numaralı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu ödeme emri içeriği kamu alacağının tahsili amacıyla asıl borçlu şirket adına düzenlenen … tarih ve … takip numaralı ödeme emrinin şirkete tebliğ edildiği belirtilmiş ise de sözü edilen şirketin, 04/01/2013 tarihinde tasfiyesinin tamamlanarak tüzel kişiliğinin sona erdiği hususunun 11/01/2013 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiği, değinilen ödeme emrinin ise 09/02/2015 tarihinde tebliğ edildiği göz önüne alındığında tüzel kişiliği sona ererek ticaret sicilinden silinen şirkete yapılan tebligat hüküm ve sonuç doğurmayacağından davacının kanuni temsilci sıfatıyla takibi için gerekli koşulların oluştuğundan söz edilemeyeceği gerekçesiyle ödeme emri iptal edilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Olayda vergi inceleme raporuna istinaden yapılan tarhiyatların şirket hakkında ihtilafsız kesinleştiği, mal varlığı araştırmasından da sonuç alınamadığından kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı adına, asıl borçlu şirketten alınamayan muhtelif amme alacağının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla ödeme emrinin düzenlendiği, bahsi geçen şirketin 11/01/2014 tarihinde ticaret sicilinden kaydının silindiği, dava konusu ödeme emri içeriği borca yönelik olarak şirket adına tanzim edilen ihbarnamelerin 05/08/2014 tarihinde, ödeme emirlerinin ise 12/02/2016 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 10. maddesinde, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin yerine getirilmemesi yüzünden mükelleflerin veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı kurala bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bir şirketin borçlu kılınabilmesi ise ancak tüzel kişilik kazandığı tarih ile bu kişiliğin sona erdiği tarih arasındaki zaman diliminde olanaklıdır. Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre de şirketlerin tüzel kişilikleri ticaret sicilinden silinmesiyle sona erer. Ticaret sicilinden kaydı silinen ve hukuksal varlığı sona eren bir kurumun bu tarihten sonra haklara sahip olması, borçlu kılınması, temsili, yargı yerlerinden hukuksal koruma istemesi mümkün olmayacaktır.
213 sayılı Kanunun yukarıda kuralına yer verilen 10.maddesi uyarınca, kanuni temsilcilerin tüzel kişiliğin borçları nedeniyle takip edilebilmesi için de öncelikle temsilcisi olduğu tüzel kişi adına usulüne uygun tarh ve tahakkuk ederek kesinleşmiş bir kamu alacağının bulunması gerekmektedir.
Dava konusu ödeme emri içeriği vergi ve cezalara ilişkin olarak asıl amme borçlusu şirket adına düzenlenen ihbarnamelerin, ticaret sicilinden kaydının silinmesinden sonra 05/08/2014 tarihinde tebliğ edildiği olayda 11/01/2014 tarihi itibarıyla hukuk aleminden kalkmış olan şirket hakkında idari işlem tesisine ve bu işlemlerin hukuk düzeninde sonuçlar doğurmasına olanak bulunmadığından davacının kanuni temsilci sıfatıyla takibi için gerekli koşulların oluştuğundan söz edilemeyeceğinden, Vergi Mahkemesince yazılı gerekçeyle ödeme emrinin iptali yönünde verilen karara yöneltilen istinaf başvurusunun reddi yolundaki kararda sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Vergi Dava Dairesi kararına yöneltilen TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 07/11/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.