Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2021/951 E. , 2022/3409 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2021/951
Karar No : 2022/3409
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Tekstil ve Dış Ticaret Hizmetleri Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … İhtisas Vergi Dairesi Müdürlüğü/…
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının, Ağustos, Eylül, Ekim ve Aralık 2017 dönemlerine ait ihracat istisnasından doğan katma değer vergisi alacağına yönelik nakden iade talebinin vergi incelemesi sonucuna göre yerine getirilebileceğinden bahisle reddine dair … tarih ve … sayılı işlemin iptali ile iadeye konu tutarın tecil faiziyle birlikte ödenmesine hükmedilmesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Yeminli Mali Müşavir tasdik raporuna istinaden ihracattan doğan katma değer vergisi iade alacağının nakden iadesi talebinin iade hakkının kazanılmadığına dair ihracatın gerçekleşmediği yönünde tespit olmaksızın reddedilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği, öte yandan, süresinde iade edilmeyen katma değer vergisi iade alacağı nedeniyle davacının zarara uğradığının açık olduğu gerekçesiyle işlem iptal edilmiş, katma değer vergisi iade alacağının tecil faiziyle birlikte iadesine hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, Kırklareli ve Adıyaman Defterdarlıklarına bağlı bazı mükelleflerin bir organizasyon çerçevesinde ortak mükelleflerden mal ve hizmet alımında bulunduğu ve ihracatların da yine bir organizasyon çerçevesinde ortak firmalara yaptıklarının tespit edildiği ve ilgili mükelleflerin incelemeye sevk edildiği, ayrıca davacının ihracat yaptığı firmaların Kırklareli ve Adıyaman Defterdarlıklarına bağlı mükelleflerle aynı olduğu ve bir kısmının söz konusu mükelleflerle aynı firmalardan alım yaptığı, mal ve hizmet alımında bulunduğu mükelleflerin önemli bir kısmının özel esaslara tabi tutulduğu veya sahte belge düzenleme şüphesiyle incelemeye sevk edildiği, bazılarının serbest muhasebeci mali müşavirinin aynı olduğu, önemli bir kısmının tedarikçilerinin ortak mükelleflerden oluştuğu, mükelleflerin kendi aralarında da mal ve hizmet hareketleri görüldüğü, yürütülen faaliyetin hacmiyle orantısız şekilde düşük sayılarda işçi çalıştırıldığı, sektör ortalamalarına göre düşük tutarlarda ödenecek vergi beyan edildiği veya hiç beyan edilmediği şeklindeki tespitlere istinaden davacının da aralarında bulunduğu söz konusu mükelleflerin incelemeye sevk edildiği, davacının 2016 ve 2017 yıllarında yüklenim listelerinde yer alan bir kısım mükellefin sahte belge düzenleme, sahte belge düzenleyen firmalara ortak olma, sahte belge kullanma, defter ve belge ibraz etmeme eylemleri nedeniyle özel esaslara tabi olduğu, bir kısım mükellef hakkında sahte belge düzenledikleri yönünde vergi tekniği raporlarının tanzim edildiği ve aynı fiil nedeniyle bir kısım firmalar yönünden vergi incelemelerinin devam ettiği, öte yandan, davacının 2013 ila 2016 yıllarına ilişkin hesap ve işlemlerinin katma değer vergisi iade taleplerinin incelenmesi amacıyla düzenlenen … tarih ve … sayılı vergi tekniği raporunda da yüklenim listesindeki firmalar hakkında olumsuz tespitlere yer verildiği dikkate alındığında olayda davacının iade isteminin tamamen veya kısmen haksız olabileceği yönünde karine teşkil eden dolayısıyla özel esas tedbirlerinin uygulanmasını gerektirecek nitelikte yeterli ve ciddi saptamaların var olduğu sonucuna ulaşıldığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusu kabul edilerek Vergi Mahkemesi kararı kaldırıldıktan sonra dava reddedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Haklarında düzenlenen vergi tekniği ve/veya vergi inceleme raporlarındaki tespitleri değerlendiren mahkeme kararları dikkate alınmaksızın davalı idarenin iddia ve varsayımlarına dayanılarak eksik inceleme ve araştırma sonucunda karar verildiği, Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği hükümlerine aykırı olarak süre verilmek suretiyle işlemlerin gerçekliğini tevsik edici bilgi ve belgelerin kendilerinden istenmediği, somut bir saptama olmaksızın idarenin takdir yetkisi aşılmak suretiyle keyfi olarak iade hakkının engellendiği, yüklenim listelerinde yer alan firmalar hakkında karşıt inceleme yapılmadığı, gerçek mahiyetin araştırılmadığı, uyuşmazlık dönemine ilişkin vergi tekniği raporu veya vergi inceleme raporunun bulunmadığı, Katma Değer Vergisi Kanunu ve Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği’ne dayanan iade hakkının idarenin talimat yazılarıyla sınırlandırılamayacağı, özel esaslar kapsamında olmadıkları, haklarında bu kapsamda olmalarını gerektirecek nitelikte olumsuz bir saptama da bulunmadığı, özel yasalar kapsamında matrah artırımında bulunulduğu ve vergilerin ödendiği ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca …-TL maktu harç alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 28/09/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.