Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2022/1387 E. , 2022/4301 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2022/1387
Karar No : 2022/4301
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …Akaryakıt İstasyon İşletmeciliği Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av…
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü/..
VEKİLİ : Av….
İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin… tarih ve E:… K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket hakkında, 2018 ilâ 2020 yıllarına ilişkin olarak başlatılan vergi incelemesi sırasında yapılan ilk hesaplamalara göre belirlenen vergi ve cezalar ile hesaplanan gecikme faizinin teminat altına alınması amacıyla 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 13. maddesinin 1. bendi ile 17. maddesinin 1. bendi uyarınca alınan ihtiyati haciz ve ihtiyati tahakkuk kararının iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu ihtiyati haciz ve ihtiyati tahakkukun dayanağının, olayda teminat istenmesini gerektiren hallerin bulunması olduğu, 6183 sayılı Kanun’un 9. maddesinde, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 344. maddesi uyarınca vergi ziyaı cezası kesilmesini gerektiren haller ile 359. maddesinde sayılan hallere temas eden bir amme alacağının salınması için gerekli muamelelere başlanmış olmasının teminat istenmesi için yeterli olduğunun düzenlendiği, yine 6183 sayılı Kanun’da teminat isteme şartlarının mevcut olması durumunda ihtiyati haciz ve ihtiyati tahakkuk tedbirlerine başvurulabileceğinin hüküm altına alındığı, buna göre davacı şirket hakkında sahte belge düzenleme fiili nedeniyle vergi incelemesinin yürütüldüğü aşamada vergi müfettişince yapılan ilk hesaplamalar üzerinden yetkili makamlarca alınan ihtiyati haciz ve ihtiyati tahakkuk kararlarında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Olayda ihtiyati haczin şartlarının bulunmadığı, vergi müfettişinin daha yasal defter ve belgeleri temin etmeden, varsayıma dayalı olarak haklarında ihtiyati haciz ve ihtiyati tahakkuk uygulanmasını istediği, iptali istenen işlemlerin yasaya aykırı olmaları yanında ölçüsüz olduğu, ilk hesaplamaların, kısmen dahi gerçek tutarı yansıtacak şekilde olması gerektiği, bu haliyle tesis edilen işlemlerin kanunilik ilkesini ihlal ettiği ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Kamu alacağının korunmasına yönelik olarak tesis edilen dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Vergi Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca …-TL maktu harç alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 08/11/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.