Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2022/1686 E. , 2022/2873 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2022/1686
Karar No : 2022/2873
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Dış Ticaret ve Pazarlama Limited Şirketi
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü/…
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularının, Danıştay Üçüncü Dairesinin bozma hükmüne uyularak sonuçlandırıldığı … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, 6111 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun kapsamında stok beyanında bulunduktan sonra eksik ödeme yapılmasına rağmen fazladan indirilecek katma değer vergisi gösterilmesi nedeniyle ve alımlarının bir kısmını sahte faturalarla belgelendirmek suretiyle haksız olarak iade alınan katma değer vergisinin geri alınması amacıyla 2011 yılının Şubat, Haziran, Temmuz ve Eylül ila Aralık dönemleri için re’sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353. maddesinin 1. bendi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacı şirketin faturalarını kayıtlarına aldığı … Marketçilik İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, … Triko Tekstil İnşaat ve Temizlik Dış Ticaret Limited Şirketi ile Tasfiye Halinde … Tekstil Dış Ticaret Limited Şirketi hakkında düzenlenen vergi tekniği raporlarındaki tespitler, düzenledikleri faturaların gerçek bir emtia teslimine dayanmadığını kanıtlayıcı mahiyette olmadığından yapılan tarhiyatın değinilen kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı, 2011 yılının Haziran döneminde verilen katma değer vergisi beyannamesinde gösterilen 103.581,84-TL indirilecek katma değer vergisinin 103.278,08-TL’lik kısmının 6111 sayılı Kanun kapsamında stok beyanından kaynaklandığı, buna ilişkin 51.639,04-TL ödeme yapıldığı, kalan 51.639,04-TL’nin ise 6111 sayılı Kanun’un 10. maddesinin 3. fıkrasına aykırı şekilde ödenmemesine rağmen fazladan indirim konusu yapıldığı görüldüğünden, indirime konu edilen ve stok beyanından kaynaklı 51.639,04-TL katma değer vergisinin indiriminin reddedilerek yapılan tarhiyatın hukuka uygun düştüğü, özel usulsüzlük cezası kesilebilmesi için cezayı gerektiren eylemin ve eylemle fail arasındaki bağlantının açıkça saptanması ve eylemin bütün unsurlarıyla ortaya konulması gerekliyken böyle bir tespitin yapılmadığı gerekçesiyle sahte fatura kullanıldığından bahisle yapılan cezalı tarhiyat ile özel usulsüzlük cezası kaldırılmış, 6111 sayılı Kanun kapsamında stok affı nedeniyle fazladan indirim konusu yapılan 51.639,04-TL katma değer vergisi indiriminin reddi neticesinde salınan vergi ziyaı cezalı katma değer vergisine ilişkin kısım yönünden ise dava reddedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacı tarafından, 7326 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun kapsamında dava konusu borçların yapılandırıldığı ve davadan vazgeçildiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle istinaf başvuruları hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Yapılandırma talebinin yetki süresi dolmuş temsilci tarafından yapıldığı, 24/11/2021 tarihinde idareye verdikleri dilekçeyle yapılandırmadan vazgeçtiklerini bildirdikleri ve bu hususta dava açtıkları ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ…’UN DÜŞÜNCESİ: Davacı şirketin tek ortağı olan ve yetki süresi dolduktan sonra tekrar yetkilendirilen kişi tarafından yapılandırmaya başvurulduğu, yapılandırmadan ancak yapılandırmaya başvurma süresi içinde vazgeçilebileceği göz önüne alındığında temyiz isteminin reddi ile Vergi Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca …-TL maktu harç alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 13/06/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.