Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2022/1798 E. , 2022/4140 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2022/1798
Karar No : 2022/4140
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü/…
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU: …Vergi Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin …Bölge İdare Mahkemesi …Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, bir kısım hasılatını kayıt ve beyan dışı bıraktığı yolundaki tespitleri içeren vergi inceleme raporuna dayanılarak 2018 yılı için re’sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi ve aynı yılın tüm dönemleri için re’sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı geçici vergi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353. maddesinin 1. bendi gereğince kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davalı idarece dosyaya ibraz edilen bilgi ve belgelerden, davacının …tarihinde idareye verdiği …sayılı dilekçe ile 7326 sayılı Kanun hükümlerinden faydalanmak üzere davadan vazgeçtiğini bildirdiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiştir
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davanın, dava açma süresinden sonra açıldığının herhangi bir tereddüde yer bırakmayacak şekilde tespit edilmesi halinde 7326 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun’un 2. maddesi hükümlerinin uygulanacağı, somut olayda, dava süresinde açılmadığından davacının aynı Kanun’un “Kesinleşmemiş veya Dava Safhasında Bulunan Alacaklar” başlıklı 3. maddesinde düzenlenen hükümlerinden faydalanılamayacağı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Vergi Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 31/10/2022 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)- KARŞI OY:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7. maddesinin 1. fıkrasında, dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hâllerde Danıştay ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gün olduğu; 14. maddesinde, dilekçelerin 3. fıkrada belirtilen yönlerden sırasıyla inceleneceği; “İlk İnceleme Üzerine Verilecek Kararlar” başlıklı 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) işaretli bendinde de, 14. maddenin 3/e bendinde yazılı halde davanın reddine karar verileceği hükme bağlanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, dava konusu vergi ve cezalara ilişkin olarak elektronik ortamda 11/08/2020 tarihinde davacıya gönderilen ihbarnamelerin, bu tarihi izleyen beşinci günün sonu olan 16/08/2020 tarihinde tebliğ edilmiş sayıldığı, davanın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren otuz günlük yasal süre geçirildikten sonra 04/01/2021 tarihinde açıldığının anlaşıldığı olayda, davacının 7326 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun’un “Kesinleşmemiş veya Dava Safhasında Bulunan Alacaklar” başlıklı 3. maddesi kapsamında yapılandırılmasını talep ettiği borçların işbu davanın konusunu oluşturduğunun açık olduğu ve dava konusu vergi ve cezaların 7326 sayılı Kanun’un 3. maddesi hükmü uyarınca kesinleşmemiş alacak kapsamında değerlendirilmesinin de mümkün olmayacağı dikkate alındığında, davanın süre aşımı yönünden reddi gerektiği açık olup bu nedenle aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.