Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2022/2285 E. , 2022/3855 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2022/2285
Karar No : 2022/3855
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) … Turizm İşletmecilik Seyahat Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ: Av…
2- (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı/…
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusunu, Danıştay Üçüncü Dairesinin bozma hükmü uyarınca yeniden inceleyen … Bölge İdare Mahkemesi…. Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Seyahat acenteliği faaliyetinde bulunan davacı adına, asıl faaliyetinin gayrimenkul ticareti olduğu ve gayrimenkul satışlarından kaynaklanan bir kısım hasılatını kayıt ve beyan dışı bıraktığı, haksız ve yersiz istisnadan yararlandığı, genel yönetim giderlerinin yanı sıra geçmiş yıl zararlarının fazladan beyan edildiği, ortaklara verilen borç paralar için faiz hesaplanmadığı yolundaki tespitleri içeren vergi inceleme raporuna dayanılarak Temmuz-Eylül ve Ekim-Aralık 2013 dönemleri için re’sen salınan geçici vergi üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu geçici verginin matrahı yönünden bağlı olduğu 2013 yılı için yapılan kurumlar vergisi tarhiyatına karşı açılan dava Mahkemelerinin E:…, K:… sayılı kararıyla reddildiğinden, dava konusu aslı aranmayan geçici vergi üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezalarında hukuka aykırılık bulunmadığı; mahsup dönemi geçen geçici vergi asıllarının gecikme faizi hesaplanabilmesi için ihbarnamede zorunlu olarak bulunduğu belirtildiğinden, davanın bu kısmı hakkında karar verilemeyeceği gerekçesiyle geçici vergi üzerinden kesilen bir kat vergi ziya cezası yönünden dava reddedilmiş, geçici vergi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Olayda, Danıştay Üçüncü Dairesince, Vergi Dava Dairesi kararının, tarhiyatın arsa satışlarından kaynaklanan matrah farkına ilişkin hüküm fıkrasının bozulması üzerine söz konusu bozma hükmüne uyularak yapılan incelemede dava konusu vergi ziyaı cezasının üzerinden hesaplandığı geçici verginin arsa satışlarından kaynaklanan kısmının matrahı yönünden bağlı olduğu 2013 yılı için yapılan kurumlar vergisi tarhiyatına karşı açılan davayı uyuşmazlık konusu arsa satışından elde edilen 12.190.463,00 TL kazancın %25’ine isabet eden kısmı yönünden reddeden Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf başvurusu reddedildiğinden azaltılan matrah farkına isabet eden bir kat vergi ziyaı cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusu reddedilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından bozma kararı sonrasında duruşma açılarak beyanları alınmaksızın karar verildiği, adil yargılanma hakkının ve makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği, bozma kararının gereklerinin yerine getirilmediği, bozma öncesi kararla birebir aynı şekilde verilen kararın örtülü direnme niteliğinde olduğu, tarhiyatın dayanağı olan taşınmazların 3.105.000,00 TL bedelle satıldığı ve faturalarının gerçek bedel üzerinden düzenlendiği, takdir komisyonu tarafından tespit edilen tutarın varsayıma dayandığı, söz konusu taşınmazlar üzerinde takyidatlar bulunduğu, aynı zamanda iki ayrı şahsın sera yapmak suretiyle araziyi işgal ettiği, taşınmazın fiili ve hukuki ayıplarının göz önüne alınmadığı, gerçek mahiyetin saptanmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.
Davalı idare tarafından, İstinaf Merciince arsa satışından kaynaklanan kazancın %75’ine isabet eden kısmı hakkında hüküm kurulmadığı, davacı şirketin asıl kurulma amacının ve tek faaliyetinin arsa ticareti olduğu, taşınmaz ticareti ve kiralanmasıyla uğraşan kurumların Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 5. maddesinin 1. fıkrasının e bendinde yer alan istisna hükümünden faydalanmasının mümkün olmadığı, davacı şirketin … Anonim Şirketinin borçlarından dolayı mal kaçırma saikiyle kurulduğu, dava konusu tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY .TETKİK .HÂKİMİ . …IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca davacının duruşma isteminin yerine getirilmesine gerek görülmeyerek işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz istemlerinin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca nispi harç alınmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 17/10/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.