Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2022/2563 E. , 2022/4364 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2022/2563
Karar No : 2022/4364
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı / …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurusuna ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının ortağı olduğu … Petrol İnşat Nakliyat Madencilik Sanayi Ticaret Limited Şirketi’nden alınamayan kamu alacağının tahsili amacıyla, “Manisa İli, Şehzadeler İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel”de kayıtlı taşınmazına uygulanan haczin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 70. maddesinin 11. bendinde, borçlunun haline münasip evinin haczedilemeyeceği, ancak evin değeri fazla ise bedelinden haline münasip bir yer alınabilecek miktarı borçluya bırakılmak üzere haczedilerek satılabileceğinin kurala bağlandığı, davalı idarece uyuşmazlığa konu edilen taşınmazın bu nitelikte olup olmadığı hususunda bir araştırma yapılmadığından uygulanan hacizde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu haciz kaldırılmıştır.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Haczin dayanağı ödeme emri 05/06/2019 tarihinde usule uygun tebliğ edilmesine karşın süresinde dava açılmadığından tahsili için davacının taşınmazına uygulanan hacizde hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … DÜŞÜNCESİ : Dava konusu haczin dayanağı ödeme emrine konu kamu alacaklarının, asıl borçlu şirket hakkında düzenlenen vergi tekniği raporu uyarınca yapılan tarhiyata dayandığı, sözü edilen raporda, şirketin 2011 yılının Mayıs döneminden itibaren düzenlediği faturaların sahte olduğu sonucuna ulaşıldığı, davacının ise 29/04/2011 tarihinde hisselerini devretmek suretiyle ortaklıktan ayrıldığı anlaşılmış olup, davacı sahte fatura düzenleme nedeniyle elde edilen komisyon gelirlerine ilişkin kamu alacaklarının ödenmesinden sorumlu tutulamayacağından davalı idare temyiz isteminin bu gerekçeyle reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Davacının şirketteki hisselerini 29/04/2011 tarihinde devrettiği, dava konusu haczin dayanağı olan 29/05/2019 tarih ve 1 takip numaralı ödeme emri içeriğinin asıl borçlu şirketin 2011 yılının Mayıs döneminden itibaren komisyon karşılığı sahte fatura düzenlediğinden bahisle ilgili yılın Haziran döneminden itibaren hesaplanan komisyon gelirleri üzerinden 2011 yılı için yapılan kurumlar vergisi tarhiyatına ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 35. maddesinde, limited şirket ortaklarının, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu oldukları ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulacakları, 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, yedi gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir “ödeme emri” ile tebliğ olunacağı; aynı Kanun’un 62. maddesinde ise, borçlunun mal bildiriminde gösterilen veya tahsil dairesince tespit edilen borçlu veya üçüncü şahıslar elindeki menkul malları ile gayrimenkullerinden, alacak ve haklarından amme alacağına yetecek miktarının tahsil dairesince haczolunacağı hüküm altına alınmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava konusu haczin dayanağını oluşturan ödeme emri içeriği kamu alacağının, asıl borçlu şirket hakkında düzenlenen vergi tekniği raporu done alınarak takdir komisyonu kararı uyarınca yapılan tarhiyata dayandığı, sözü edilen raporda, şirketin 2011 yılının Mayıs döneminden itibaren düzenlediği faturaların sahte olduğu sonucuna ulaşıldığı, davacının ise 29/04/2011 tarihinde hisselerini devretmek suretiyle ortaklıktan ayrıldığı dikkate alındığında, sahte fatura düzenleme nedeniyle elde edilen komisyon gelirlerine ilişkin kamu alacaklarının ödenmesinden sorumlu tutulamayacağından yazılı gerekçeyle haczi kaldıran Vergi Mahkemesi kararına yöneltilen istinaf başvurusunun reddi yolundaki kararda sonucu itibariyle hukuka aykırılık görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Vergi Dava Dairesi kararına yöneltilen TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
2. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilkderece mahkemesine gönderilmesine, 09/11/2022 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X)-KARŞI OY :
Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, bozulması istenen Vergi Dava Dairesi kararının dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında istemin kabulünü gerektirecek durumda bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile kararın onanması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyoruz.