Danıştay Kararı 3. Daire 2022/344 E. 2022/4712 K. 21.11.2022 T.

Danıştay 3. Daire Başkanlığı         2022/344 E.  ,  2022/4712 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2022/344
Karar No : 2022/4712

TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) … Vergi Dairesi Müdürlüğü
VEKİLİ: Av…
2- (DAVACI) … Peyzaj Mimarlık İnşaat Hafriyat Nakliyat Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Üçüncü Dairesinin bozma kararı uyarınca davayı yeniden inceleyen … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, 2009 ila 2011 yıllarında alımlarının bir kısmını sahte faturalarla belgelendirdiğinden bahisle bu faturalara dayalı indirimlerin reddi suretiyle yeniden oluşturulan beyan tablosu gereğince 2009 yılının Aralık ve 2010 yılının Mayıs ve Ağustos dönemleri için re’sen salınan bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353. maddesinin 1. bendi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması ve 2011 yılının Aralık döneminden sonraki dönemlere devreden katma değer vergisinin azaltılması işleminin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Davacının 2009 ve 2010 yıllarında faturalarının kayıtlarına aldığı Hakan Durmaz ile 2011 yılında fatura temin ettiği … Peyzaj İnşaat ve Pazarlama Sanayi Ticaret Limited Şirketi hakkındaki tespitlerden düzenledikleri faturaların gerçeği yansıtmadığı sonucuna varıldığından yapılan tarhiyatta ve 2011 yılının Aralık döneminden sonraki dönemlere devreden indirilecek katma değer vergisinin azaltılması işleminde hukuka aykırlık bulunmadığı, somut bir saptama gerçekleştirilmeksizin kesilen özel usulsüzlük cezasının hukuka uygun olmadığı gerekçesiyle bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile devreden katma değer vergisinin azlatılması işlemi yönünden dava reddedilmiş, özel usulsüzlük cezası ise kaldırılmıştır.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davalı idare tarafından, davacı adına 213 sayılı Kanun’un 353. maddesinin 1. fıkrası uyarınca kesilen özel usulsuzlük cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.
Davacı tarafından, fatura alınan firmalar hakkındaki somut tespit ve yeterli araştırma yapılmadığı ileri sürülerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması istenilmektedir.

TARAFLARIN SAVUNMASI :
Davacı tarafından, özel usulsüzlük cezasının kaldırılmasının hukuka uygun olduğu belirtilerek davalı idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Davalı idarece savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’ÜN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı adına, 2009 ila 2011 yıllarında alımlarının bir kısmını sahte faturalarla belgelendirdiğinden bahisle bu faturalara dayalı indirimlerin reddi suretiyle yeniden oluşturulan beyan tablosu gereğince 2009 yılının Aralık ve 2010 yılının Mayıs ve Ağustos dönemleri için re’sen bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin salındığı, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353. maddesinin 1. bendi uyarınca özel usulsüzlük cezasının kesildiği ve 2011 yılının Aralık döneminden sonraki dönemlere devreden katma değer vergisinin azaltıldığı anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353. maddesinin 1. bendinde verilmesi ve alınması icap eden fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu ile serbest meslek makbuzlarının verilmemesi, alınmaması veya düzenlenen bu belgelerde gerçek meblağdan farklı meblağlara yer verilmesi halinde; bu belgeleri düzenlemek ve almak zorunda olanların her birine, her bir belge için bu belgelere yazılması gereken meblağın veya meblağ farkının %10’u nispetinde özel usulsüzlük cezası kesileceği hükme bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Mahkeme kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde, mahkemelerce bozmaya ilişkin kararlar üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebilecek olup davacı tarafından temyiz istemine konu edilen kararın, davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasının Danıştay Üçüncü Dairesinin 10/12/2019 tarih E:2016/15558, K:2019/7043 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından, davacı temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar sözü edilen hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmamıştır.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353. maddesi, fatura veya benzeri belge verilmemesi, alınmaması ve diğer şekil ve usul hükümlerine uyulmamasına ilişkin özel usulsüzlükler ve cezalarını düzenlemektedir. Değinilen maddede öngörülen bu düzenleme ile mükelleflerin vergilendirme işlemlerinin kayıt ve belge düzenine uygun yürütülmesinin sağlanması amaçlanmıştır.
Harcamaların sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı faturalarla belgelendirilmesi, 213 sayılı Kanunun 353. maddesinin 1. bendinde özel usulsüzlük cezası kesilmesi gereken eylemler arasında gösterilmediği için kesilen cezanın maddenin öngörülüş amacına uygun düşmediği dikkate alındığında, yazılı gerekçeyle kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrasında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacı temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Mahkemesi kararının; bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile 2011 yılının Aralık döneminden sonraki dönemlere devreden katma değer vergisinin azaltılması işlemi yönünden davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA,
3. Kararın; özel usulsüzlük cezasının kaldırlmasına ilişkin hüküm fıkrasına davalı idarece yöneltilen TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,
4. Davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca nispi harç alınmasına,
5. 2577 sayılı Kanun’un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 21/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.