Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2022/990 E. , 2022/4728 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2022/990
Karar No : 2022/4728
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü/…
VEKİLİ : Av…
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K… sayılı kararına yöneltilen istinaf başvurularına ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, … Yapı Hafriyat Nakliye Elektrik Oto Yedek Parça Sanayi Ticaret Limited Şirketi ile … Bilişim ve Kurumsal Çözümler Limited Şirketi ile birlikte adi ortaklık şeklinde komisyon karşılığında sahte fatura ticareti yaptığı yolundaki saptamaları içeren vergi tekniği raporları done alınarak tanzim edilen takdir komisyonu kararına dayanılarak 2015 yılı için re’sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi ile aynı yılın Ekim-Aralık dönemi için re’sen salınan üç kat vergi ziyaı cezalı geçici verginin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Yapı Hafriyat Nakliye Elektrik Oto Yedek Parça Sanayi Ticaret Limited Şirketi ile … Bilişim ve Kurumsal Çözümler Limited Şirketi hakkındaki vergi tekniği raporlarında yer alan tespitler, düzenledikleri faturaların gerçek bir emtia teslimi ve hizmet ifasına dayanmadığını gösterdiği ve davacının da bu firmalar ile birlikte hareket ettiği kanaatine varıldığı, davacı tarafından, anılan firmaların maliyetlerinin dikkate alınmadığı iddia edilmiş ise de bu firmaların komisyon geliri elde etmek üzere sahte belge düzenledikleri ve ticari faaliyetlerinin bulunmadığı dikkate alındığında herhangi bir maliyetin ortaya çıkması beklenemeyeceğinden bu iddiaya itibar edilmediği dolayısıyla davacının adi ortaklıktaki hissesi oranı gözetilerek takdir edilen matrah üzerinden yapılan tarhiyatın hukuka uygun olduğu ancak mahsup dönemi geçen geçici verginin aranmayacağı ve yıllık vergiye mahsuben peşin alınan geçici vergi üzerinden bir kat vergi ziyaı cezası kesilebileceği gerekçesiyle üç kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisi yönünden dava reddedilmiş, geçici vergi kaldırılmış, geçici vergi üzerinden kesilen üç kat vergi ziyaı cezası ise bir kata indirilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Sözü edilen şirketler hakkında tanzim edilen vergi tekniği raporlarındaki saptamalardan düzenledikleri faturaların sahte olduğu yönünde pek çok olumsuz tespit bulunsa da, davacının anılan şekilde bir adi ortaklık organizasyonu içinde yer alarak kazanç elde ettiği yönünde ve incelenen şirketlerde ortak, yönetici ya da çalışanı olduğuna dair bir hususa yer verilmediği, nezdinde yapılmış bir yoklamanın bulunmadığı, raporda sadece şirketin mali müşaviri olduğundan bahisle adi ortak olduğunun varsayıldığı, mevcut iddiaların hukuken doğru olup olmadığının anlaşılması açısından gerek adı geçen kişiler nezdinde gerek karşıt inceleme ile fatura alan ve tahsilatları yapan kişiler nezdinde araştırma yapılmadığı, şirketin alım satım yaptığı firmalar nezdindeki karşıt incelemelerde de davacının adının geçmediğinin görüldüğü dolayısıyla şirkete ait faturaların davacı ile şirketin birlikte hareket ederek komisyon karşılığı düzenlediği ve eşit oranda komisyon geliri elde edildiği yönünde ulaşılan sonuç varsayım ve kanaate dayalı olduğundan yapılan tarhiyatta hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle Vergi Mahkemesi kararı kaldırıldıktan sonra dava konusu cezalı vergi kaldırılmıştır.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı adına yapılan tarhiyatın hukuka uygun olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Takdir komisyonunca hiçbir araştırma ve inceleme yapılmaksızın genel ve soyut ifadeler kullanılarak yalnızca vergi tekniği raporları dayanak gösterilerek matrah takdir edildiği, dolayısıyla usulüne uygun yapılmış bir tarhiyattan söz edilemeyeceği, anılan firmalara yalnızca mali müşavirlik hizmeti sunduğu, ayrı bir ticari faaliyetinin bulunmadığı, kaldı ki takdir komisyonuna dayanak vergi tekniği raporlarının taraflarına tebliğ edilmediği dolayısıyla savunma hakkının kısıtlandığı, bu durumun hak arama hürriyeti ile hakkaniyete uygun yargılanma hakkına aykırılık teşkil ettiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ilgili Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 21/11/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.