Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2016/11112 E. , 2021/1153 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2016/11112
Karar No : 2021/1153
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına düzenlenen … … ve … sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; dava konusu … ve … sayılı ödeme emirleriyle ilgili olarak, 2007/1-12 dönemi özel usulsüzlük cezası içerikli ihbarnamenin ve 2008, 2009 yıllarına ait gelir vergisi, vergi ziyaı cezası, özel usulsüzlük cezası içerikli ihbarnamelerin davacının bilinen adresine tebliğe çıkarıldığı, ihbarnamelerin bu adreste tebliğ edilememesi nedeniyle iade edildiği ve akabinde ilanen tebliğe çıkarıldığı 213 sayılı Kanunun 102’nci maddesinin son fıkrasında adreste bulunamama halinin, komşulardan bir kişi veya muhtar veya ihtiyar heyeti üyelerinden biri veyahut bir zabıta memuru huzurunda icra ve keyfiyet taahhüt ilmuhaberine yazılarak tarih ve imza vaz edilmek ve hazır bulunanlara da imzalattırılmak suretiyle tespit olunacağı, davacının adresinde bulunamadığına dair tespitin, 213 sayılı Kanunun 102’nci maddesinde sayılanlardan biri nezdinde imzalanmak suretiyle yapılması gerekirken, sadece posta memurunun imzasıyla belirlenerek iade olunduğu anlaşıldığından tebliğin usulüne uygun yapılmadığı, usulüne uygun olarak yapılmayan tebliğ sonucu, kamu alacağının kesinleştiğinden söz edilemeyeceğinden, dava konusu ödeme emirlerinin düzenlenmesinde hukuka uyarlık görülmediği; dava konusu … sayılı ödeme emri için, 2007 yılına ait gelir vergisi, geçici vergi, vergi ziyaı cezası içerikli ihbarnamelerin davacının bilinen adresine tebliğe çıkarıldığı, davacının adreste bulunamaması üzerine aynı tarihte muhtar nezdinde adres tespit tutanağı düzenlendiği, davalı idarece ara kararına verilen cevabi yazıda ilanen tebliğe ilişkin belgelerin arşiv çalışmaları sonucu bulunamadığından ibraz edilemediği, davacı adına düzenlenen ödeme emrinden önce davacı adına düzenlenip tebliğ edilmesi gereken vergi ceza ihbarnamelerinin ilanen tebliğine ilişkin belgelerin Mahkemelerine ibraz edilemediği, dolayısıyla amme alacağının usulüne uygun bir şekilde kesinleştiği ve tahsil edilebilir safhaya geldiği davalı idarece ispat edilemediğinden dava konusu ödeme emrinde hukuka uyarlık görülmediği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Dairemiz bozma kararına gerekçe kabul edilen adres tespit tutanağının davacının ikamet adresinde tutulduğu, iş yeri adresinde tutulmayan ve ihbarnamelerin tebliğ edilemediğini gösterir tebliğ alındısından önce tutulan tutanak ile usulüne uygun kesinleşmiş bir amme borcundan söz edilemeyeceğinden temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Davalı idarenin temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın … nolu ödeme emri ile … nolu ödeme emrine ilişkin kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Kararın … nolu ödeme emrine ilişkin kısmına yönelik temyiz istemine gelince;
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun “Tebliğ Esasları” başlıklı 93. maddesinde, tahakkuk fişinden gayri, vergilendirme ile ilgili olup, hüküm ifade eden bilumum vesikaların ve yazıların adresleri bilinen gerçek ve tüzel kişilere posta vasıtasıyla ilmuhaberli taahhütlü olarak, adresleri bilinmeyenlere ilan yolu ile tebliğ edileceği, aynı Kanunun “Tebliğ Evrakının Teslimi” başlıklı 102. maddesinde de, muhatabın zarf üzerinde yazılı adresini değiştirmesinden dolayı bulunamamış olması halinde posta memurunun durumu zarf üzerinde yazacağı ve mektubun posta idaresince derhal tebliği yaptıran daireye geri gönderileceği, son fıkrasında da, yukarıda fıkralarda yazılı işlemlerin komşularından bir kişi veya muhtar veya ihtiyar heyeti üyelerinden veyahut bir zabıta memuru huzurunda icra ve keyfiyeti taahhüt ilmuhaberine yazılarak tarih ve imza vazedilmek ve hazır bulunanlara da imzalattırmak suretiyle tespit olunacağı, 103. maddesinde ise; muhatabın adresi hiç bilinmezse, muhatabın bilinen adresi yanlış veya değişmiş olur ve bu yüzden gönderilmiş olan mektup geri gelirse, başkaca sebeplerden dolayı posta ile tebliğ yapılmasına imkan bulunmazsa tebliğin ilan yoluyla yapılacağı hüküm altına alınmıştır.
Dosyanın incelenmesinden; dava konusu ödeme emri içeriği tarhiyatlara ilişkin 20/06/2013 tarihli ihbarnamelerin davacının bilinen adresinde tebliğe çıkartıldığı ancak tebliğ edilemeyen ihbarnamelerin öncesinde muhtar nezdinde tanzim edilen 29/05/2013 tarihli adres tespit tutanağı ile davacının belirtilen adresinden ayrılmış olunduğunun tespit edilmesi üzerine 08/11/2013 tarihli ilan zaptı ile ihbarnamelerin ilanen tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacının bilinen adresini bildirimsiz terk ettiğinin 29/05/2013 tarihinde muhtar nezdinde usulüne uygun olarak düzenlenen adres tespit tutanağı ile ortaya konduğu ve kanunun amaçladığı anlamda tebliğ imkansızlığı gerçekleştiği ve ilanen tebliğ için geçerli şartların oluştuğu, dolayısıyla düzenlenen ödeme emrinde yasaya aykırılık bulunmadığından belirtilen gerekçeyle davayı kabul eden Mahkeme kararınında yasal isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kısmen kabul, kısmen reddine,
2. Temyize konu … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, .. nolu ödeme emri ile … nolu ödeme emrine ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. Mahkeme kararının … nolu ödeme emrine ilişkin kısmının BOZULMASINA,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş (15) gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 22/02/2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Temyiz dilekçesinde ileri sürülen hususlar temyize konu Mahkeme Kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, kararın onanması gerektiği görüşü ile Dairemiz kararına katılmıyorum.