Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2016/11140 E. , 2021/2087 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2016/11140
Karar No : 2021/2087
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Demir Çelik ve Kal. Sanayi Ticaret Limited Şirketi
İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına sahte fatura kullandığından bahisle re’sen tarh edilen 2010/2 ila 12 ve 2013/9 dönemleri vergi ziyaı cezalı katma değer vergileri ile 213 sayılı Kanun’un 353/1 maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; ihtilaflı dönemde davacıya fatura düzenleyen Maslak Vergi Dairesi mükellefi … Çelik Metal San. Ve Tic. Ltd. Şti., Küçükköy Vergi Dairesi mükellefi … , İlyasbey Vergi Dairesi mükellefi … Atık Metal ve İnş. Tic. Ltd. Şti. hakkında düzenlenen Vergi Tekniği Raporu’nda yer verilen tespitlerin incelenmesinden, adı geçen mükelleflerin gerçekte hiçbir ticari faaliyetinin bulunmadığı, düzenlenen faturaların sahte olduğu sonucuna ulaşıldığından cezalı tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan ihtilaflı dönemde davacıya fatura düzenleyen Beykoz Vergi Dairesi mükellefi … Metal Sanayi Tic. Ltd. Şti., İlyasbey Vergi Dairesi mükellefi … Hurda Tic. Ltd. Şti. hakkında düzenlenen Vergi Tekniği Raporu’nda yer verilen tespitlerin incelenmesinden, davacı adına düzenlenen faturaların gerçek bir mal ve hizmet teslimi içermeyen sahte belgeler olduğu hususunun hukuken yeterli ve somut delillerle ortaya konulamadığı anlaşıldığından yapılan cezalı tarhiyatlar ile kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : İnceleme raporuna istinaden yapılan cezalı KDV tarhiyatının ve kesilen özel usulsüzlük cezasının yasal ve yerinde olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Davalı idarenin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü iddialar, temyiz konusu kararın özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davalı idarenin, kararın cezalı tarhiyatın kaldırılmasına ilişkin kısmına yönelik temyiz istemine gelince;
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, 134. maddesinin 1. fıkrasında, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu kurala bağlanmış, 359. maddesinin (b) bendinde ise gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgeler, sahte belge olarak tanımlanmıştır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 29. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisinin indirilebileceği hükme bağlanmıştır.
Katma değer vergisi, bünyesinde yer alan indirim müessesesiyle yansıtılabilir bir vergidir. Katma değer vergisi sisteminde mükellef ve sorumlu; üretim ve dağıtım kademeleri içinde, verginin tahsiline, indirimlerin yapılmasına, beyan edilip ödenmesine aracılık eder. Bu bakımdan indirim, mükellefiyete bağlı bir görev olduğu kadar aynı zamanda bir haktır. Katma değer vergisinde genel prensip, vergiye tabi teslimler üzerinden hesaplanan vergiden, alış faturalarında gösterilen verginin indirilmesidir. Katma değer vergisi indirimi hakkından yararlanabilmek için Kanun bazı şartların varlığını öngörmüştür. Bu şartların bir kısmı esasa, bir kısmı ise şekle ilişkindir. Katma değer vergisi, vergiyi doğuran olayın gerçekleşmesi halinde, zincirleme olarak kendi içinde otokontrol sistemi taşımaktadır.
Kayıt ve belge nizamına uyulması ve faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanması halinde, mal teslimi veya hizmet ifasına bağlı olarak tahsil edilen katma değer vergisinden, mükelleflerin kendilerine yapılan teslim ve ifaya ilişkin olarak ödedikleri katma değer vergisini indirmeleri mümkün olup, aksi durumda, faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığının tespiti halinde, bu faturalarda yer alan katma değer vergisinin indirimi mümkün bulunmamaktadır.
Buna göre, alış belgelerinde yer alan katma değer vergisinin indirim konusu yapılabilmesi için, alış faturası ya da benzeri vesikalarda ayrıca gösterilmesi ve bu vesikaların kanuni defterlere kaydedildiğinin tevsik edilmesinin yanında, söz konusu belgelerin gerçeği yansıtması da gerekmektedir.
Davacı şirkete fatura düzenleyen İlyasbey Vergi Dairesi mükellefi … Hurda Tic. Ltd. Şti. hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı vergi tekniği raporunda; şirketin 02.03.2009 tarihinde hurda alım satımı yapmak üzere mükellefiyet tesis ettirdiği, 31.03.2013 tarihi itibariyle mükellefiyetinin re’sen kapatıldığı, şirket adresinde 02.03.2009 tarihinde yapılan yoklamada iş yerinin 25 m2 ve kira olduğu, iş yerinde emtia lım ve satımı, imalat bulunmadığı, büro olarak kullanıldığı, 16.05.2012, 12.10.2012 ve 24.05.2013 tarihinde yapılan yoklamalarda mükellefin adresten ayrıldığı, faaliyetinin olmadığı, adresin boş ve kapalı olduğu hususlarının tespit edildiği, defter belge ibrazı için gönderilen yazının tebliğ edilemediği, 2010 yılı Kurumlar Vergisi beyannamesinde 152.960.789,48 TL satış beyan ettiği, muhtasar beyannamelerinde işçi beyan ettiği, 2010 yılı Ba- Bs bildirimlerinde152.905.470,00 TL karşı firmaların mal alışı bildirdiği, buna karşılık 2010 yılı KDV matrahının 7.223.796,65 TL olduğu, alım yaptığını bildirdiği firmalar hakkında olumsuz tespitler olduğu, yüksek miktarlarda matrah beyan etmesine rağmen ödenecek verginin çok az çıktığı ya da hiç çıkmadığı, tahakkuk eden vergilerin çok azının ödendiği, inceleme tarihi itibariyle vadesi geçmiş ve ödenmesi gereken toplam 34.108,69 TL vergi borcu olduğu tespitlerinden hareketle mükellefin 2009,2010,2011 yıllarında düzenlediği tüm faturaların sahte olduğu sonucuna varıldığı anlaşılmaktadır.
Davacı şirkete fatura düzenleyen Beykoz Vergi Dairesi mükellefi … Metal Sanayi Tic. Ltd. Şti. hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı vergi tekniği raporunda; kapı, pencere imalatı işi ile iştigal etmek üzere 15/10/2009 tarihinde mükellefiyet tesis ettirdiği, defter ve belge isteme yazısı tebliğ edilemediğinden incelemenin tarh dosyası üzerinden gerçekleştirildiği, 03/11/2009 tarihli açılış yoklamasında, 15/10/2009 tarihinden itibaren demir doğrama işleri imalatı ve satışı faaliyetine başladığı, 14/04/2010 tarihli yoklamada, iş yerinin büro olarak kullanıldığı, Samandıra’da bir deponun çelik konstrüksiyon işinin yapıldığı ve burada bulunan şantiyede yedi işçinin çalıştığı, şantiyede 15 adet kaynak kesim makinesi ve matkap ve demir bulunduğu, 12/05/2010 tarihli yoklamada, büro olarak kullanılan adresin boş ve kapalı olduğu, merkez iş yeri adresinin nakline yönelik bir karar alınmadığı, 06/10/2010 tarihli yoklamada, iş yerinde başka bir mükellefin faaliyete başladığı, 11/11/2010 tarihinde merkez iş yeri adresinde yapılan yoklamada, 84 numaralı bir apartmanın bulunmadığı, mükellefin tanınmadığı, 2009 yılının Ekim ilâ Aralık dönemlerinde 760 bin TL, 2010 yılının Ocak ilâ Nisan dönemlerinde ise toplam 1.9 milyon TL katma değer vergisi matrahı beyan ettiği, vermiş olduğu Bs formları ile 2009 yılında 751 bin TL, 2010 yılında ise yaklaşık 10.7 milyon TL tutarında mal sattığını bildirdiği, karşı mükelleflerce verilen Ba formları ile 2009 yılında 1.9 milyon TL, 2010 yılında ise 10.7 milyon TL tutarında ödevliden emtia aldıklarını bildirdikleri, verilen Ba formları ile mükellefin 2009 yılında üç alt mükelleften 752 bin TL, 2010 yılında ise 11 ayrı alt mükelleften 3.5 milyon TL tutarında emtia aldığını bildirdiği, bu kişilerden 2009 yılında 3’ü, 2010 yılında ise 8’i hakkında sahte belge düzenlemeleri nedeniyle vergi tekniği raporlarının bulunduğu, 1’i hakkında ise sahte belge tanzim ettiği yönünde olumsuz tespit bulunduğu; … hakkında tanzim edilen vergi tekniği raporunda, ikame amaçlı bina inşa etmek amacıyla 11/05/2010 tarihinde tesis ettirilen mükellefiyet kaydının 31/12/2010 tarihi itibarıyla re’sen terkin edildiği, 25/06/2015 tarihli defter ve belge isteme yazısı 29/06/2015 tarihinde ödevlinin annesine tebliğ edilmesine rağmen defter ve belgeler ibraz edilmediğinden incelemenin tarh dosyası üzerinden gerçekleştirildiği, 2010 yılının Mayıs ilâ Aralık dönemlerinde toplam 98 bin TL katma değer vergisi matrahı beyan ettiği, 2010 ve 2011 yıllarına ilişkin emtia alış ve satışlarına yönelik Ba ve Bs formlarının verilmediği, mal aldığını bildiren mükelleflerce verilen Ba formları ile 2010 yılında 11 milyon TL, 2011 yılında 218 bin TL tutarında ödevliden emtia aldıklarını bildirdikleri şeklinde saptamalara yer verildiği anlaşılmaktadır.
Yukarıda yer alan tespitler değerlendirildiğinde, söz konusu şirketin beyan ettiği satış tutarları ile diğer mükelleflerin Ba-Bs bildirimleri arasında uyumsuzluklar olduğu, yapılan yoklamalarda şirketin anılan hasılatları yapabilecek fiziki kapasiteye, emtiaya ve ticari organizasyona sahip olmadığının tespit edildiği, mal ve hizmet alımı yapıldığı bildirilen mükelleflerin çoğu hakkında sahte fatura düzenledikleri yönünde tanzim edilmiş raporlar veya olumsuz tespitler bulunduğu, şirket tarafından yüksek tutarlı katma değer vergisi matrahları beyan edilmesine rağmen tahakkuk eden vergilerin ödenmediği hususları göz önünde bulundurulduğunda, şirketin uyuşmazlık konusu dönemde davacıya düzenlediği faturaların sahte belge niteliğinde olduğu sonucuna ulaşıldığından, bu faturalar nedeniyle yapılan cezalı tarhiyatlarda hukuka aykırılık, aksi yönde verilen Vergi Mahkemesi kararının bu kısmında ise hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kısmen kabul, kısmen reddine,
2. Temyize konu … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. Mahkeme kararının … Metal Sanayi Tic. Ltd. Şti.’den alınan faturalar sebebiyle yapılan cezalı tarhiyata ilişkin kısmının …’in karşı oyuyla oyçokluğu, … Hurda Tic. Ltd. Şti.’den alınan faturalar sebebiyle yapılan cezalı tarhiyata ilişkin kısmının ise ilişkin kısmının ise oybirliğiyle BOZULMASINA,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş (15) gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 06/04/2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu mahkeme kararının Beykoz Vergi Dairesi mükellefi … Metal Sanayi Tic. Ltd. Şti.’den alınan faturalar sebebiyle yapılan cezalı tarhiyata ilişkin kısmının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyorum.