Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2016/11433 E. , 2021/2324 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2016/11433
Karar No : 2021/2324
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : …Vergi Dairesi Başkanlığı
(…Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : …. Vergi Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, 2009 ila 2013 yılları hesap ve işlemlerinin incelenmesi neticesinde düzenlenen vergi tekniği raporunu dayanak alan vergi inceleme raporlarına istinaden, ikrazatçılık faaliyetinden elde ettiği faiz geliri ile gayrimenkul işletmesi devri ve gayrimenkul alım satımından elde ettiği geliri kayıt ve beyan dışı bıraktığından bahisle 2009/10-12, 2010/1-3,10-12, 2011/1-3,7-9,10-12, 2013/1-3,4-6 dönemleri için re’sen tarh edilen geçici vergiler ve bir kat kesilen vergi ziyaı cezalarının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; 2010, 2011 ve 2013 yılının uyuşmazlık dönemlerine ilişkin vergi ziyaı cezalı geçici vergilerinin mahsup edileceği vergi ziyaı cezalı gelir vergilerine karşı Mahkemelerinde açılan davalarda verilen …tarih ve E:…, K:…sayılı kararlar ile vergi ziyaı cezalı gelir vergileri kaldırıldığından, dava konusu 2010/1-3,10-12, 2011/1-3,7-9,10-12, 2013/1-3,4-6 dönemleri için re’sen tarh edilen geçici vergiler ve bir kat kesilen vergi ziyaı cezalarında da hukuka uyarlık bulunmadığı, 2009/10-12 dönemine ilişkin vergi ziyaı cezalı geçici vergi bakımından da, söz konusu 2009 yılına ait ihbarnamenin 01/12/2014 ve 02/12/2014 tarihlerinde davacıya ulaşılamadığından muhtara tevdi edildiği ve sonrasında ise ilanen tebliğ yoluna gidilmediği, bu durumda söz konusu usulsüz tebliğatın değil, davacının öğrenme tarihinin tebliğ tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği, dava dilekçesinde tebliğ tarihi olarak 02/01/2015 tarihi belirtildiğinden, bu tarih tebliğ tarihi olarak alındığında, 2009 yılına ilişkin tarh zamanaşımı süresinin son gününün 31/12/2014 olduğu, buna göre dava konusu 2009/10-12 dönemine ilişkin vergi ziyaı cezalı geçici verginin zamanaşımına uğradığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Hakkında tanzim edilen vergi tekniği raporu ve vergi inceleme raporuyla ikrazatçılık faaliyetinden elde ettiği faiz geliri ile gayrimenkul işletmesi devrinden ve gayrimenkul alım satımından elde ettiği geliri kayıt ve beyan dışı bıraktığı tespit edilen davacı adına yapılan cezalı tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Vergi Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Davalı idare tarafından, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, temyize konu Vergi Mahkemesi kararının, ikrazatçılık faaliyetinden elde edilen faiz gelirinden kaynaklanan 2010/10-12 dönemine ilişkin vergi ziyaı cezalı geçici vergi dışında kalan hüküm fıkralarının bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemiştir.
Davalı idarenin, Vergi Mahkemesi kararının ikrazatçılık faaliyetinden elde edilen faiz gelirinden kaynaklanan 2010/10-12 dönemine ilişkin vergi ziyaı cezalı geçici vergiyi kaldıran hüküm fıkrasına yönelik temyiz istemine gelince;
Dava konusu 2010/10-12 dönemine ilişkin vergi ziyaı cezalı geçici verginin mahsup edileceği ve davacı adına 2010 yılı için re’sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı gelir vergisinin kaldırılması istemiyle açılan davayı kabul eden …. Vergi Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının ikrazatçılık faaliyetinden elde edilen faiz gelirinden kaynaklanan cezalı tarhiyata ilişkin kısmı, Danıştay Dördüncü Dairesinin 19/04/2021 tarih ve E:2016/11521, K:2021/2318 sayılı kararıyla bozulmuştur.
Bu durumda, anılan bozma kararı üzerine oluşan hukuki durum dikkate alınarak yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
Öte yandan, işbu bozma kararı üzerine, geçici vergi aslı bakımından ayrıca değerlendirme yapılarak karar verileceği tabiidir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kısmen kabul, kısmen reddine,
2. Temyize konu …. Vergi Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının ikrazatçılık faaliyetinden elde edilen faiz gelirinden kaynaklanan 2010/10-12 dönemine ilişkin vergi ziyaı cezalı geçici vergi dışında kalan hüküm fıkralarının üye …’in karşı oyu ve oyçokluğuyla ONANMASINA,
3. Mahkeme kararının ikrazatçılık faaliyetinden elde edilen faiz gelirinden kaynaklanan 2010/10-12 dönemine ilişkin vergi ziyaı cezalı geçici vergiyi kaldıran hüküm fıkrasının üye …’nin karşı oyu ve oyçokluğuyla BOZULMASINA,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş (15) gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 19/04/2021 tarihinde karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu Vergi Mahkemesi kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.
(XX) KARŞI OY :
Vergi Mahkemesince, dava konusu cezalı tarhiyatın, gayrimenkul işletmesi devrinden kaynaklanan kısmı hakkında davacı adına aynı neden ve gerekçelerle re’sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı gelir vergisinin kaldırılması istemiyle açılan davada verilen Dairemizin 19/04/2021 tarih ve E:2016/11521, K:2021/2318 sayılı kararında yer alan “(XX) karşı oy”da açıklanan hususlar, gayrimenkul alım satımından kaynaklanan kısmı hakkında da davacı adına aynı neden ve gerekçelerle re’sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı gelir vergisinin kaldırılması istemiyle açılan davada verilen Dairemizin 19/04/2021 tarih ve E:2016/11439, K:2021/2322 sayılı kararında yer alan “(XX) karşı oy”da açıklanan hususlar gözetilerek karar verilmesi gerektiği görüşüyle, bu kısımların onanmasına ilişkin Dairemiz kararına katılmıyorum.