Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2016/11447 E. , 2021/2438 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2016/11447
Karar No : 2021/2438
TEMYİZ EDEN (DAVALI) :… Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ….
KARŞI TARAF (DAVACI) : …. Turizm Ticaret Limited Şirketi
İSTEMİN KONUSU : …. Vergi Mahkemesinin …. tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına sahte fatura kullandığından bahisle re’sen tarh edilen 2009/3,4 ve 8 dönemleri vergi ziyaı cezalı katma değer vergileri ile tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle re’sen tarh edilen 2009 yılı 1,5 kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergileri ile 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; uyuşmazlık konusu dönemde davacının fatura aldığı … Vergi Dairesi mükellefi … İnş. Tekstil Gıda Temizlik Mad. San. Dış Tic. Ltd. Şti. hakkındaki tespitlerin incelenmesinden düzenlenen faturaların gerçek anlamda mal ve hizmet teslimine dayanmayan ve komisyon karşılığında düzenlenen sahte faturalar olduğu sonucuna varıldığından, bu mükelleften alınan faturalar nedeniyle yapılan tarhiyatta hukuka aykırılık, Zeytinburnu Vergi Dairesi mükellefi .. tarafından düzenlenen faturaların sahte olduğunun kabulü için hukuken geçerli ve somut verilerin bulunmadığı gerekçesiyle bu mükelleften alınan faturalar nedeniyle yapılan tarhiyatta hukuka uyarlık, vergi ziyaı cezasının tekerrür nedeniyle arttırılan kısmı yönünden; davalı idare tarafından tekerrüre esas alınan cezaya ilişkin bilgi ve belgenin dosyaya sunulmadığı görüldüğünden, tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle yapılan cezalı tarhiyatın tekerrüre ilişkin kısmında ve somut tespit bulunmaksızın kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının fatura aldığı mükellefin sahte belge düzenlediğinin hakkında düzenlenmiş olan vergi tekniği raporu ile tespit edildiği, davacının dava dilekçesinde mal alışı olduğu yönündeki iddiasının tamamen varsayımdan ibaret olduğu, yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Davalı idarenin kararın özel usulsüzlük cezasına ve vergi ziyaı cezasının tekkerür nedeniyle arttırılan kısmına ilişkin ileri sürdüğü iddialar kararın bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davalı idarenin Cengiz Yıldız’dan alınan faturalardan kaynaklı tarhiyata ilişkin temyiz istemine gelince;
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, 134. maddesinin 1. fıkrasında, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu kurala bağlanmış, 359. maddesinin (b) bendinde ise gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgeler, sahte belge olarak tanımlanmıştır. Aynı Kanunun 229. maddesinde de faturanın satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesika olduğu düzenlenmiştir.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 29. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisinin indirilebileceği hükme bağlanmıştır.
Katma değer vergisi, bünyesinde yer alan indirim müessesesiyle yansıtılabilir bir vergidir. Katma değer vergisi sisteminde mükellef ve sorumlu; üretim ve dağıtım kademeleri içinde, verginin tahsiline, indirimlerin yapılmasına, beyan edilip ödenmesine aracılık eder. Bu bakımdan indirim, mükellefiyete bağlı bir görev olduğu kadar aynı zamanda bir haktır. Katma değer vergisinde genel prensip, vergiye tabi teslimler üzerinden hesaplanan vergiden, alış faturalarında gösterilen verginin indirilmesidir. Katma değer vergisi indirimi hakkından yararlanabilmek için Kanun bazı şartların varlığını öngörmüştür. Bu şartların bir kısmı esasa, bir kısmı ise şekle ilişkindir. Katma değer vergisi, vergiyi doğuran olayın gerçekleşmesi halinde, zincirleme olarak kendi içinde otokontrol sistemi taşımaktadır.
Kayıt ve belge nizamına uyulması ve faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanması halinde, mal teslimi veya hizmet ifasına bağlı olarak tahsil edilen katma değer vergisinden, mükelleflerin kendilerine yapılan teslim ve ifaya ilişkin olarak ödedikleri katma değer vergisini indirmeleri mümkün olup, aksi durumda, faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığının tespiti halinde, bu faturalarda yer alan katma değer vergisinin indirimi mümkün bulunmamaktadır.
Buna göre, alış belgelerinde yer alan katma değer vergisinin indirim konusu yapılabilmesi için, alış faturası ya da benzeri vesikalarda ayrıca gösterilmesi ve bu vesikaların kanuni defterlere kaydedildiğinin tevsik edilmesinin yanında, söz konusu belgelerin gerçeği yansıtması da gerekmektedir.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerine göre, uyuşmazlığın esasını, davacı şirkete anılan faturaları düzenleyen firmanın düzenlediği faturaların, gerçek bir mal ve hizmet satışını içerip içermediği, dolayısıyla sahte olup olmadığı hususlarının tespiti oluşturmakta olup, uyuşmazlığın çözümü için söz konusu belgelerin hukuki mahiyetinin anlaşılabilmesi bakımından, bu belgeleri tanzim eden mükellef hakkında yapılan incelemeler sonucunda tespit edilen hususların irdelenmesi gerekmektedir.
Uyuşmazlık konusu dönemde davacının fatura aldığı … Vergi Dairesi mükellefi … hakkında düzenlenen ..tarih ve … sayılı Vergi Tekniği Raporu’nda; ilgili şahsın 10/03/2008 tarihinde mükellefiyet tesis ettirdiği, 14/08/2009 tarihinde mükellefiyetin re’sen terkin edildiği, 12/03/2008 tarihli yoklamada; işyeri büyüklüğünün 30 m2 olduğu, işyerinde bir işçi çalıştırdığı, deri şapka, yelek imalatı toptan satışı yaptığı, demirbaş olarak iki adet deri dikiş makinası, iki adet çalışma masası olduğu ve 20/01/2009 tarihinden itibaren inşaat malzemeleri alım satımı yapacağını beyan ettiği, 30/03/2009 tarihli yeni iş adresinde yoklamada; inşaat malzemeleri alım satımı yaptığı, işyerinin büro olarak kullanıldığı, demirbaş olarak muhtelif büro malzemelerinin olduğu, faaliyet konusu ile ilgili malın olmadığı, işyerinde iki adet işçi bulunduğu, ödevlinin üç işçi daha çalıştırdığını beyan ettiği, 2008 yılında gelir vergisi beyannamesinde zarar beyan ettiği, 2009 yılında gelir vergisi beyannamesini vermediği, 2008/10-12 ve 2009 dönemlerinde geçici vergi beyannamesi vermediği, 2008 ve 2009 KDV beyannamelerini verdiği, 2009/ 3, 4, 5, 6 dönemlerinde düzeltme beyannameleri verdiği, muhtasar beyannamesinde işçi çalıştırmadığının tespit edildiği, hiçbir vergi borcu ödemesi yapmadığı, 2008 yılına ilişkin Ba bildirim formunu vermediği, 2009/07 aya ilişkin Bs formunu beyan ettiği ve 1 belge karşılığında 30.000-TL satımının görüldüğü, ancak BA-BS analizi sonucuna göre 2009 takvim yılında 173 ayrı mükellefin toplam 1665 adet belge karşılığı 50.877.999,00 TL tutarında mal ve hizmeti Cengiz Yıldız’dan temin ettikleri tespitlerine yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen tespitlerin değerlendirilmesinden, mükellefin 2009 döneminde 50.877.999,00 TL tutarında fatura düzenlemesinin kendi iş hacmi ve kapasitesi, düşünüldüğünde hayatın olağan akışı içerisinde mümkün olmadığı, bu kadar yüksek satışa rağmen hiç vergi ödemesinde bulunmadığı görüldüğünden, mükellefin düzenlediği belgelerin gerçekte bir mal teslimi ve ya hizmet ifasına dayanmayan sahte belgeler olduğu sonucuna varılmış olup, Mahkeme kararının bu mükelleften alınan faturalara isabet eden tarhiyata ilişkin kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kısmen kabul, kısmen reddine,
2. Temyize konu … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının özel usulsüzlük cezası ve vergi ziyaı cezasının tekerrür nedeniyle arttırılan kısmının ONANMASINA,
3. Mahkeme kararının …’dan alınan faturalara ilişkin kısmının BOZULMASINA,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş (15) gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 22/04/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.