Danıştay Kararı 4. Daire 2016/11883 E. 2021/1604 K. 16.03.2021 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2016/11883 E.  ,  2021/1604 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2016/11883
Karar No : 2021/1604

TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- …
VEKİLİ: Av…..
2- … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin 03/02/2016 tarih ve E:2015/658, K:2016/165 sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, 2010 yılı hesaplarının katma değer vergisi yönünden incelenmesi sonucu düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden re’sen tarh edilen 2010/1 ila 12 dönemleri üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile 213 sayılı Kanun’un 353/1 ve mükerrer 355/1-1 maddeleri uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezalarının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; davacıya fatura düzenleyen … Vergi Dairesi mükellefleri …, …, … Tur. Taş. Ve Pet. Ürn. Tic. Ltd. Şti. hakkında düzenlenen vergi tekniği raporlarının tetkikinden, adı geçen mükellefler tarafından düzenlenen faturaların gerçek bir mal ve hizmet teslimine dayanmadığı anlaşıldığından, söz konusu faturalar nedeniyle yapılan cezalı tarhiyatlarda ve 2010 yılı alış belgelerinin ibraz edilmediğinden bahisle 213 sayılı Kanun’un mükerrer 355/1-1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı, 213 sayılı Kanun’un 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezası yönünden ise, hesap döneminin kapanmasından sonra özel usulsüzlük cezası kesilmesi, maddenin öngörülüş amacına uygun düşmediğinden, kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI : Defterlerin ibraz edildiği, defter ve belge ibraz etmemenin söz konusu olmadığı, sadece 2010 yılına ilişkin belgelerin ibraz edilmediği, defterlerinin tam ve eksiksiz olduğu, Mahkeme tarafından keşideciden alış faturaları istenilerek, bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak verilen kararın aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Kesilen özel usulsüzlük cezasının yerinde olduğu, kararın kabule ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Vergi Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Davacının temyiz dilekçesinde 213 sayılı Kanun’un mükerrer 355/1-1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasına ilişkin ileri sürdüğü nedenler, bozulması istenilen kararın dayandığı gerekçeler karşısında, yerinde ve kararın bu kısmının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmamıştır.
Mahkeme kararının; cezalı tarhiyata ilişkin kısmına gelince;
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, 30. maddesinde; “re’sen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanunî ölçülere dayanılarak tespitine imkân bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunmasıdır”, şeklinde tanımlanmış, inceleme raporunda bu maddeye göre belirlenen matrah veya matrah farkının re’sen takdir olunmuş sayılacağı belirtilmiş, re’sen takdir sebepleri bentler halinde sayılmış, aynı maddenin ikinci fıkrasının 4. ve 6. bentlerinde; defter kayıtları ve bunlarla ilgili vesikaların, vergi matrahının doğru ve kesin olarak tesbitine imkan vermiyecek derecede noksan, usulsüz ve karışık olması dolayısiyle ihticaca salih bulunmaması ve tutulması zorunlu olan defterlerin veya verilen beyannamelerin gerçek durumu yansıtmadığına dair delil bulunması hallerinde, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitinin mümkün olmadığının kabul edileceği düzenlenmiştir.
Uyuşmazlıkta, davacının 2010 dönemi hesaplarının katma değer vergisi yönünden incelenmesi sonucu düzenlenen … tarih ve …sayılı Vergi İnceleme Raporu’nda; sahte fatura kullanımı yönünden incelenmek üzere davacının 2010 yılına ilişkin defter ve belgelerinin istenildiği, davacı tarafından 2010 yılı defterleri ibraz edilmesine karşın alış belgelerinin ibraz edilmediği, bu nedenle vergi inceleme elemanınca mükellef tarafından sahte belgelere dayalı katma değer vergisi indirimleri tenzili gerektiği, ancak, mükellef hakkında yapılan düzeltme işleminde tüm indirimlerinin reddedildiğinden mezkur mükelleflerden alınan faturalardan kaynaklı indirimler için ayrıca işlem yapılmadığı belirtilerek davacının katma değer vergisi beyanlarının düzeltildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde ihtilafa konu maddi olayın, belgelerin ibraz edilmemesi nedeniyle tüm alışlara konu faturalarda yer alan katma değer vergisi indirimlerinin tümüyle reddedilerek yapılan vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatları ile kesilen özel usulsüzlük cezalarına ilişkin olduğu anlaşılmakta olup, uyuşmazlığın bu yönden incelenmesi ve sonuca bağlanması gerekirken Vergi Mahkemesince sahte fatura kullanımı yönünden inceleme yapılarak hüküm kurulduğu görülmektedir.
Bu durumda, dava konusu cezalı tarhiyat sebebinin doğru bir şekilde vasıflandırılmak suretiyle karar verilmesi gerekirken, hatalı nitelendirme ve eksik incelemeye dayalı biçimde verilen kararda hukuki isabet görülmemiştir.
Öte yandan Mahkemece yeniden yapılacak olan yargılamada ulaşılacak hukuki sonuca göre kesilen özel usulsüzlük cezası hakkında yeniden bir karar verileceği de tabiidir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz istemlerinin kısmen reddine, kısmen kabulüne,
2. Temyize konu … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… K:… sayılı kararının 213 sayılı Kanun’un mükerrer 355/1-1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. Mahkeme kararının cezalı tarhiyatlar ile 213 sayılı Kanun’un 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmının BOZULMASINA,
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, davacı aleyhine onanan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve … TL den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
5. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş (15) gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 16/03/2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :

Dosyanın incelenmesinden, ihtilafa konu maddi olayın, 2010 yılına ilişkin alış belgelerin ibraz edilmemesi nedeniyle tüm alışlara konu faturalarda yer alan katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle yapılan vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatları ile kesilen özel usulsüzlük cezalarına ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
Her ne kadar Mahkemesince, incelemenin nedeni olan kişi veya şirketlerin düzenlediği faturaların gerçek bir mal teslimi ve hizmet ifasına dayanıp dayanmadığı yönünden değerlendirme yapılarak davanın cezalı tarhiyat ile 213 sayılı VUK’un mükerrer 355/1-1 maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmı reddedilmiş olduğundan sonucu itibariyle hukuka aykırı olmayan Mahkeme kararının onanması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyorum.