Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2016/12347 E. , 2021/3443 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2016/12347
Karar No : 2021/3443
TEMYİZ EDEN (DAVALI) :…Vergi Dairesi Başkanlığı
(…Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …Büro Mobilyaları İnşaat Dekorasyon Sanayi Ticaret Limited Şirketi
İSTEMİN KONUSU : …Vergi Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, takdir komisyonu kararına dayanılarak 2009/1, 6, 7 dönemleri için tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile 2011/4, 5, 8 dönemleri için kesilen vergi ziyaı cezası ile 2013/10, 11 ve 2014/2 dönemleri için tekerrür hükümleri uygulanarak arttırılarak kesilen vergi ziyaı cezalarının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; 2009/1, 6, 7 dönemleri için tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergileri yönünden; davacının takdire sevk tarihi itibarıyla hakkında somut bir tespit bulunmadığı ve davacı hakkında takdir komisyonuna sevk tarihinden sonra inceleme yapıldığı dikkate alındığında komisyona sevk tarihinden sonra düzenlenen ilgili vergi tekniği raporuna atıfla belirlenen matrah üzerinden uyuşmazlık konusu dönemlere ilişkin olarak re’sen yapılan dava konusu vergi ziyaı cezalı tarhiyatlarda hukuka uygunluk bulunmadığı; 2011/4, 5, 8 ve 2013/10, 11 ve 2014/2 dönemleri için tekerrür hükümleri uygulanarak arttırılarak kesilen vergi ziyaı cezaları bakımından ise ilgili dönemlere ilişkin pişmanlık dilekçesi verildiği, tahakkuk eden vergilerin ise yasada öngörüldüğü şekliyle onbeş gün içinde ödenmediğinden bahisle davacı adına kesilen vergi ziyaı cezasının yerinde olduğu savunulmuş ise de davacının iradesinin vergi borçlarının ödenmesi yönünde olduğu, süresinden sonra da olsa ödemelerin gerçekleştirildiği, davalı idarenin de pişmanlık dilekçesi üzerine tahakkuk eden pişmanlık zammı da dahil süresinde olmayan ödemeleri tahsil ettiği göz önüne alındığında idare tarafından kesilen vergi ziyaı cezalarında hakkaniyete uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, Mahkeme kararının doğru bir gerekçeye dayanmadığı, yapılan tarhiyatların hukuka uygun olduğu, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kısmen kabulü kısmen reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Davalı idarenin temyiz dilekçesinde öne sürdüğü husular, Mahkeme kararının 2011/4, 5, 8 ve 2013/10, 11 ve 2014/2 dönemleri için tekerrür hükümleri uygulanarak kesilen vergi ziyaı cezalarının kaldırılmasına yönelik hüküm fıkrasının dayandığı gerekçeler karşısında yerinde ve kararın bu kısmının bozulmasını sağlayacak nitelikte görülmemiştir.
Davalı idarenin temyiz dilekçesinde; Mahkeme kararının 2009/1, 6, 7 dönemleri için tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinin kaldırılmasına yönelik hüküm fıkrasına yönelik itirazları bakımından;
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 30. maddesinde, re’sen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunması şeklinde tanımlanmış; maddenin ikinci fıkrasının (6) numaralı bendinde, tutulması zorunlu olan defterlerin veya verilen beyannamelerin gerçek durumu yansıtmadığına dair delil bulunması hali re’sen tarh sebebi olarak gösterilmiştir.
Aynı Kanunun 31. maddesinde, takdir komisyonunca belli edilen matrah veya matrah kısmının takdir kararına bağlanılacağı belirtilmiş, 74. maddesinin (a) fıkrasında, yetkili makamlar tarafından istenilen matrah ve servet takdirlerini yapmak, vergi kanunlarında yazılı fiat, ücret veya sair matrah ve kıymetleri takdir etmek komisyonun görevleri olarak sayılmış; 75. maddesinde de, takdir komisyonlarının 74. maddedeki görevleri dolayısıyla bu konunda yazılı inceleme yetkisine haiz oldukları kurala bağlanmıştır.
Buna göre, 213 sayılı Kanunun 30. maddesinde sayılan re’sen vergi tarhını gerektiren sebeplerin varlığı halinde vergi inceleme elemanlarınca ilgili dönem matrahı re’sen takdir edilebileceği gibi takdir komisyonuna başvurularak da matrahın takdir edilmesi sağlanabilecektir. Anılan maddede sayılan hallerde matrahın takdir komisyonu tarafından takdir edilebileceği tartışmasız olup bu durumdaki bir mükellefin takdire sevk edilmesine ve düzenlenen inceleme raporlarının takdir komisyonunca done olarak kullanılmasına yasal bir engel bulunmamaktadır. Ayrıca Kanun’un 74. maddesindeki kuraldan takdir komisyonunun takdir nedenlerinin bulunup bulunmadığı hususunda bir inceleme yapamayacağı anlaşılmaktadır.
Bakılmakta olan davada, davacının kullandığı bir kısım faturaların sahte olduğundan bahisle vergi idaresinin …tarih ve …sayılı görevlendirme yazısıyla davacı hakkında vergi incelemesi yapılması istenilmiş, söz konusu vergi incelemesi devam etmekte iken matrah takdiri amacıyla 10/12/2014 tarihinde takdir komisyonuna sevk edilmiş, davacı hakkında takdire sevk edildikten sonra fakat takdir komisyonunca henüz matrah takdir edilmeden önce inceleme tamamlanarak … tarih ve …sayılı Vergi Tekniği Raporu düzenlenmiş, davacı hakkındaki anılan rapordaki tespitler esas alınmak suretiyle 24/03/2015 tarihinde verilen takdir komisyonu kararlarına istinaden tebliğ edilen vergi ve ceza ihbarnameleriyle 2009/1, 6, 7. dönemlerine ait katma değer vergileri re’sen tarh edilmiş ve verginin bir katı tutarında vergi ziyaı cezaları kesilmiştir.
Bu durumda, takdire sevk işleminden önce, davacının ihtilaflı dönemde hakkında sahte belge düzenlemekten dolayı vergi tekniği raporu bulunan …Deri Tekstil İnşaat ve Reklamcılık Dış Ticaret Limited Şirketi’nden alınan faturaları kullanması tespitine yönelik vergi tekniği raporu düzenlendiği takdir komisyonuna sevk tarihinden sonra düzenlenen vergi tekniği raporuna atıfla matrah belirlenmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenle,uyuşmazlık konusu faturaların gerçek bir mal teslimine veya hizmet ifasına dayanıp dayanmadığı yönünden de bir değerlendirme yapılıp, işin esası incelenerek karar verilmesi gerekirken, aksi gerekçe ile verilen Mahkeme kararında hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kısmen kabul, kısmen reddine,
2. Temyize konu …Vergi Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının, 2011/4, 5, 8 dönemleri için kesilen vergi ziyaı cezası ile 2013/10, 11 ve 2014/2 dönemleri için tekerrür hükümleri uygulanarak kesilen vergi ziyaı cezalarının kaldırılmasına ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. Mahkeme kararının 2009/1, 6, 7 dönemleri için tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinin kaldırılmasına ilişkin kısmının BOZULMASINA,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş (15) gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 22/06/2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Davalı idare tarafından, davacı adına, takdir komisyonu kararına dayanılarak 2009/1, 6, 7 dönemleri için tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile 2011/4, 5, 8 ve 2013/10, 11 ve 2014/2 dönemleri için tekerrür hükümleri uygulanarak arttırılarak kesilen vergi ziyaı cezalarının kaldırılması istemiyle açılan davayı kabul eden Mahkeme kararı temyiz edilmiştir.
Davalı idarenin temyiz dilekçesinde, Mahkeme kararının 2011/4, 5, 8 dönemleri için kesilen vergi ziyaı cezası ile 2013/10, 11 ve 2014/2 dönemleri için tekerrür hükümleri uygulanarak arttırılarak kesilen vergi ziyaı cezalarının kaldırılmasına yönelik hüküm fıkrası bakımından;
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 339. maddesinde vergi ziyaına sebebiyet vermekten veya usulsüzlükten dolayı ceza kesilen ve cezası kesinleşenlere cezanın kesinleştiği tarihi takip eden yılın başından başlamak üzere vergi ziyaınde beş, usulsüzlükte iki yıl içinde tekrar ceza kesilmesi durumunda vergi ziyaı cezasında yüzde elli, usulsüzlük cezasının yüzde yirmibeş oranında arttırılmak suretiyle uygulanacağı; 341. maddesinde, “vergi ziyaı, mükellefin veya sorumlunun vergilendirme ile ilgili ödevlerini zamanında yerine getirmemesi veya eksik yerine getirmesi yüzünden verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesini veya eksik tahakkuk ettirilmesini ifade eder” şeklinde tanımlanmış, şahsi medeni haller veya aile durumu hakkında gerçeğe aykırı beyanlar ile veya sair suretlerle verginin noksan tahakkuk ettirilmesine veya haksız yere geri verilmesine sebebiyet vermenin de vergi ziyaı hükmünde olduğu; yukarıdaki fıkralarda yazılı hallerde verginin sonradan tahakkuk ettirilmesi veya tamamlanması veyahut haksız iadenin geri alınmasının ceza uygulamasına mani teşkil etmeyeceği; aynı Kanunun 344. maddesinde de, 341. maddede yazılı hallerde vergi ziyaına sebebiyet verildiği takdirde, mükellef veya sorumlu hakkında ziyaa uğratılan verginin bir katı tutarında vergi ziyaı cezası kesileceği, vergi ziyaına 359. maddede yazılı fiillerle sebebiyet verilmesi halinde bu cezanın üç kat olarak uygulanacağı, vergi incelemesine başlanılmasından veya takdir komisyonuna sevk edilmesinden sonra verilenler hariç olmak üzere, kanuni süresi geçtikten sonra verilen vergi beyannameleri için bu madde uyarınca kesilecek cezanın yüzde elli oranında uygulanacağı açıklanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden; 2011/4, 5, 8 dönemleri için kesilen vergi ziyaı cezası ve 2013/10, 11 ve 2014/2 dönemleri için tekerrür hükümleri uygulanarak arttırılarak kesilen vergi ziyaı cezaları bakımından ilgili dönemlere ilişkin pişmanlık dilekçesi verildiği, tahakkuk eden vergilerin ise yasada öngörüldüğü şekliyle onbeş gün içinde ödenmediği anlaşıldığından yukarıda belirtilen mevzuat uyarınca kesilen vergi ziyaı cezalarında hukuka aykırılık bulunmadığı fakat tekerrür uygulanmasına dayanak ihbarnamenin, 28/03/2013 tarihinde tebliğ edildiğinin belirtildiği dikkate alındığında 2013 dönemi için tekerrür uygulanmasında da hukuka uygunluk bulunmadığı görüşüyle kararın bu kısmı yönünden verilen çoğunluk kararına katılmıyorum.