Danıştay Kararı 4. Daire 2016/14114 E. 2021/2522 K. 27.04.2021 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2016/14114 E.  ,  2021/2522 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2016/14114
Karar No : 2021/2522

TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- ….
VEKİLİ : Av. ….
2- … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ….
İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, 2012 yılı hesaplarının incelenmesiyle haksız iadesi yapılan gelir vergisi ile beyannamesinin yeniden düzenlenmesi sonucu eksik beyan edilen tutarın tespiti sonrasında hakkında düzenlenen inceleme raporuna istinaden re’sen tarh edilen 2012 yılı vergi ziyaı cezalı gelir vergilerinin kaldırılması ile 2012 yılı beyannamesine göre iadesi yapılan 10.000,00 TL dışında kalan bakiye alacağının, ödenmesi gereken günden itibaren tahsil edileceği güne kadar hesaplanacak gecikme faizi ile birlikte iadesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; iade talebinine yönelik istemin zımnen reddedildiği, söz konusu zımnen ret kararına karşı dava açma süresi içerisinde dava açılması gerekirken, süresinden sonra açılan davanın anılan kısmının esasının incelenme olanağı bulunmadığı; tarhiyatlara ilişkin kısmında ise vergi inceleme raporuna istinaden 37.756,00 TL tüketici kredisinin faizlerini gayrimenkul sermaye iratlarında gider olarak indirdiğinden bahisle cezalı tarhiyat yapılmış ise de, davacı tarafından dava dosyasına sunulan ödeme planında söz konusu ödeme planının tüketici kredisine yönelik değil konut kredisine yönelik olduğu ve bu durumun kredi çekilen banka yetkilisi tarafından belirtildiği; eksik beyan edildiğinden bahisle yapılan cezalı tarhiyatın iptali istemi yönünden ise, dava dosyasında yer alan tapu senedinde yer alan taşınmaza davacının 1/2 oranında malik olduğu, diğer yarısına da davacının eşinin malik olduğu; eğitim ve sağlık harcamalarınının eksik beyan edildiğinden bahisle yapılan cezalı tarhiyatın iptali istemi yönünden ise, dava dosyasında yer alan faturaların incelenmesi neticesinde söz konusu eğitim harcamalarının 15.399,95 TL olduğu, eğitim ve sağlık harcamalarının beyan edilen gelirin %10’unu aştığına yönelik davalı idarece bir tespit de yapılmadığından dava konusu cezalı tarhiyatlarda hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen süre aşımı nedeniyle reddine, kısmen kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI : Mahkeme kararının aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Mahkeme kararının aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Vergi Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Davacının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü iddialar ile davalı idarenin, temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü iddialar kararın cezalı tarhiyatların davacı tarafından eksik beyan edilen kısmı ile eğitim ve sağlık harcamalarına isabet eden kısımlarının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmamıştır.
Davalı idarenin cezalı tarhiyatların faiz giderlerine ilişkin temyiz istemine gelince;
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin yemin hariç her türlü delille ispatlanabileceği, vergiyi doğuran olayla ilgisi tabii ve açık bulunmayan şahit ifadesinin ispatlama vasıtası olarak kullanılamayacağı, iktisadi, ticari ve teknik icaplara uymayan veya olayın özelliğine göre normal ve mutad olmayan bir durumun iddia olunması halinde ispat külfetinin bunu iddia eden tarafa ait olduğu belirtilmiştir.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 74. maddesinde “Safi iradın bulunması için, 21. maddeye göre istisna edilen gayrisafi hasılata isabet edenler hariç olmak üzere gayrisafi hasılattan yazılı giderlerin indirileceği; anılan maddenin birinci fıkrasının 4. bendinde de “kiraya verilen mal ve haklar dolayısıyla yapılan ve bunlara sarf olunan borçların faizleri ile konut olarak kiraya verilen bir adet gayrimenkulün iktisap yılından itibaren beş yıl süre ile iktisap bedelinin %5’inin indirim konusu yapılabileceği hüküm altına alınmıştır.
2577 İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 20. maddesinin 1. bendinde, Danıştay, Bölge İdare Mahkemeleri ile İdare ve Vergi Mahkemelerinin, bakmakta oldukları davalara ait her türlü incelemeleri kendiliğinden yapacakları hükme bağlanmakla İdari Yargılama Usulü Hukuku’nda re’sen araştırma ilkesi benimsenmiş bulunmaktadır. Madde hükmü uyarınca, idari yargı yerleri, uyuşmazlık konusu olayın hukuki nitelendirilmesini yapmak, olaya uygulanması gereken hukuk kuralını belirlemek ve sonuçta hukuki çözüme varmak yönlerinden tam bir yetkiye sahiptirler. İdari yargı yerleri buna ek olarak olayın maddi yönünü belirleme noktasında da her türlü inceleme ve araştırmayı kendiliğinden yapabilirler, iddia ve savunmalarda ortaya konan maddi durumun gerçeğe uygun olup olmadığının serbestçe araştırabilecekleri gibi tarafların hiç değinmedikleri olayları ve maddi unsurları araştırmaya da yönelebilirler.
Olayda, davacı hakkında düzenlenen … tarihli tutanak ile … tarih ve … sayılı Vergi İnceleme Raporuna istinaden … TL tüketici kredisinin faizlerini gayrimenkul sermaye iratlarında gider olarak indirdiğinden bahisle cezalı tarhiyat yapılmıştır.
Bu durumda, her ne kadar üzerinde banka kaşesi olsa da el yazısıyla yazılan bir belgenin resmi belge olarak kabul edilemeyeceği, diğer taraftan beyanname üzerinde indirim konusu yapılan faiz giderlerine ilişkin hangi konutlar için hangi tarihlerde anılan kredilerin kullanıldığına ilişkin re’sen araştırma ilkesi gereğince, ilgili kurum ve kuruluşlardan bilgi ve belgeye ilişkin bir araştırma yapılarak karar verilmesi gerekirken Mahkeme tarafından dava dosyasına sunulan ödeme planı dikkate alınmak suretiyle, söz konusu ödeme planının tüketici kredisine yönelik değil, konut kredisine yönelik olduğu, bu durumun kredi çekilen banka yetkilisi tarafından belirtildiği gerekçesiyle dava konusu cezalı tarhiyatın bu kısmı yönünden verilen kabul kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine, davalı idarenin temyiz isteminin kısmen reddine, kısmen kabulüne,
2. Temyize konu … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:.. sayılı kararının davacının iade istemine ilişkin kısmı, davalı idarenin cezalı tarhiyatların eksik beyan edilen kısmı ile eğitim ve sağlık harcamalarına isabet eden kısımlarının ONANMASINA,
3. Mahkeme kararının davalı idarenin cezalı tarhiyatların faiz giderlerine ilişkin kısmının BOZULMASINA,
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, … TL maktu karar harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
5. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş (15) gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 27/04/2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
Temyiz dilekçelerinde öne sürülen hususlar, temyize konu mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından taraflar temyiz istemlerinin reddi gerektiği görüşüyle karara katılmıyorum.