Danıştay Kararı 4. Daire 2016/14374 E. 2021/3588 K. 24.06.2021 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2016/14374 E.  ,  2021/3588 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2016/14374
Karar No : 2021/3588

TEMYİZ EDEN (DAVALI) :… Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …

İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına sahte fatura kullandığından bahisle re’sen tarh edilen 2009/8,9,10 ve 12 dönemleri vergi ziyaı cezalı katma değer vergileri ile 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; uyuşmazlık konusu dönemde davacının fatura aldığı Galata Vergi Dairesi mükellefi … Elektrik İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı Vergi Tekniği Raporu’nun değerlendirilmesinden, mükellef tarafından düzenlenen faturaların sahte faturalar olup olmadığına ilişkin yapılan belirlemenin somut ve hukuken kabul edilebilir delil ve belgeye dayanmayıp, kanaate dayalı olduğu, dolayısıyla mükellefin sahte fatura düzenlediği hususunun kanıtlanamadığı sonucuna varıldığından re’sen tarh edilen katma değer vergilerinde ve somut tespit bulunmaksızın kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Vergi inceleme raporuna istinaden davacı adına tarh edilen vergi ziyaı cezalı vergilerde ve kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılığın bulunmadığı belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Davalı idarenin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü iddialar temyize konu mahkeme kararının 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmamıştır.
Davalı idarenin davacıya ilgili dönemde fatura düzenleyen … Elektrik İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi’nden temin edilen faturalardan kaynaklanan tarhiyata ilişkin temyiz istemine gelince;
Uyuşmazlık konusu dönemde davacının fatura aldığı Galata Vergi Dairesi mükellefi …Elektrik İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi’ hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı Vergi Tekniği Raporu’nda; mükellefin 17/11/1999 tarihinde “elektrik malzemelerinin toptan ticareti” faaliyetine başladığı, 05/05/2009 tarihli yoklamada, şirketin adreste 25 m²’lik bir alanda elektrik malzemeleri toptan işi ile iştigal ettiği, çalışan personelin ve ek işyerinin olmadığı, işyerinin kirasının aylık 375,00 TL olduğu, sermayesinin 10.000,00 TL olduğu, işyerinde büro malzemeleri raflar ve bir miktar ticari emtianın bulunduğu, mükellef kurum temsilcisinin şirketin faaliyetini; “biz malı alıp işyerimize getirmeden bizden mal talep edenlere ulaştırıyorduk. Bu şekilde az bir sermaye ile küçük bir işyerinde belirtilen hasılatı elde ettikleri” şeklinde açıkladığı, yine 2009 vergilendirme dönemi Ba bildiriminde mükellef …’dan 2 adet belge karşılığında 34.841,00 TL tutarında mal ve hizmet alındığının beyan edildiği ancak ibraz edilen mal ve hizmet belgeleri arasında bu şahıstan alımlara ilişkin belgeye rastlanmadığı belirtilerek konu hakkında izahat istenildiği, kurum temsilcisi tarafından da; “elimizde olan mal ve hizmet alış belgelerinin ibraz edildiği, Süren Tezcan isminin Ba bildirimine yanlışlıkla dahil edilmiş olabileceği” şeklinde beyanatta bulunulduğu, mükellef kurumun 2009 yılı hesap dönemi mal ve hizmet alışlarının tutar olarak yaklaşık yarısının gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen sahte/taklit belgeye dayalı olduğu, mükellef kurumun belirtilen (3.944.735,69 TL) ciro ya da hasılat elde edebilecek demirbaşının, işyeri, şube, deposu ve aracının bulunmadığı, işçi çalıştırmadığı, sermayesinin düşük (10.000,00 TL) olduğu, bu sermaye ile iştigal edilen işi sürdürmek ve belirtilen hasılatı elde etmenin normal ve mutad olmayan bir durum olduğu, ayrıca kurum temsilcisi tarafından ibraz edilen satış faturaları toplamı KDV dahil 4.683.983,06 TL olduğu halde mükellef kurumun banka hesabına yatan tutarın yalnızca 942,46 TL olduğu, bütün bu veriler ışığında mükellefin düzenlediği ve vergi tekniği raporunda sayılanlar (liste halinde belirtilenler) dışında kalan bütün faturaların sahte olduğu sonucuna ulaşıldığı belirtilmiştir.
Yukarıda özetlenen mevzuat hükümlerinin ve dosya içeriğinin birlikte değerlendirilmesinden, davacı şirketin işçi çalıştırmadığı, şube ve deposunun bulunmadığı, adına kayıtlı araç bulunmadığı, alımlarını kanıtlayamadığı, banka hesabına hasılatına göre çok cüz’i bir miktar yatırıldığı, bu durumda anılan hasılatı gerçekleştirebilecek sermaye ve ticari organizasyona sahip olmadığı, dolayısıyla davacı hakkında sahte fatura düzenlediği yönünde yeterli somut tespit bulunduğundan, aksi yöndeki Vergi Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kısmen kabul, kısmen reddine,
2.Temyize konu … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. Mahkeme kararının …Elektrik İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi’nden alınan faturalara ilişkin kısmının Başkan …’nın karşı oyu ile oyçokluğuyla BOZULMASINA,
4.Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş (15) gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 24/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

(X) KARŞI OY :
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi ile Vergi Mahkemesi kararının onanması gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.