Danıştay Kararı 4. Daire 2016/14789 E. 2021/1472 K. 08.03.2021 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2016/14789 E.  ,  2021/1472 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2016/14789
Karar No : 2021/1472

TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- … Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
2-… Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : …. Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, sahte fatura kullanıldığından bahisle vergi inceleme raporuna istinaden 2012/02,03,04,05,06,09,10,11 dönemlerine ilişkin olarak re’sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile 213 sayılı Kanun’un 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; davacıya ilgili yılda fatura düzenleyen … Vergi Dairesi mükellefi … Matbaacılık Ltd. Şti. ile ilgili tespitler değerlendirildiğinde; adı geçen firmanın mal veya hizmet satın aldığı firmaların yıllara göre ya tamamında ya da büyük bir kısmının hakkında sahte belge düzenleme nedeniyle rapor bulunan veya özel esaslara tabi olan firmalar kapsamında bulunduğu, şirketin ortağı olan kişinin ortağı olduğu farklı bir şirket hakkında sahte belge düzenleme nedeniyle vergi tekniği raporu bulunduğu yeteri kadar işçi, emtia, şube veya deposunun bulunmamasına karşılık hayatın olağan akışında açıklanamayacak miktarda satış hasılatı beyan ettiği, KDV matrahları çok yüksek bildirilmesine karşılık ödenecek verginin çok düşük kaldığı buna karşılık mevcut vergi borçlarını ödemediği hususları dikkate alındığında söz konusu firmanın sahte belge düzenlendiği sonucuna varılarak cezalı tarhiyatlarda hukuka aykırılık bulunmadığı; cezayı gerektiren fiilin tüm unsurları tamam olmadan failin cezalandırılmayacağı yolundaki genel ceza hukuku ilkesi uyarınca özel usulsüzlük cezasının kesilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonuçlarına varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI : Davacı şirket tarafından, fatura konusu malların gerçekten alındığı, şirketleri hakkında yapılan incelemenin düzgün bir biçimde yapılmadığı ve ödemelerin müşteri çekleri ile yapıldığı belirtilerek Mahkeme kararının aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacı şirket adına düzenlenen faturaların sahte olduğu hususu yeterli ve hukuken geçerli somut tespitlere dayandığı, tesis edilen işlemlerin yargısal içtihatlar ile usul ve hukuka uyarlı olduğu belirtilerek, Mahkeme kararının aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Mevcut içtihatlar uyarınca davacı temyiz isteminin kabulü, davalı temyiz isteminin ise reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Davalı idare tarafından, özel usulsüzlük cezasına ilişkin olarak temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, bozulması istenilen kararın dayandığı gerekçeler karşısında, yerinde ve kararın buna ilişkin kısmının bozulmasını sağlayacak durumda görülmemiştir.
Davacının temyiz istemine gelince;
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, 134. maddesinin 1. fıkrasında, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu kurala bağlanmış, 359. maddesinin (b) bendinde ise gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgeler, sahte belge olarak tanımlanmıştır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 29. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisinin indirilebileceği hükme bağlanmıştır.
Buna göre, alış belgelerinde yer alan katma değer vergisinin indirim konusu yapılabilmesi için, alış faturası ya da benzeri vesikalarda ayrıca gösterilmesi ve bu vesikaların kanuni defterlere kaydedildiğinin tevsik edilmesinin yanında, söz konusu belgelerin gerçeği yansıtması da gerekmektedir.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerine göre, uyuşmazlığın esasını, davacıya anılan faturaları düzenleyen firmanın düzenlediği faturaların, gerçek bir mal ve hizmet satışını içerip içermediği, dolayısıyla sahte olup olmadığı hususlarının tespiti oluşturmakta olup, uyuşmazlığın çözümü için söz konusu belgelerin hukuki mahiyetinin anlaşılabilmesi bakımından, bu belgeleri tanzim eden mükellef hakkında yapılan incelemeler sonucunda tespit edilen hususların irdelenmesi gerekmektedir.
Davacı adına fatura düzenleyen … Vergi Dairesi mükellefi … Matbaacılık Kağıtçılık San. ve Dış.Tic.Ltd.Şti hakkında düzenlenen … gün ve … sayılı Vergi Tekniği Raporunun incelenmesinden; 10/04/2009 tarihinde faaliyete başlayan firmanın kırtasiye ürünleri toptan faaliyeti üzerine iştigal ettiği, 30/06/2013 tarihi itibariyle mükellefiyetinin resen terkin edildiği, şirketin iki ortağından biri olan ve %50 hissesine sahip olan …’ün ortağı olduğu başka bir şirket hakkında sahte belge düzenlemek nedeniyle VTR bulunduğu, 16/10/2009 tarihli yoklamada; işyerinde büro malzemesi bulunduğu ve ücretli işçi çalıştırmadığı, 11/02/2013 tarihli yoklamada maliyeti 4.000,00 TL olan yaklaşık 3 ton kağıt bulunduğu ve çalışanın bulunmadığı, 13/6/2013 tarihli yoklamada mükellefin tanınmadığı, adreste mayıs ayından itibaren başka bir mükellefin faaliyet gösterdiği, defter ve belge isteme yazılarının tebliğ edilemediği, muhtasar beyannamelerde 2 işçi çalıştırdığını beyan ettiği, 65.000,00 TL civarında ödenmemiş vergi borcunun bulunduğu, mükellefe fatura düzenleyen firmaların tamamına yakını hakkında sahte belge düzenlemeleri nedeniyle VTR bulunduğu, mükellefin 2010 yılında 816.636,00 TL tutarında mal ve hizmet satış, muhtelif mükelleflerden 628.214,00 TL alış beyan edildiği, 2010 hesap döneminde toplam 961.523,55 TL Katma Değer Vergisi matrahı, 2011 yılında 2.114.094,00 TL tutarında mal ve hizmet satış, muhtelif mükelleflerden 1.799.025,00 TL alış beyan edildiği, 2011 hesap döneminde toplam 2.254.538,00 TL Katma Değer Vergisi matrahı beyan edildiği tespitleri yapılmıştır.
Yukarıda belirtilen tespitlerin bir bütün olarak değerlendirilmesinden, anılan mükellef hakkında bir takım olumsuzluklar bulunmakta ise de, vergi tekniği raporundaki tespitlerin davacı adına düzenlenen faturaların gerçek bir mal ve hizmet hareketine dayalı olmadığı hususunda yeterli nitelikte görülmediği, yoklamaların 2009 ve 2013 yıllarında yapıldığı, tarhiyat dönemine ilişkin 2012 yılında yapılmış bir yoklamanın bulunmadığı, incelemenin eksik olduğu, 11/02/2013 tarihli yoklamada maliyeti 4.000,00 TL olan yaklaşık 3 ton kağıt bulunduğunun tespit edildiği, form Ba/Bs analizlerinde buyük tutarsızlık bulunmadığından, kararın bu faturalardan kaynaklı tarhiyata ilişkin kısmında hukuka uyarlık görülmemiştir.
Bu itibarla, Vergi Mahkemesi kararının redde ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kabulüne, davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Temyize konu … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmının kısmının ONANMASINA,
3. Mahkeme kararının sahte fatura kullanımından kaynaklı tarhiyatlara ilişkin kısmının BOZULMASINA,
4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş (15) gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 08/03/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.