Danıştay Kararı 4. Daire 2016/15072 E. 2021/2538 K. 27.04.2021 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2016/15072 E.  ,  2021/2538 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2016/15072
Karar No : 2021/2538

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü
KARŞI TARAF (DAVACI) : …Petrol Ürünleri Turizm Taşımacılık İnşaat Madencilik Otomotiv Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
İSTEMİN KONUSU : …. Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:…. sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, sahte fatura kullandığından bahisle düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden re’sen tarh edilen 2010/10 dönemi katma değer vergisinin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; ihtilaflı dönemde davacıya fatura düzenleyen 30 Ağustos Vergi Dairesi mükellefi …. Petrol Ltd. Şti. İle … Vergi Dairesi mükellefi … hakkında düzenlenen Vergi Tekniği Raporlarında yer verilen tespitlerin incelenmesinden, söz konusu mükelleflerin davacı adına düzenlemiş olduğu faturaların sahte ve yanıltıcı nitelikte belgelerden oluştuğu kesin ve tereddüde mahal bırakmayacak bir biçimde ispatlanamadığı, bu mükelleflerden alınan faturalardan kaynaklanan indirimlerin reddi suretiyle yapılan tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Yapılan işlemin yerinde ve hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Davalı idarenin temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, temyize konu kararın, 30 Ağustos Vergi Dairesi mükellefi …. Petrol Ltd. Şti. alınan faturalara isabet eden cezalı tarhiyat kısmına ilişkin hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemiştir.
Davalı idarenin kararının, Suburcu Vergi Dairesi mükellefi …’ den alınan alınan faturalar nedeniyle yapılan cezalı tarhiyatlara ilişkin hüküm fıkrasına yönelik temyiz istemine gelince;
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, 134. maddesinin 1. fıkrasında, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu kurala bağlanmış, 359. maddesinin (b) bendinde ise gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgeler, sahte belge olarak tanımlanmıştır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 29. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisinin indirilebileceği hükme bağlanmıştır.
Katma değer vergisi, bünyesinde yer alan indirim müessesesiyle yansıtılabilir bir vergidir. Katma değer vergisi sisteminde mükellef ve sorumlu; üretim ve dağıtım kademeleri içinde, verginin tahsiline, indirimlerin yapılmasına, beyan edilip ödenmesine aracılık eder. Bu bakımdan indirim, mükellefiyete bağlı bir görev olduğu kadar aynı zamanda bir haktır. Katma değer vergisinde genel prensip, vergiye tabi teslimler üzerinden hesaplanan vergiden, alış faturalarında gösterilen verginin indirilmesidir. Katma değer vergisi indirimi hakkından yararlanabilmek için Kanun bazı şartların varlığını öngörmüştür. Bu şartların bir kısmı esasa, bir kısmı ise şekle ilişkindir. Katma değer vergisi, vergiyi doğuran olayın gerçekleşmesi halinde, zincirleme olarak kendi içinde otokontrol sistemi taşımaktadır.
Kayıt ve belge nizamına uyulması ve faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanması halinde, mal teslimi veya hizmet ifasına bağlı olarak tahsil edilen katma değer vergisinden, mükelleflerin kendilerine yapılan teslim ve ifaya ilişkin olarak ödedikleri katma değer vergisini indirmeleri mümkün olup, aksi durumda, faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığının tespiti halinde, bu faturalarda yer alan katma değer vergisinin indirimi mümkün bulunmamaktadır.
Buna göre, alış belgelerinde yer alan katma değer vergisinin indirim konusu yapılabilmesi için, alış faturası ya da benzeri vesikalarda ayrıca gösterilmesi ve bu vesikaların kanuni defterlere kaydedildiğinin tevsik edilmesinin yanında, söz konusu belgelerin gerçeği yansıtması da gerekmektedir.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerine göre, uyuşmazlığın esasını, davacıya anılan faturaları düzenleyen firmanın düzenlediği faturaların, gerçek bir mal ve hizmet satışını içerip içermediği, dolayısıyla sahte olup olmadığı hususlarının tespiti oluşturmakta olup, uyuşmazlığın çözümü için söz konusu belgelerin hukuki mahiyetinin anlaşılabilmesi bakımından, bu belgeleri tanzim eden mükellef hakkında yapılan incelemeler sonucunda tespit edilen hususların irdelenmesi gerekmektedir.
Davacı şirkete fatura düzenleyen Suburcu Vergi Dairesi mükellefi … hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı Vergi Tekniği Raporunda, mükellefin 18/11/2009 tarihinden itibaren kimyevi maddeler imalat ve ticareti ile iştigal etmekteyken 04/11/2011 tarihinde re’sen terkin ettirildiği, defter ve belge isteme yazısı ikametgah adresinde tebliğ edilmesine rağmen incelemeye ibraz edilmediği, 19.11.2009 tarihinde düzenlenen işe başlama yoklamasında, işyeri büyüklüğünün 1.000 m2 olduğu, 4 işçi çalıştırdığı, işyerinde montaj aşamasında 1 adet 50 tonluk stok tankı, 2 adet 15 tonluk ürün yapma tankı, 2 adet 10 tonluk ürün yapma tankı ve 2 adet 1 tonluk tanklar bulunduğunun görüldüğü, 12/01/2011 tarihli yoklamada, mükellefin 4 adet önceden bildirilmiş işçisi olduğu, ödevlinin işyerinde 01/01/2010 tarihinden itibaren madeni yağ imalatı işine başladığı, ödevlinin ÖTV mükellefiyetinin aynı tarihten itibaren başladığı beyanıyla tespit edildiği, 12/10/2011 ve 04/11/2011 tarihlerinde işyeri adresinde yapılan yoklamalarda bulunamadığı, 09/03/2012, 28/03/2012 ve 12/04/2012 tarihli yoklamalarda, işyerinin açık olduğu, ancak işyerinde emtianın bulunmadığı, faaliyetin olmadığı, tankların kurulu hazır vaziyette bulunduğu, ödevlinin idare binasının açık olup işyerinde sigortalı işçisinin bulunduğu, 18/09/2012 tarihli yoklamada, mükellefin 31/08/2012 de işi terk ettiği, terk edilen işyerinin yoklama anında kapalı olduğu, 2010 yılı katma değer vergisi matrahının 5.726.218 TL olduğu, 2010 yılı Ba bildiriminin 6.424.301 TL, karşı firmaların ise 3.042.783 TL mal sattığını bildirdiği, 2010 yılı Bs bildiriminin 5.596.167 TL olduğu, karşı firmaların ise 2.622.261 TL mal aldığını bildirdiği, ithalat dışında alış yapmış olduğu firmaların çoğu hakkında sahte belge düzenleme yönünden tespitlerin bulunduğu, mükellefin 2010/1-3 döneminde satışını gerçekleştirdiğini beyan ettiği 614.570 kg hafif yağlar ve mühtahzarlar üretimi için kapasite raporuna göre 104.476, 40 kg spinle oile ihtiyaç olmasına rağmen mükellefin bu dönemde spinle oil ithalatının olmadığı ve bu dönemde düzenlenen üretim tasdik raporunda spinle oilin üretimde kullanıldığına ilişkin bilginin olmadığı, 2010 yılında 3 ayda üretebileceği hafif yağlar ve müstahzar kapasitesinin 587.499,99 kg olmasına rağmen mükellef hakkında düzenlenen üretim tasdik raporunda mükellefin bu dönemde 614.570 kg hafif yağ ve müstahzar satışının yapılmış olduğunun belirtildiği, 2010 yılında 6 günde üretebileceği hafif yağlar ve müstahzar miktarının 46.999,98 kg olmasına rağmen mükellef bu dönemde 100.070 kg hafif yağlar ve müstahzar satışının olduğunun üretim raporu ekindeki satış faturaları listesinden anlaşıldığı, yine 2010 yılı civata ve somon gevşemeye mahsus yağlama müstahzarları üretim kapasitesi 1.000.000 kg olmasına rağmen mükellef 02/09/2010-31/12/2010 döneminde toplam 2.378.781 kg civata ve somon gevşemeye mahsus yağlama müstahzarları satışının olması ve bu satışın toplam kapasitesinin çok üzerinde olması, mükellefin kapasitesinin üzerinde yağ ve müstahzar satışının olduğu hususundaki tespitlere yer verilmiştir.
Yukarıdaki tespitlerin ve dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesinden, mükellefin 2010 yılından itibaren yoklamalarda faaliyetinin olduğuna dair tespitlere yer verilmediği, Ba-Bs lerinde uyumsuzlukların bulunduğu ve dava konusu dönemlerdeki alımlarının bir çoğu hakkında olumsuz tespitlerin bulunduğu, ayrıca kapasitesinin üzerinde yağ ve müstahzar satışının olduğu, mükellefin uyuşmazlık konusu dönemlerde gerçek bir ticari faaliyetinin bulunmadığı ve davacıya düzenlemiş olduğu faturaların gerçek bir mal ve hizmet karşılığı düzenlenmediği anlaşıldığından, Vergi Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kısmen kabul, kısmen reddine,
2. Temyize konu …. Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, … Ltd. Şti.’ den alınan faturalar nedeniyle yapılan cezalı tarhiyatların kabulüne ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. Mahkeme kararının İskender Sevimli’ den alınan faturalar nedeniyle yapılan cezalı tarhiyatların kabulüne ilişkin kısmının BOZULMASINA,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş (15) gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 27/04/2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
.
(X) KARŞI OY :
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.