Danıştay Kararı 4. Daire 2016/15293 E. 2021/1292 K. 01.03.2021 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2016/15293 E.  ,  2021/1292 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2016/15293
Karar No : 2021/1292

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü) VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Piyasa Araştırma ve Danışmanlık
Limited Şirketi

İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, sahte fatura kullandığından bahisle vergi inceleme raporuna istinaden re’sen tarh edilen 2012/3, 4, 5 dönemleri vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; davacı şirkete fatura düzenleyen … Vergi Dairesi mükellefi … Araştırma Reklam İnş. Dek. ve Mob. San. Tic. Ltd. Şti. hakkında düzenlenen vergi tekniği raporundaki tespitler, faturaların sahte olduğunu ispatlamaya yeterli olmadığından cezalı tarhiyatta ve cezayı gerektiren fiilin tüm unsurları tamam olmadan kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı şirket hakkında düzenlenen vergi inceleme raporu ile davacı şirketin asıl faaliyeti sahte fatura düzenlemek olan …Araştırma Rek. İnş. Dek. ve Mob. San. Tic. Ltd. Şti.’den aldığı sahte faturaları yasal defterlerine kaydederek indirim konusu yaptığının tespiti üzerine sahte faturalara dayalı katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle yapılan cezalı tarhiyatta ve kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Davalı idarenin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü iddialar, temyiz konusu kararın özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davalı idarenin, kararın cezalı tarhiyatın kaldırılmasına ilişkin kısmına yönelik temyiz istemine gelince;
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, 134. maddesinin 1. fıkrasında, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu kurala bağlanmış, 359. maddesinin (b) bendinde ise gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgeler, sahte belge olarak tanımlanmıştır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 29. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisinin indirilebileceği hükme bağlanmıştır.
Katma değer vergisi, bünyesinde yer alan indirim müessesesiyle yansıtılabilir bir vergidir. Katma değer vergisi sisteminde mükellef ve sorumlu; üretim ve dağıtım kademeleri içinde, verginin tahsiline, indirimlerin yapılmasına, beyan edilip ödenmesine aracılık eder. Bu bakımdan indirim, mükellefiyete bağlı bir görev olduğu kadar aynı zamanda bir haktır. Katma değer vergisinde genel prensip, vergiye tabi teslimler üzerinden hesaplanan vergiden, alış faturalarında gösterilen verginin indirilmesidir. Katma değer vergisi indirimi hakkından yararlanabilmek için Kanun bazı şartların varlığını öngörmüştür. Bu şartların bir kısmı esasa, bir kısmı ise şekle ilişkindir. Katma değer vergisi, vergiyi doğuran olayın gerçekleşmesi halinde, zincirleme olarak kendi içinde otokontrol sistemi taşımaktadır.
Kayıt ve belge nizamına uyulması ve faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanması halinde, mal teslimi veya hizmet ifasına bağlı olarak tahsil edilen katma değer vergisinden, mükelleflerin kendilerine yapılan teslim ve ifaya ilişkin olarak ödedikleri katma değer vergisini indirmeleri mümkün olup, aksi durumda, faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığının tespiti halinde, bu faturalarda yer alan katma değer vergisinin indirimi mümkün bulunmamaktadır.
Buna göre, alış belgelerinde yer alan katma değer vergisinin indirim konusu yapılabilmesi için, alış faturası ya da benzeri vesikalarda ayrıca gösterilmesi ve bu vesikaların kanuni defterlere kaydedildiğinin tevsik edilmesinin yanında, söz konusu belgelerin gerçeği yansıtması da gerekmektedir.
Davacı şirkete fatura düzenleyen … Vergi Dairesi mükellefi …Araştırma Rek. İnş. Dek. ve Mob. San. Tic. Ltd. Şti. hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı vergi tekniği raporunda; şirketin 06/01/2003-23/05/2012 tarihleri arasında faaliyet gösterdiği, 2008-2013 yılları hesaplarının sahte belge düzenleme ve/veya kullanma nedeniyle incelenmesinin istenildiği, 06/01/2003 tarihli işe başlama yoklamasında; işyerinin 90 m² olduğu ve işçi çalışmadığının tespit edildiği, 10/08/2012 tarihli yoklamada; adreste …Partisi … İlçe Başkanlığı’nın faaliyet gösterdiğinin, adı geçen şirketin tanınmadığının ve muhtarlık kayıtlarında da herhangi bir kayda rastlanmadığının tespit edildiği, 01/02/2013 tarihli defter ve belge isteme yazısının da şirketin adresinde aynı nedenle tebliğ edilemediği, anılan yazının şirketin yeni müdürü …’a tebliğ edilip, ilgili defter ve belgelerin ibraz edilmediği, şirket ortağı …’ın 5 şirkete daha ortaklığı bulunup, bunlardan birinin sahte belge kullanma nedeniyle özel esaslara tabi olduğu, dördünün ise sahte belge düzenleme yönünden incelemeye sevk edilmesi gerektiğinin bildirildiği, 04/10/2012 tarihinden sonraki ortağı …’ın 13 şirkete daha ortaklığı bulunup, bunlardan 8’i hakkında sahte belge düzenleme yönünden vergi tekniği raporu düzenlendiği, 2008-2013 yılları arası mal aldığı mükellefler hakkında sahte belge düzenleme nedeniyle vergi tekniği raporu düzenlendiği, 2008-2012 yılları yasal defterlerini tasdik ettirdiği, 2008-2010 yılları kurumlar vergisi beyannamelerinde zarar bildirdiği, 2011 yılı kurumlar vergisi beyanında kar bildirmiş olmasına rağmen geçmiş yılları zararlarının mahsubu üzerine kurumlar vergisi matrahı oluşmadığı, 2012 yılı kurumlar vergisi beyannamesini vermediği, katma değer vergisi matrahları toplamının 2010 yılı için 2.685.102,10- TL, 2011 yılı için 3.067.167,84- TL ve 2012/1-6. dönemi için 1.469.633,86- TL olduğu, 2012/6. döneminden sonra KDV beyanına rastlanılmadığı, muhtasar beyannamelerinde işçi çalıştırdığını bildirdiği, 2008 ve 2009 yılları için 6111 sayılı Kanun uyarınca matrah artırımında bulunup, matrah artırımı dahil herhangi bir vergi borcu ödemesinde bulunmadığı şirket adına tarh edilen vergi ve kesilen cezaların tebliğ edilemediği ve dava konusu edilmediği anlaşılmıştır.
Yukarıda yer alan tespitler değerlendirildiğinde, anılan şirkete bilinen adreslerinde ulaşılamaması, şirket ortaklarının başka şirketlere ortaklıklarının bulunup bunlar hakkında da sahte belge düzenleme tespitlerinin bulunması, mal aldığı mükelleflerin büyük kısmı hakkında sahte fatura düzenleme nedeniyle raporlar düzenlenmesi ve defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmemesi karşısında, davacı şirketin bahsi geçen mükellefden alıp indirim konusu yaptığı faturaların gerçek bir mal ve hizmet teslimine dayanmayan sahte faturalar olduğu sonucuna varıldığından, davayı kabul eden Vergi Mahkemesi kararının buna ilişkin kısmında isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kısmen kabul, kısmen reddine,
2. Temyize konu … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. Mahkeme kararının cezalı tarhiyatlara ilişkin kısmının BOZULMASINA,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş (15) gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 01/03/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.