Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2016/16063 E. , 2021/2246 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2016/16063
Karar No : 2021/2246
TEMYİZ EDEN (DAVALI) :… Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, sahte veya muhyeviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullandığından bahisle vergi ziyaı cezalı olarak re’sen tarh edilen 2009/8 ila 12 dönemi katma değer vergisi ile kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; davacıya ilgili dönemde fatura düzenleyen Güngören Vergi Dairesi mükellefi … Tem. İlaç. İnş. Gıda Teks. ve Büro Malz. Tic. Ltd. Şti. hakkında düzenlenen vergi tekniği raporundaki tespitlerin, adı geçen mükellefin düzenlediği faturaların sahte olduğunu ortaya koymaya yeterli olmadığı, özel usulsüzlük cezasında da hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı adına yapılan tarhiyatlarda ve kesilen cezalarda hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kısmen kabul, kısmen reddi ile kararın özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmının onanması, cezalı tarhiyatların kaldırılmasına ilişkin kısmının ise bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Temyiz dilekçesinde ileri sürülen hususlar kararın özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmının bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemiştir.
Temyiz isteminin cezalı tarhiyata ilişkin kısmına gelince;
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu; 134. maddesinin 1. fıkrasında, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu kurala bağlanmış; 359. maddesinin (b) bendinde ise gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgeler, sahte belge olarak açıklanmış; 229. maddesinde de, fatura; satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesika şeklinde tanımlanmıştır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 29. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisini indirebilecekleri hükmüne yer verilmiştir.
Katma değer vergisi, bünyesinde yer alan indirim müessesesiyle yansıtılabilir bir vergidir. Katma değer vergisi sisteminde mükellef, üretim ve dağıtım kademeleri içinde, verginin tahsiline, indirimlerin yapılmasına, beyan edilip ödenmesine aracılık eder. Bu bakımdan indirim, mükellefiyete bağlı bir görev olduğu kadar aynı zamanda bir haktır. Katma değer vergisinde genel prensip, vergiye tabi teslimler üzerinden hesaplanan vergiden, alış faturalarında gösterilen verginin indirilmesidir. Katma değer vergisi indirimi hakkından yararlanabilmek için Kanun bazı şartların varlığını öngörmüştür. Bu şartların bir kısmı esasa, bir kısmı ise şekle ilişkindir. Katma değer vergisi, vergiyi doğuran olayın gerçekleşmesi halinde, zincirleme olarak kendi içinde otokontrol sistemi taşımakta, bu bağlamda, Kanunda ve Kanunla verilen yetkiye dayanılarak çıkarılan yasa altı düzenleyici işlemlerde öngörülen şekil şartları ile kayıt ve belge nizamına sıkı sıkıya bağlılık sözkonusu olmaktadır.
Kayıt ve belge nizamına uyulması ve faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanması halinde, mal teslimi veya hizmet ifasına bağlı olarak tahsil edilen katma değer vergisinden, mükelleflerin kendilerine yapılan teslim ve hizmet ifasına ilişkin olarak ödedikleri katma değer vergisini indirmeleri mümkün olup, aksi durumda, faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığının tespiti halinde, bu faturalarda yer alan katma değer vergisinin indirimi mümkün bulunmamaktadır.
Buna göre, alış belgelerinde yer alan katma değer vergisinin indirim konusu yapılabilmesi için, alış faturası ya da benzeri vesikalarda ayrıca gösterilmesi ve bu vesikaların kanuni defterlere kaydedildiğinin tevsik edilmesinin yanında, söz konusu belgelerin gerçeği yansıtması da gerekmektedir.
Davacıya uyuşmazlık konusu dönemde fatura düzenleyen Güngören Vergi Dairesi mükellefi … Tem. İlaç. İnş. Gıda Teks. ve Büro Malz. Tic. Ltd. Şti. hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı Vergi Tekniği Raporu’nda; 07/05/2009 tarihinde binaların genel temizliği faaliyetinde bulunmak üzere mükellefiyet tesis ettirdiği, mükellefiyetinin 31/03/2010 tarihi itibariyle re’sen terkin edildiği, defter tasdik bilgisine rastlanmadığı, tebliğ yapılmasına rağmen defter ve belgelerinin incelemeye ibraz edilmediği, şirket kurucularının … ve … olduğu, taahhüt edilen sermayesinin 500.000,00 TL olduğu, şirket adresinde 15/05/2009 tarihinde yapılan işe başlama yoklamasında iş yerinin 70 m² civarında apartman dairesi olduğu, 2 adet büro mobilya takımının bulunduğu, demirbaş ve emtianın olmadığı, 30/04/2010 tarihinde yapılan yoklamada, mükellefin 23/04/2010 tarihinde adresten taşındığı, yeni adresinin bilinmediği, tespit anında adresin boş ve kapalı olduğu hususlarının muhtar nezdinde tespit edildiği, 02/06/2010 tarihinde yapılan yoklamada, şirketin adresi terk ettiği, kesin terk tarihinin bilinmediği, adresin mesken olarak kullanıldığı hususlarının da muhtar nezdinde tespit edildiği, mükellef kurumun 2009/6, 7, 9, 10 ve 11 dönemlerinde 3, 2009/8 döneminde 2, 2009/12 döneminde 148 adet ücretli çalışan beyan ettiği, tahakkuk eden vergilerini ödemediği, şirket ortaklarının ortağı olduğu bir kısım şirketler hakkında da sahte fatura düzenleme yönünden vergi tekniği raporu düzenlendiği, 2009 hesap döneminde mal/hizmet alımlarının %56’sını sahte belge ile belgelendirdiği, mükellefin 2009/5 ila 12 döneminde 1.067.874,99 TL KDV matrahı beyan etmesine karşın diğer mükelleflerin KDV hariç 198.618,00 TL tutarında mal ve hizmet aldıklarını beyan ettikleri, adına kayıtlı taşıt bulunmadığı, kanuni temsilcisinin başkaca 2 şirkette daha ortaklığı ve yöneticiliği bulunduğu, bu şirket hakkında da sahte fatura düzenledikleri yönünde raporlar bulunduğu, şirketin diğer ortağının başkaca 3 şirkette daha ortaklığı bulunduğu, bunlarda birisinde yönetici olduğu ve bu şirketlerin bir kısmı hakkında da sahte fatura düzenlediği yönünde raporlar bulunduğu tespitlerine yer verildiği görülmüştür.
Yukarıda belirtilen tespitlerin bir bütün halinde değerlendirilmesinden, özellikle bu mükellefin anılan hasılatları yapabilecek ticari organizasyona sahip olmadığı, beyan ettiği matrah ile diğer mükelleflerin bildirdiği alış tutarlarının uyumsuz olduğu, açılış yoklaması dışındaki yoklamalarda faaliyetine rastlanmadığı ve mükellefe ulaşılamadığı dikkate alındığında davacı şirkete düzenlenen faturaların gerçek bir ticari ilişkiye dayanmadığı sonucuna varıldığından, Vergi Mahkemesi kararının cezalı tarhiyatlara ilişkin kısmında hukuka uyarlık görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kısmen kabul, kısmen reddine,
2. Temyize konu … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. Mahkeme kararının, cezalı tarhiyatların kaldırılmasına ilişkin kısmının BOZULMASINA,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş (15) gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 15/04/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.