Danıştay Kararı 4. Daire 2016/16195 E. 2021/2816 K. 27.05.2021 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2016/16195 E.  ,  2021/2816 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2016/16195
Karar No : 2021/2816

TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- …
2- … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek aleyhlerine olan hüküm fıkralarının taraflarca bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, sahte fatura kullanıldığından bahisle vergi inceleme raporuna istinaden 2010/7-12. dönemleri için re’sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergileri ile kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; ihtilaf konusu dönemde davacıya fatura düzenleyen … hakkındaki tespitlerden gerçek bir ticari faaliyetinin bulunmadığı açık ve somut olarak ortaya konulmadığından, tarhiyatın bu mükellefden alınan faturalara isabet eden kısmında, kesilen özel usulsüzlük cezası ile vergi ziyaı cezasının tekerrüre ilişkin kısmında hukuka uyarlık, … Vergi Dairesi mükellefi …, … Vergi Dairesi mükellefi … Hır. İnş. Elekt. Elektronik Kimyevi Mad. San. Tic. Ltd. Şti. ve … Vergi Dairesi mükellefi … hakkındaki tespitlerden adı geçen mükelleflerin düzenledikleri belgelerin gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmayan sahte belgeler olduğu sonucuna varıldığından, tarhiyatın bu mükelleflerden alınan faturalara isabet eden kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından, sahte fatura kullanıldığından bahisle adına yapılan cezalı tarhiyatlarda hukuka uyarlık bulunmadığı, temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının davanın reddine ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacı adına yapılan cezalı tarhiyatlarda ve kesilen özel usulsüzlük cezalarında hukuka aykırılık bulunmadığı, temyiz isteminin kabulü ve Mahkeme kararının aleyhe kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

DAVACININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Vergi Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Davalı idarenin, kararın vergi ziyaı cezalarının tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle arttırılan kısmına ve 213 sayılı Kanun’un 353/1 maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasına ilişkin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü iddialar ile davacının kararın davanın reddine ilişkin kısmına dair temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü iddialar, temyize konu edinilen Mahkeme kararının bu kısımlarının bozulmasını sağlayacak nitelikte görülmemiştir.
Davalı idarenin, kararın …’dan alınan faturalar nedeniyle vergi ziyaı cezalı olarak tarh edilen katma değer vergisine ait kısmına ilişkin temyiz istemine gelince;
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, 134. maddesinin 1. fıkrasında, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu kurala bağlanmış, 359. maddesinin (b) bendinde ise gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgeler, sahte belge olarak tanımlanmıştır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 29. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisinin indirilebileceği hükme bağlanmıştır.
Katma değer vergisi, bünyesinde yer alan indirim müessesesiyle yansıtılabilir bir vergidir. Katma değer vergisi sisteminde mükellef ve sorumlu; üretim ve dağıtım kademeleri içinde, verginin tahsiline, indirimlerin yapılmasına, beyan edilip ödenmesine aracılık eder. Bu bakımdan indirim, mükellefiyete bağlı bir görev olduğu kadar aynı zamanda bir haktır. Katma değer vergisinde genel prensip, vergiye tabi teslimler üzerinden hesaplanan vergiden, alış faturalarında gösterilen verginin indirilmesidir. Katma değer vergisi indirimi hakkından yararlanabilmek için Kanun bazı şartların varlığını öngörmüştür. Bu şartların bir kısmı esasa, bir kısmı ise şekle ilişkindir. Katma değer vergisi, vergiyi doğuran olayın gerçekleşmesi halinde, zincirleme olarak kendi içinde otokontrol sistemi taşımaktadır.
Kayıt ve belge nizamına uyulması ve faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanması halinde, mal teslimi veya hizmet ifasına bağlı olarak tahsil edilen katma değer vergisinden, mükelleflerin kendilerine yapılan teslim ve ifaya ilişkin olarak ödedikleri katma değer vergisini indirmeleri mümkün olup, aksi durumda, faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığının tespiti halinde, bu faturalarda yer alan katma değer vergisinin indirimi mümkün bulunmamaktadır.
Buna göre, alış belgelerinde yer alan katma değer vergisinin indirim konusu yapılabilmesi için, alış faturası ya da benzeri vesikalarda ayrıca gösterilmesi ve bu vesikaların kanuni defterlere kaydedildiğinin tevsik edilmesinin yanında, söz konusu belgelerin gerçeği yansıtması da gerekmektedir.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerine göre, uyuşmazlığın esasını, davacıya anılan faturaları düzenleyen firmanın düzenlediği faturaların, gerçek bir mal ve hizmet satışını içerip içermediği, dolayısıyla sahte olup olmadığı hususlarının tespiti oluşturmakta olup, uyuşmazlığın çözümü için söz konusu belgelerin hukuki mahiyetinin anlaşılabilmesi bakımından, bu belgeleri tanzim eden mükellef hakkında yapılan incelemeler sonucunda tespit edilen hususların irdelenmesi gerekmektedir.
Davacının fatura aldığı … Vergi Dairesi Müdürlüğü mükellefi … hakkında düzenlenen, … tarihli ve … sayılı Vergi Tekniği Raporunun incelenmesinden özetle; ayakkabı toptan ticareti faaliyetiyle iştigal etmek üzere mükellefiyet tesis ettirdiği, mükellefiyetinin 25/04/2011 tarihi itibariyle re’sen terkin edildiği, 20/05/2010 tarihli yoklamada; iş yerinin kiralık ve büyüklüğünün 25 metre kare olduğu, iş yerinde 1.000-TL civarında malzeme ile 1 masa, 2 sandalye, 1 dolap, 1 raf bulunduğunun görüldüğü, 25/04/2011 tarihli yoklamada; mükellefin faaliyetine 07/02/2011 tarihinde son verdiği, yerine …’nun devam ettiğinin görüldüğü, mükellefin ikametgah adresine gönderilen defter belge isteme yazsısı mükellefin eşine tebliğ edilmesine rağmen raporun tanzim edildiği tarihe kadar defter ve belgelerin incelemeye ibraz edilmediği, 2010-2011 yılları gelir vergisi beyannamelerini, 2010/10,11,12 ve 2011/,1,2,3,4 dönemleri KDV beyannamelerini, 2010/9-12, 2011/1-3, 2011/4 dönemleri gelir geçici vergi beyannameleri ile muhtasar beyannamelerini bildirmediği, mükellefin vadesi geçmiş ve bugün ödenmesi gereken toplam 3.336,93-TL borcu olduğu, bunun sadece 9,96-TL’sinin ödendiği, mükellefin %20 ortağı olduğu … İnşaat Nak. Oto. Yedek Parça Gıda Teks. İth. İh. San. Tic. Ltd. Şti. hakkında sahte belge düzenlemekten dolayı olumsuz tespitin bulunduğu ve mükellefiyetinin re’sen terkin edildiği, mükellefin 2010, 2011 ve 2012 yıllarına ilişkin Ba-Bs formlarını vermediği, mükellefin 2010 takvim yılında toplam 405.050,00-TL tutarında KDV matrahı beyan etmesine karşılık, mükelleften toplam 2.592.988,00-TL tutarında mal veya hizmet alındığının başka mükelleflerce bildirildiği, 2011 yılında ise KDV matrah beyan etmemesine karşılık mükelleften toplam 120.590,00-TL tutarında mal veya hizmet alımında bulunulduğunun başka mükelleflerce beyan edildiği, mükellefin re’sen terk tarihinden sonra da fatura düzenlemeye devam ettiği tespitlerine yer verilmiştir.
Yukarıda belirtilen tespitlerin bir bütün halinde değerlendirilmesinden, anılan mükellef tarafından davacı şirkete düzenlenen faturaların gerçek bir mal teslimi ve hizmet ifasına dayanmadığı sonucuna ulaşıldığından, bu faturalar nedeniyle yapılan cezalı tarhiyatı kaldıran Vergi Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine, davalı idarenin temyiz isteminin kısmen reddine, kısmen kabulüne,
2. Temyize konu … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının özel usulsüzlük cezasına, vergi ziyaı cezalarının tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle arttırılan kısmına ve davanın reddine ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. Mahkeme kararının kabule ilişkin kısmının BOZULMASINA,
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, davacı aleyhine onanan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve … TL den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
5. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen on beş (15) gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 28/06/2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.