Danıştay Kararı 4. Daire 2016/16641 E. 2021/1842 K. 25.03.2021 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2016/16641 E.  ,  2021/1842 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2016/16641
Karar No : 2021/1842

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Endüstriyel Reklam Anonim Şirketi
İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, sahte fatura kullandığından bahisle hazırlanan vergi inceleme raporu uyarınca re’sen tarh edilen 2011/6 dönemi tekerrür hükümleri uygulanarak kesilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; davacının ihtilaflı dönemde faturalarını alarak kayıtlarına intikal ettirdiği Galata Vergi Dairesi mükellefi … Elektrik Müh. Taah. Ltd. Şti. hakkında idarece düzenlenen vergi tekniği raporunun incelenmesinden söz konusu faturaların sahte olduğunun somut bir şekilde ortaya konulamadığı dolayısıyla cezalı tarhiyatta ve kanunda aranılan şartların olayda gerçekleşmediğinden bahisle kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, idarece yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu aksi yöndeki kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar özel usulsüzlük cezası yönünden kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Kararın cezalı tarhiyata ilişkin kısmına yönelik temyiz istemine gelince;
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, 134. maddesinin 1. fıkrasında, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu kurala bağlanmış, 359. maddesinin (b) bendinde ise gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgeler, sahte belge olarak tanımlanmıştır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 29. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisinin indirilebileceği hükme bağlanmıştır.
Katma değer vergisi, bünyesinde yer alan indirim müessesesiyle yansıtılabilir bir vergidir. Katma değer vergisi sisteminde mükellef ve sorumlu; üretim ve dağıtım kademeleri içinde, verginin tahsiline, indirimlerin yapılmasına, beyan edilip ödenmesine aracılık eder. Bu bakımdan indirim, mükellefiyete bağlı bir görev olduğu kadar aynı zamanda bir haktır. Katma değer vergisinde genel prensip, vergiye tabi teslimler üzerinden hesaplanan vergiden, alış faturalarında gösterilen verginin indirilmesidir. Katma değer vergisi indirimi hakkından yararlanabilmek için Kanun bazı şartların varlığını öngörmüştür. Bu şartların bir kısmı esasa, bir kısmı ise şekle ilişkindir. Katma değer vergisi, vergiyi doğuran olayın gerçekleşmesi halinde, zincirleme olarak kendi içinde otokontrol sistemi taşımaktadır.
Kayıt ve belge nizamına uyulması ve faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanması halinde, mal teslimi veya hizmet ifasına bağlı olarak tahsil edilen katma değer vergisinden, mükelleflerin kendilerine yapılan teslim ve ifaya ilişkin olarak ödedikleri katma değer vergisini indirmeleri mümkün olup, aksi durumda, faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığının tespiti halinde, bu faturalarda yer alan katma değer vergisinin indirimi mümkün bulunmamaktadır.
Buna göre, alış belgelerinde yer alan katma değer vergisinin indirim konusu yapılabilmesi için, alış faturası ya da benzeri vesikalarda ayrıca gösterilmesi ve bu vesikaların kanuni defterlere kaydedildiğinin tevsik edilmesinin yanında, söz konusu belgelerin gerçeği yansıtması da gerekmektedir.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerine göre, uyuşmazlığın esasını, davacıya anılan faturaları düzenleyen firmanın düzenlediği faturaların, gerçek bir mal ve hizmet satışını içerip içermediği, dolayısıyla sahte olup olmadığı hususlarının tespiti oluşturmakta olup, uyuşmazlığın çözümü için söz konusu belgelerin hukuki mahiyetinin anlaşılabilmesi bakımından, bu belgeleri tanzim eden mükellef hakkında yapılan incelemeler sonucunda tespit edilen hususların irdelenmesi gerekmektedir.
Davacının ihtilaflı dönemde faturalarını alarak kayıtlarına intikal ettirdiği Galata Vergi Dairesi mükellefi … Elektrik Müh. Taah. Ltd. Şti. hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı vergi tekniği raporunda özetle; mükellefin 1994 yılında mükellefiyet tesis ettirdiği, 31/12/2012 tarihinde re’sen terkin edildiği, mükellefin yönetici ve ortaklarının, hakkında sahte fatura düzenlediği yönünde vergi tekniği raporu bulunan şirketlerde yöneticilik ve ortaklıklarının olduğu, 25/06/2008 tarihinde şirketin … ve … ‘e devredildiği, 28.11.2008 tarihinde mükellefin şube iş yerinde yapılan yoklamada iş yerinin 20 m2 olduğu, bir çalışanın olduğu, iş yerinde büro malzemeleri, raflar, teşhir standı ile 10.000 TL civarında emtia olduğu, 15/07/2011 tarihinde merkez iş yerinde yapılan yoklamada iş yerinin yaklaşık 25 m2 olduğu, işçisinin olmadığı, şirketin belirtilen adrese fiili olarak 01/07/2011 tarihinden itibaren taşındığı ve adreste toptan ve perakende elektronik cihazlar ve yedek parça alım satımı faaliyetine başladığı, iş yerinde demirbaş olarak 1 masa, 2 vitrin, 2 sandalye ve ürünlerin konduğu rafların olduğu tespitlerinin yapıldığı, 11/10/2012 tarihinde gönderilen defter – belge isteme yazısının iş yerinde tebliğ edildiği ancak defter ve belgelerin ibraz edilmediği, mükellefin başvuruda bulunması üzerine iş yeri adresinde yapılan yoklamada adreste ilgili firmanın faaliyette olmadığı, … isimli mükellefin adreste faal olduğu, 2008 ve sonraki dönemlere ilişkin muhtasar beyannamelerinde işçi çalıştırdığına dair beyanda bulunmadığı, 2010, 2011 ve 2012 yıllarına ait alışlarına ilişkin Ba formunu boş verdiği, ilgili yıllarda mükelleften alış yaptığını bildiren mükellefin de bulunmadığı, şirketin devralındığı tarih olan 25/06/2008’den itibaren mükellef kurumun gerçek bir ticari faaliyetinin bulunmadığı, bu tarihten itibaren düzenlemiş olduğu faturaların sahte belge mahiyetinde olduğu tespitlerinin yapıldığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda özetlenen rapordaki tespitlerden, mükellefin 2008 yılından itibaren katma değer vergisi matrahlarının radikal bir biçimde arttığı buna karşın ödenecek katma değer vergisinin çok düşük tutarlı olduğu, yüksek cirolara rağmen kısa süre içerisinde ulaşılamaz hale geldiği, söz konusu ticari faaliyetini gerçekleştirebilecek organizasyona sahip olmadığının anlaşıldığı, davacının aldığı faturalarla birlikte değerlendirildiğinde söz konusu faturaların sahte kabul edilerek kayıt ve beyanlardan çıkarılması suretiyle yapılan cezalı tarhiyatta hukuka aykırılık aksi yöndeki kararda hukuki isabet bulunmamaktadır.
Öte yandan, Mahkemece verilecek kararda tekerrür hükümlerinin uygulaması yönünden ayrıca bir değerlendirme yapılması gerektiği tabidir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kısmen kabul, kısmen reddine,
2. Temyize konu … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının, özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. Mahkeme kararının cezalı tarhiyata ilişkin kısmının BOZULMASINA,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş (15) gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 25/03/2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :

Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu Vergi Mahkemesi kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyoruz.