Danıştay Kararı 4. Daire 2016/18462 E. 2021/3122 K. 10.06.2021 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2016/18462 E.  ,  2021/3122 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2016/18462
Karar No : 2021/3122

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, sahte fatura kullandığından bahisle vergi inceleme raporuna istinaden re’sen tarh edilen 2009/ 03, 05, 06, 07, 08, 09, 10, 11, 12. dönemleri vergi ziyaı cezalı katma değer vergileri ve 213 sayılı Kanun’un 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezalarının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; ihtilaflı dönemlerde davacıya fatura düzenleyen, Yenibosna Vergi Dairesi mükellefi, … , Kocasinan Vergi Dairesi mükellefi, … İnşaat Dek. Turiz. Otom. Ve Prom. Dış. Tic. Ltd. Şti. ve Küçükköy Vergi Dairesi mükellefi, … İnşaat. Nakl. Elek. Elektronik Reklam Org. San ve Tic. Ltd. Şti.’leri hakkındaki vergi tekniği raporlarındaki tespitlere göre; adı geçen mükellefler tarafından düzenlenen faturaların sahte olduğu hususu ortaya konulduğundan, dava konusu cezalı tarhiyatın buna ilişkin kısmında hukuka aykırılık; Bayrampaşa Vergi Dairesi mükellefleri … ve … hakkındaki vergi tekniği raporlarındaki tespitlere göre; bu mükelleflerin düzenlediği faturaların sahte olduğuna dair somut tespitler bulunmaması nedeniyle dava konusu cezalı tarhiyatların bu mükelleflerden alınan faturalardan kaynaklı kısım ve ceza kesilmesini öngören ve bu cezanın kesilmesine ilişkin koşulları düzenleyen Yasa maddesinde belirtilen unsurların hepsinin bir arada gerçekleşmemesi nedeniyle kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, davacının ihtilaflı dönemlerde hakkında sahte belge düzenleme nedeniyle vergi tekniği raporu bulunan mükelleflerden fatura aldığı ve alınan faturaları yasal defterlerine kaydettiği hususunun somut olarak tespit edildiği, gerçek bir emtia teslim ve hizmet ifası olmaksızın katma değer vergisi indiriminden yararlanılmasının mümkün olmadığı, dolayısıyla yapılan cezalı tarhiyatlarda hukuka aykırılık bulunmadığı, dava konusu mesnet alımlar için kanunen kabul edilebilir belge alınmadığından, kesilen özel usulsüzlük cezasının, ceza mevzuatına uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü;

İNCELEME VE GEREKÇE :
Davalı idare tarafından, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, temyize konu kararın özel usulsüzlük cezasına ilişkin hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemiştir.
Davalı idarenin, temyiz konusu kararın, … ve … ‘dan alımı ve indirim konusu edilen faturalara ilişkin kısmı yönünden temyiz istemine gelince;

213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, 134. maddesinin 1. fıkrasında, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu kurala bağlanmış, 359. maddesinin (b) bendinde ise gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgeler, sahte belge olarak tanımlanmıştır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 29. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisinin indirilebileceği hükme bağlanmıştır.
Buna göre, alış belgelerinde yer alan katma değer vergisinin indirim konusu yapılabilmesi için, alış faturası ya da benzeri vesikalarda ayrıca gösterilmesi ve bu vesikaların kanuni defterlere kaydedildiğinin tevsik edilmesinin yanında, söz konusu belgelerin gerçeği yansıtması da gerekmektedir.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerine göre, uyuşmazlığın esasını, davacıya anılan faturaları düzenleyen firmaların düzenlediği faturaların, gerçek bir mal ve hizmet satışını içerip içermediği, dolayısıyla sahte olup olmadığı hususlarının tespiti oluşturmakta olup, uyuşmazlığın çözümü için söz konusu belgelerin hukuki mahiyetinin anlaşılabilmesi bakımından, bu belgeleri tanzim eden mükellefler hakkında yapılan incelemeler sonucunda tespit edilen hususların irdelenmesi gerekmektedir.
Davacı adına fatura düzenleyen Bayrampaşa Vergi Dairesi mükellefi … hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı vergi tekniği raporunun incelenmesinden; adı geçen mükellefin … tarihinde … Mah. … Sok. No:… adresinde mefruşat ( perde, tül perde, yastık kılıfı vb.) ile diğer çeşitli dokuma ev eşyaları toptan satışı ile iştigal etmek üzere mükellefiyet tesis edildiği, 24/09/2009 tarihinde yapılan işe başlama yoklamasında, iş yerinin 65 m² olduğu, aylık kirasının 300-TL olduğu, toptan tekstil ürünleri ve yan malzemesi satışı ile iştigal edeceği, iş yerinde ücretli işçi bulunmadığı, iş yerinde muhtelif büro malzemelerinin bulunduğu, 24/03/2010 tarihli yoklamada, adı geçen mükellefin iş yerini 19/03/2010 tarihinde terk ettiği, mükellefin iş yeri adresine ve ikametgah adresine gönderilen defter ve belgenin ibraz edilmesine ilişkin yazı, adreste bulunmama nedeniyle tebliğ edilemediği, 2009 /10-11-12. dönemleri katma değer vergisi matrahının 148.012,16 TL, 2010/ 01-02. dönemleri katma değer vergisi matrahının ise 112.144,25 TL olduğu, 2009 yılı defter tasdik bilgilerine ulaşılamadığı, mükellef işletme hesabı esasına göre defter tuttuğunu beyan ettiği için BA-BS bildiriminde bulunmadığı, 2009 ve 2010 yıllarında adı geçen mükelleften emtia veya hizmet satın alan firmaların BA bildiriminin sırasıyla, 3.785.666,00-TL, 3.162.050,00 TL olduğu, buna karşın adı geçen mükellefe 2009 ve 2010 yıllarında emtia veya hizmet sattığını BS formuyla beyan eden firmaların bulunmadığı, rapor tanzim tarihi itibariyle mükellefin vadesi geçmiş ödemesi gereken toplam vergi borcunun 2.262,85- TL olduğu, mükellefin işe başlama tarihi olan 24/09/2009 tarihinden itibaren gerçek faaliyetinin komisyon karşılığı sahte belge düzenlemek olduğu yönünde tespitlere yer verilmiştir.
Davacı adına fatura düzenleyen Bayrampaşa Vergi Dairesi mükellefi, … hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı vergi tekniği raporunun incelenmesinden; adı geçen mükellefin 11/05/2009 tarihinde … Mah. … Sok. No… adresinde tekstil elyafı vb. malzemelerin toptan ticareti faaliyeti ile iştigal etmek üzere mükellefiyet tesis edildiği, 16/11/2009 tarihinde bağlı bulunduğu vergi dairesine işi bıraktığını bildirdiği, 12/05/2009 tarihli işe başlama yoklamasında, iş yeri büyüklüğünün 50 m² olduğu, iş yerinde bir adet masa, muhtelif sayıda raf ve yaklaşık 10000 TL civarında ticari emtianın bulunduğu, 18/11/2009 tarihli yoklamada, mükellefin iş yerini 16/11/2009 tarihinde terk ettiği ve iş yerinin kapalı olduğu, mükellefin ikametgah adresine defter belgenin ibraz edilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı yazının gönderildiği, 25/06/2010 tarihli adres tespit tutanağında adresin kapalı olduğu, çevreden yapılan araştırmada mükellefin tanınmadığı, muhtarlık kayıtlarının tetkikinde, kaydının mevcut olduğu ancak defter belge isteme yazısının tebliğ edilmediği, 2009 /05-06-07-08-09-10-11. dönemleri katma değer vergisi matrahının 233.257,54 TL olduğu, 2009/12. dönem ile 2010 hesap dönemine ilişkin katma değer vergisi beyannamesi bildiriminde bulunmadığı, mükellef işletme hesabı esasına göre defter tuttuğunu beyan ettiği için BA-BS bildiriminde bulunmadığı, 2009 ve 2010 yıllarında adı geçen mükelleften emtia veya hizmet satın alan firmaların BA bildirimlerinin sırasıyla 15.376.193,00 TL, 507.564,00 TL olduğu, adı geçen mükellefe 2010-2011 yıllarında emtia ve hizmet sattığını BS formuyla beyan eden firmaların bulunmadığı, Ağustos 2010 tarihi itibariyle vadesi geçmiş toplam vergi borcunun 4.456,40 TL olduğu, mükellefin işe başlama tarihi olan 24/09/2009 tarihinden itibaren gerçek faaliyetinin komisyon karşılığı sahte belge düzenlemek olduğu yönünde tespitlere yer verilmiştir.
Yukarıdaki tespitlerin değerlendirilmesinden, adı geçen mükelleflerin, faal olduğu dönemlerde beyan etmiş olduğu katma değer vergisi matrahına ulaşabilecek hacimde ticaret yapabilecek organizasyona, sermayeye ve fiziki kapasiteye sahip olmadıkları, kaldı ki mükelleflerin beyan etmiş olduğu katma değer vergisi matrahları ile mükelleften emtia veya hizmet satın alan diğer mükelleflerin BA bildirimleri arasında ciddi uyumsuzluk bulunduğu, şekli olarak bazı vergisel yükümlülüklerin yerine getirilmesine rağmen, adlarına tahakkuk eden hiçbir vergi borcunu ödemedikleri, hususları dikkate alındığında, adı geçen mükellefler tarafından davacıya düzenlenen söz konusu faturaların gerçek bir emtia teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığı sonucuna varılmış olup, aksi yöndeki Mahkeme kararında hukuki isabet görülmemiştir.
Öte yandan, Mahkemece yeniden yapılacak olan yargılamada, fatura aldığı Beyoğlu Vergi Dairesi mükellefi … hakkında da bir karar verileceği tabiidir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kısmen kabul, kısmen reddine,
2. Temyize konu … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının, özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. Mahkeme kararının … ve … ‘dan alınan faturalardan kaynaklanan tarhiyatlara ilişkin kısmının BOZULMASINA,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş (15) gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 10/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.