Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2016/18520 E. , 2021/1677 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2016/18520
Karar No : 2021/1677
TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- … Pano Elektrik Elektronik Mühendislik Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …
2- … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : …. Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, sahte fatura kullandığından bahisle vergi inceleme raporuna istinaden re’sen tarh edilen 2009/1, 2, 5 ila 11, 2010/1, 3, 6, 7, 9 dönemleri vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; davacının fatura aldığı … Vergi Dairesi mükellefi … Elektronik Kompenent Sanayi Ticaret Anonim Şirketi hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunun tetkikinden, adı geçen mükellef tarafından düzenlenen faturaların gerçek bir mal ve hizmet teslimine dayanmadığı anlaşıldığından, söz konusu faturalar nedeniyle yapılan cezalı tarhiyatlarda hukuka aykırılık bulunmadığı, … Vergi Dairesi mükellefi … Mühendislik Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda yer alan tespitler, anılan mükellef tarafından düzenlenen faturaların sahte olduğunu kanıtlamaya yeterli olmadığından, söz konusu faturalar nedeniyle yapılan cezalı tarhiyatlarda ve kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından, vergi inceleme raporunun eksik araştırmaya ve varsayıma dayalı olduğu, alımlarının gerçek olduğu, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Davalı idare tarafından, yapılan cezalı tarhiyatlarda hukuka aykırılık bulunmadığı, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Vergi Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Tarafların temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri iddialar bozulması istenilen kararın dayandığı gerekçeler karşısında, yerinde ve kararın kısmen kabul, kısmen ret kısmı yönünden bozulmasını sağlayacak durumda görülmemiştir.
Diğer taraftan mahkemece, davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporunda belirtilmesine karşın … Vergi Dairesi mükellefi …’dan alınan faturalar nedeniyle yapılan tarhiyat hakkında bir inceleme ve değerlendirme yapılmadığı görülmüştür.
Bu durumda anılan firma incelenerek yeniden bir karar verilmesi gerektiğinden mahkeme kararının bu kısmında hukuka uyarlık bulunmamıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin kısmen reddine, kısmen kabulüne,
2. Temyize konu … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının incelemesi yapılan mükelleflere isabet eden tarhiyatlar ile kesilen özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. Mahkeme kararının tarhiyatın …’dan alınan faturalara ilişkin kısmı hakkında değerlendirme yapılmak üzere BOZULMASINA,
4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş (15) gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 18/03/2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Davacı şirket adına, düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak sahte fatura kullanıldığından bahisle 2009/1, 2, 5 ila 11, 2010/1, 3, 6, 7, 9 dönemlerine ilişkin olarak re’sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemiyle açılan davayı kısmen kabul, kısmen reddeden Vergi mahkemesi kararı temyiz edilmiştir.
Katma Değer Vergisi Kanununun 29. maddesinde mükelleflerin, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisini indirim konusu yapabileceği; 34. maddesinde ise indirim konusu yapılacak olan katma değer vergisinin alış faturalarında ayrıca gösterilmesi gerektiği kurallarına yer verilmiştir.
Katma değer vergisi indirimi yapılabilmesi için vergisi indirim konusu yapılacak işlemlerle ilgili fatura ve benzeri vesikaların gerçeği yansıtması gerektiğinde kuşku yoktur. Bu bakımdan, vergi indirimine konu edilen faturaların gerçekten yapılmış bir teslime, hizmet ifasına ilişkin olup olmadığının tespiti bakımından faturayı düzenleyen hakkındaki tespitlerin değerlendirilmesi gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden davacı şirkete fatura düzenleyen … Vergi Dairesi mükellefi … Mühendislik Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı Vergi Tekniği Raporunda, şirketin 25/06/2008 tarihinde ikamet amaçlı binaların inşaatı faaliyetinde bulunmak üzere mükellefiyet tesis ettirdiği, 31/03/2011 tarihinde mükellefiyetinin re’sen terkin edildiği, defter ve belge isteme yazısı usulüne uygun tebliğ edildiği halde ibraz yükümlülüğünün yerine getirilmediği, 08/06/2009 tarihinde yapılan yoklamada, adreste 19/11/2008 tarihinden itibaren başka bir mükellefin faaliyette olduğu, şirket ortağı ile yapılan görüşmede mükellefin adresinin değiştiğini beyan ettiği, yoklama memurunca yeni adreste şirket müdürü ile yapılan görüşmede, mükellefin elektrik inşaat taahhüt işi ile iştigal ettiği, işyerinin merkez büro ofis olarak kullanıldığı, işyerinde bir personelin çalıştığı, şube ve deposunun olmadığı, fiili faaliyetlerin iş alınan adreslerde bulunan şantiyelerde yapıldığı, 02/07/2009 tarihinde yapılan yoklamada, işyerinin 90 metrekare olduğu, işyerinde üç personel çalıştığı, 14/08/2009 tarihinde yapılan yoklamada, depo işyerinin yaklaşık 250 metrekare olduğu, işyerinde forklift, muhtelif raflar ve yaklaşık 120.000,00 TL civarında emtia olduğu, bir işçinin çalıştığı, 08/01/2011 tarihinde yapılan yoklamada, işyerinin boş ve kapalı olduğu, çevreden yapılan araştırmada mükellefin yaklaşık bir yıl önce ayrıldığının tespit edildiği, mükellefin müdürü ile ortağının hakkında olumsuz tespitler bulunan başka firmalarda ortaklığının bulunduğu, 2009 ve 2011 yılına ilişkin kurumlar vergisi beyannamesinin verilmediği, 2009 yılında 6.036.389,20 TL matrah beyan edilmesine rağmen 4.527,04 TL ödenecek katma değer vergisi beyan ettiği, 2010 yılında ise 605.486,19 TL matrah beyan edildiği ancak ödenecek katma beyan etmediği, 2009, 2010 ve 2011 yıllarında beyan ettiği işçilere ilişkin stopaj ödemelerini yapmadığı, 28.030,57 TL vergi aslı borcu bulunduğu yönünde tespitlere yer verildiği görülmektedir.
Tespitlerden, yüksek tutarlı katma değer vergisi matrahları beyan etmesine rağmen söz konusu ciroya ulaşılabilmesinin ticari ve teknik icaplara uygun düşmediği gözönüne alındığında, adı geçen mükellefin davacı şirkete düzenlediği faturaların gerçeği yansıtmadığının yeterli, somut ve hukuken geçerli tespitlerle ortaya konulmadığının söylenemeyeceği sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının anılan mükelleften alınan faturalar nedeniyle yapılan cezalı tarhiyata yönelik ksımının bozulması gerektiği görüşüyle karara katılmıyoruz.