Danıştay Kararı 4. Daire 2016/19679 E. 2021/1418 K. 03.03.2021 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2016/19679 E.  ,  2021/1418 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2016/19679
Karar No : 2021/1418

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Yayıncılık Bilişim Sanayi Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, sahte fatura kullandığından bahisle tarh edilen 2011/2 ila 6 dönemleri vergi ziyaı cezalı katma değer vergileri ile 213 sayılı Kanun’un 353/1 maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; davacı adına fatura düzenleyen … Vergi Dairesi mükellefi … hakkında yapılan incelemelerde bu mükellefin düzenlediği faturaların sahte olduğu, gerçek ticari faaliyetlerinin bulunmadığı hususunun açık ve somut olarak ortaya konulamadığı anlaşıldığından davacı adına yapılan cezalı tarhiyatlarda hukuka uyarlık bulunmadığı; Kanunda öngörülen şekilde ve hukuken geçerli somut bir tespit yapılmadığından, kesilen özel usulsüzlük cezasında da hukuka uyarlık görülmediği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacı adına yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı, temyiz isteminin kabulü ve Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Vergi Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Davalı idarenin, kararın 213 sayılı Kanun’un 353/1 maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasına ilişkin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü iddialar, temyize konu edinilen Mahkeme kararının bu kısmının bozulmasını sağlayacak nitelikte görülmemiştir.
Davalı idarenin, kararın …’den alınan faturalar nedeniyle vergi ziyaı cezalı olarak tarh edilen katma değer vergisine dair kısmına ilişkin temyiz istemine gelince;
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, 134. maddesinin 1. fıkrasında, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu kurala bağlanmış, 359. maddesinin (b) bendinde ise gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgeler, sahte belge olarak tanımlanmıştır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 29. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisinin indirilebileceği hükme bağlanmıştır.
Katma değer vergisi, bünyesinde yer alan indirim müessesesiyle yansıtılabilir bir vergidir. Katma değer vergisi sisteminde mükellef ve sorumlu; üretim ve dağıtım kademeleri içinde, verginin tahsiline, indirimlerin yapılmasına, beyan edilip ödenmesine aracılık eder. Bu bakımdan indirim, mükellefiyete bağlı bir görev olduğu kadar aynı zamanda bir haktır. Katma değer vergisinde genel prensip, vergiye tabi teslimler üzerinden hesaplanan vergiden, alış faturalarında gösterilen verginin indirilmesidir. Katma değer vergisi indirimi hakkından yararlanabilmek için Kanun bazı şartların varlığını öngörmüştür. Bu şartların bir kısmı esasa, bir kısmı ise şekle ilişkindir. Katma değer vergisi, vergiyi doğuran olayın gerçekleşmesi halinde, zincirleme olarak kendi içinde otokontrol sistemi taşımaktadır.
Kayıt ve belge nizamına uyulması ve faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanması halinde, mal teslimi veya hizmet ifasına bağlı olarak tahsil edilen katma değer vergisinden, mükelleflerin kendilerine yapılan teslim ve ifaya ilişkin olarak ödedikleri katma değer vergisini indirmeleri mümkün olup, aksi durumda, faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığının tespiti halinde, bu faturalarda yer alan katma değer vergisinin indirimi mümkün bulunmamaktadır.
Buna göre, alış belgelerinde yer alan katma değer vergisinin indirim konusu yapılabilmesi için, alış faturası ya da benzeri vesikalarda ayrıca gösterilmesi ve bu vesikaların kanuni defterlere kaydedildiğinin tevsik edilmesinin yanında, söz konusu belgelerin gerçeği yansıtması da gerekmektedir.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerine göre, uyuşmazlığın esasını, davacıya anılan faturaları düzenleyen firmanın düzenlediği faturaların, gerçek bir mal ve hizmet satışını içerip içermediği, dolayısıyla sahte olup olmadığı hususlarının tespiti oluşturmakta olup, uyuşmazlığın çözümü için söz konusu belgelerin hukuki mahiyetinin anlaşılabilmesi bakımından, bu belgeleri tanzim eden mükellef hakkında yapılan incelemeler sonucunda tespit edilen hususların irdelenmesi gerekmektedir.
Davacının fatura aldığı … Vergi Dairesi mükellefi … hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı Vergi Tekniği Raporu’nda; fotokopi ve ozalit çekimi işi iştigal etmek üzere 26/04/2009 tarihinde mükellefiyet tesis ettirdiği, 31/12/2011 tarihinde işini terk ettiği, 04/05/2009 tarihli yoklamada, 85 m2 büyüklüğündeki iş yerinde tabela unvanı “…” olarak dijital baskı, kopyalama, ozalit ve fotokopi işine başladığı, iş yerinde 2 işçi çalıştırılacağını beyan ettiği, yoklama esnasında faturalarını ibraz edemediği, iş yerinde 1 adet kapak takma makinesi, 1 adet kağıt kesme giyotini, 1 adet renkli fotokopi makinesi, 2 adet bilgisayar, 1 adet fax ve muhtelif büro malzemeleri bulunduğunun tespit edildiği, mükellefin … Vergi Dairesi Müdürlüğünde kayıtlı iken, … Vergi Dairesi Müdürlüğü yetki alanında aynı işleri yapmak üzere şube iş yeri açtığı, 03/03/2010 tarihli dilekçe ve ekinde bulunan “İşe Başlama Bildirimi” ile 27/02/2010 tarihinde merkez iş yerini terk ettiği ve şube iş yerini merkez iş yeri adresi olarak belirlediğini bildirdiği, 19/03/2010 tarihli yoklamada, iş yerinde 3 işçi çalıştığının, muhtelif fotokopi makineleri ile büro malzemeleri bulunduğunun tespit edildiği; 25/03/2011 tarihli yoklamada, faaliyetine devam ettiği, faaliyet konusunun dijital baskı olduğu, 4 işçi çalıştırıldığı, iş yerinde 2 adet 75 kopya, 1 adet 120 kopya, 2 adet 105 kopya, 1 adet ozalit, 3 adet afiş poster makinesi, 9 adet bilgisayar, 2 adet giyotin, 2 adet kapak kapatma makinesi, 1 adet laminasyon cihazı, 5 ton kağıt bulunduğu, iş yerinin 100 m2 büyüklüğünde ve aylık kirasının 500,00 TL olduğu hususlarının tespit edildiği, mükellefin … Vergi Dairesi Müdürlüğüne gönderdiği 13/01/2012 tarihli dilekçe ekinde yer alan “İş Bırakma Bildirimi” ile 31/12/2011 tarihi itibariyle işini terk ettiğini bildirdiği, 06/02/2012 tarihli yoklamada, adreste 15/09/2011 tarihinden itibaren farklı bir mükellefin faaliyette olduğunun tespit edildiği, mükellefin 2011 yılına ait katma değer vergisi matrahları toplamının 1.959.944,00 TL olduğu, 2011 yılında Bs formları ile toplamda 74 adet belge ile 2.777.750,00 TL tutarında mal/hizmet satışında bulunduğunu bildirdiği, diğer mükellefler tarafından ise Ba formları ile mükelleften 213 belge karşılığında 7.888.113,00 TL tutarında mal/hizmet alışı yapıldığının bildirildiği, mükellefin bu dönemde Ba formları ile 2.157.089,00 TL tutarında mal ve hizmet alımı yaptığını bildirmesine rağmen, karşı mükellefler tarafından verilen Bs formlarına göre 252.105,00 TL tutarında alış yaptığının tespit edildiği, mükellefin mal ve hizmet alımı yaptığını bildirdiği mükelleflerin çoğu hakkında sahte fatura düzenledikleri yönünde tanzim edilmiş raporlar veya olumsuz tespitler bulunduğu, 2012 yılında faaliyetini sonlandırdığından Ba ve Bs formlarını vermediği, aynı dönemde diğer mükelleflerin Ba formları ile mükelleften 11 belge karşılığında 155.803,00 TL tutarında alış yaptıklarını bildirdikleri, mükellefin muhtasar beyannamelerine göre 2011 yılının ilk altı ayında 5-6, son altı ayında ise 1 işçi çalıştırdığını beyan ettiği, raporun tanzim edildiği tarih itibarıyla 35.740,99 TL tutarında ödenmemiş vergi borcu olduğu, 2011 ve 2012 yıllarında düzenlediği faturalar ile mükellefin anteti kullanılarak düzenlenen faturaların tamamının sahte belge olarak kabul edilmesi gerektiği sonucuna varıldığı tespitlerine yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen tespitlerin birlikte değerlendirilmesinden, söz konusu mükellefin beyan ettiği satış tutarları ile diğer mükelleflerin Ba-Bs bildirimleri arasında uyumsuzluklar olduğu, mal ve hizmet alımı yapıldığı bildirilen mükelleflerin çoğu hakkında sahte fatura düzenledikleri yönünde tanzim edilmiş raporlar veya olumsuz tespitler bulunduğu, kullanılan sahte faturalar ile mükellefin kapasitesinin ve ticari organizasyonun olduğundan fazla gösterilmeye çalışıldığı, elde edilen yüksek tutarlı ciroya rağmen tahakkuk eden vergilerin ödenmediği hususları dikkate alındığında, mükellefin uyuşmazlık konusu dönemde davacıya düzenlediği faturaların sahte belge niteliğinde olduğu sonucuna ulaşıldığından, bu faturalar nedeniyle yapılan cezalı tarhiyatlarda hukuka aykırılık, aksi yönde verilen Vergi Mahkemesi kararının buna ilişkin kısmında ise hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kısmen kabul, kısmen reddine,
2. Temyize konu … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. Mahkeme kararının vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatına ilişkin kısmının BOZULMASINA,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş (15) gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 03/03/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.