Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2016/20025 E. , 2021/3800 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2016/20025
Karar No : 2021/3800
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : …Vergi Dairesi Başkanlığı
(…Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
İSTEMİN KONUSU : …Vergi Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Sahte fatura kullandığından bahisle davacı adına resen tarh eden 2010/05 ilâ 12. dönemleri vergi ziyaı cezalı katma değer vergileri ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu 353/1. maddesi gereğince kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; davacının 2010 yılında bir kısım alımlarını, hakkında vergi tekniği raporu düzenlenen mükelleflerden aldığı faturalar ile belgelendirdiği, davacıya fatura düzenleyen mükellefler hakkında düzenlenen vergi tekniği raporlarının incelendiği, Esenler Vergi Dairesi mükellefi …, Küçükçekmece Vergi Dairesi mükellefi …, Kocasinan Vergi Dairesi mükellefi …, Küçükçekmece Vergi Dairesi mükellefi …, Beyazıt Vergi Dairesi mükellefi …, Gaziosmanpaşa Vergi Dairesi mükellefi …hakkında düzenlenen vergi tekniği raporlarındaki tespitlerin, bu mükelleflerin sahte ve muhteviyatı itibarı ile yanıltıcı belge düzenlediği hususlarında somut ve yeterli olmadığı sonucuna varıldığından, davacının bu mükelleflerden aldığı fatura tutarları üzerinden indirim konusu yaptığı katma değer vergilerinin reddedilerek ilgili dönemler için vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatı yapılmasında hukuka uyarlık, Kocasinan Vergi Dairesi Cemal Dikbaş, Halkalı Vergi Dairesi mükellefi …Tekstil Bilgisayar Gıda İnş. ve Otomotiv San. Tic. Ltd. Şti., İkitelli Vergi Dairesi mükellefi …, Bayrampaşa Vergi Dairesi mükellefi …, Kocasinan Vergi Dairesi mükellefi …, Atışalanı Vergi Dairesi mükellefi …, Yenibosna Vergi Dairesi mükellefi …Ltd. Şti., Bayrampaşa Vergi Dairesi Müdürlüğü mükellefi …, Avcılar Vergi Dairesi mükellefi …, Güngören Vergi Dairesi mükellefi …, Avcılar Vergi Dairesi mükellefi …, Pendik Vergi Dairesi mükellefi …, Beylikdüzü Vergi Dairesi mükellefi …, Avcılar Vergi Dairesi mükellefi …, Avcılar Vergi Dairesi mükellefi …, Kocasinan Vergi Dairesi mükellefi ……, Güneşli Vergi Dairesi mükellefi …, Zincirlikuyu Vergi Dairesi mükellefi ……, Kartal Vergi Dairesi mükellefi …, Bayrampaşa Vergi Dairesi mükellefi ……, Bayrampaşa Vergi Dairesi mükellefi …, Atışalanı Vergi Dairesi mükellefi ……, Atışalanı Vergi Dairesi mükellefi Tasf. Hal. …Teks. Oto Yed. Par. İnş.Ltd. Şti.’ den aldığı fatura tutarları üzerinden indirim konusu yaptığı katma değer vergilerinin reddedilerek ilgili dönemler için vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatı yapılmasında ise hukuka aykırılık bulunmadığı, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının, olayın gerçek mahiyetini gösterir somut bir tespit yapılmadığı gerekçesiyle hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, kararın aleyhe olan hüküm fıkraları yönünden bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kısmen kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
…ve …tarafından düzenlenen faturalar nedeniyle tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerine ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasına ilişkin olarak temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, bozulması istenilen kararın dayandığı gerekçeler karşısında, yerinde ve kararın buna ilişkin kısmının bozulmasını sağlayacak durumda görülmemiştir.
Davalı idarenin diğer faturalardan kaynaklanan KDV tarhiyatına ilişkin temyiz istemine gelince;
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, 134. maddesinin 1. fıkrasında, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu kurala bağlanmış, 359. maddesinin (b) bendinde ise gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgeler, sahte belge olarak tanımlanmıştır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 29. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisinin indirilebileceği hükme bağlanmıştır.
Buna göre, alış belgelerinde yer alan katma değer vergisinin indirim konusu yapılabilmesi için, alış faturası ya da benzeri vesikalarda ayrıca gösterilmesi ve bu vesikaların kanuni defterlere kaydedildiğinin tevsik edilmesinin yanında, söz konusu belgelerin gerçeği yansıtması da gerekmektedir.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerine göre, uyuşmazlığın esasını, davacıya anılan faturaları düzenleyen firmanın düzenlediği faturaların, gerçek bir mal ve hizmet satışını içerip içermediği, dolayısıyla sahte olup olmadığı hususlarının tespiti oluşturmakta olup, uyuşmazlığın çözümü için söz konusu belgelerin hukuki mahiyetinin anlaşılabilmesi bakımından, bu belgeleri tanzim eden mükellef hakkında yapılan incelemeler sonucunda tespit edilen hususların irdelenmesi gerekmektedir.
…hakkında düzenlenen …tarih ve …sayılı Vergi Tekniği Raporu’nda, 11/11/2009 tarihinde toptan iplik satışı faaliyetinde bulunmak üzere mükellefiyet tesis ettirdiği, 19/03/2010 tarihinde kendi talebiyle mükellefiyeti bıraktığı, defter ve belgelerinin ibraz edilmesine ilişkin yazı kendisine tebliğ edilmesine karşın ibraz etmediği, 11/11/2009 tarihli işe başlama yoklamasında, işyerininin 25 m2 olduğu, depo ve şubesinin bulunmadığı, işçi çalıştırmadığı, muhtelif demirbaş eşyanın bulunduğu, 17/03/2010 tarihli yoklamada, işyerinin kapalı olduğu, 2009 yılında, beyan ettiği KDV matrahı 131.100 TL olmasına karşın, Ba-Bs analizinde 918.887 TL’lik mal ve hizmet sattığı, 2010 yılında ise, KDV matrahı 221.000 TL olmasına karşın, Ba-Bs analizinde 4.377.350 TL’lik mal ve hizmet satışı olduğu, hiç vergi ödemesi olmadığı, Sosyal Güvenlik Merkezi ile yapılan yazışmada, mükellefin, 2009/12-2010/3 dönemleri arasında işçi çalıştırmasına rağmen prim borçlarına ilişkin de ödeme yapmadığı tespitlerine yer verilmiştir.
Mükellefin iktisadi ve teknik olarak yüksek tutarda hasılat elde edebilecek kapasitesinin olmadığı, defter ve belgelerini sunmadığı, hiç vergi ve prim ödemesinin olmadığı, KDV bildirimleri ile mükelleften mal ve hizmet satın aldığını bildiren mükelleflerin beyanlarının uyumsuz olduğu dikkate alındığında anılan mükellefin gerçek ticari muamele gerçekleştirmeyip münhasıran sahte fatura ticareti ile iştigal ettiği sonucuna ulaşıldığından bu mükelleften alışlar nedeniyle yapılan cezalı tarhiyat yönünden davanın kabulüne ilişkin karar kısmında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
…hakkında düzenlenen …tarih ve …sayılı Vergi Tekniği Raporunda özetle; 21/05/2009 tarihinde sanayi tipi iplik alım satım faaliyetinde bulunmak üzere mükellefiyet tesis ettirdiği, 25/01/2010 tarihinde işi bıraktığı, 29/05/2009 tarihli yoklamada, işyerinde demirbaş mobilya, muhtelif raf ve iplikler olduğu, ödevlinin malları nereden ve kaça aldığını bilmediği, 11/06/2009 tarihli yoklamada, iş yerinde muhtelif iplikler olduğu, iplik miktarının 300 kutu olduğu, ipliklerin …iplikten ve …iplikten alındığı, irsaliye ya da faturasının bulunmadığı, 16/02/2010 tarihi yoklamada, sigortalı çalışanın beyanına göre mükellefin tespit anında iş yerinde bulunmadığı, iş yerine nadiren uğradığı, demirbaş ve emtiasının mevcut olduğu, ancak iş yerinde vergi levhası, fatura ve irsaliyenin bulunmadığı, 2009 yılında 414.150,00 TL KDV matrahı beyan ettiği, Ba-Bs analizinde ise, 5.649.062,00 TL’lik fatura düzenlediğinin başka mükelleflerce beyan edildiği, 2010 yılı KDV toplam matrahının 81.500,00 TL olmasına karşın, Ba formlarında başka mükelleflerce 1.402.776,00 TL’lik bildirim yapıldığı tespitlerine yer verilmiştir.
Mükellefin KDV matrahları ile BA BS formları arasında uyumsuzluk bulunduğu, beyan edilen hasılata göre, yoklamalardaki tespitler dikkate alındığında bu denli bir iş hacmine ulaşılmasının ticari ve teknik icaplara uymadığı, yoklamalarda, işyerinde bulunan mallara ait faturaların bulunmadığı, 25/01/2010 tarihinde işi bıraktığı halde 16/02/2010 tarihli yoklamada faaliyete devam ettiğinin tespit edildiği ve işi bıraktığı tarihten sonra davacıya fatura düzenlediği dikkate alındığında, adı geçen mükellef tarafından davacıya düzenlenen faturaların sahte olduğu sonucuna ulaşıldığından, bu mükelleften alışlar nedeniyle yapılan cezalı tarhiyat yönünden davanın kabulüne ilişkin karar kısmında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
…hakkında düzenlenen 12/06/2013 tarih ve 3088/17 sayılı raporda özetle; toptan ayakkabı ve deri alım satımı işi ile iştigal etmek üzere 08/02/2010 tarihinde mükellefiyet tesis ettirdiği, 11/08/2011 tarihinde vergi dairesince mükellefiyetinin terkin edildiği, sahte fatura düzenlemek sebebiyle şüpheli olan bir şahsın evinde davacıya ait bir koçan boş irsaliyeli fatura bulunduğu, 17/02/2010 tarihli yoklamada işyerinin 30 metrekare aylık kirasının 400,00 TL olduğu, 1 kişinin çalıştığı, 18/06/2010 tarihli yoklamada faaliyetine devam ettiği, 3 işçi çalıştığı, işyerinde 800 çift ayakkabı bulunduğu, 1 adet kompresör, 1 adet taban yapıştırma, 1 adet taban ısıtma makinesinin bulunduğu, 11/08/2011 tarihli yoklamada adreste olmadığı, mükellefin bilinmediği ve tanınmadığı, kesinleşen gecikme zammıyla birlikte 2.993,14 TL vergi borcu olduğu, 2010 döneminde 839.559,50 TL KDV beyanında bulunduğu, anlaşmalı matbaanın ifadesine başvurulduğunda ilgili faturaların kendisi tarafından basımının yapılmadığı, faturaların taklit edildiği beyanında bulunduğu, 11/08/2011 tarihinde mükellefiyeti resen terk ettirilmesine karşın fatura düzenlediği, 2010 takvim yılında 3.463.420,00 TL., 2011 yılında 537.278,00 TL, 2012 yılında 289.560,00-TL iş hacmine ulaştığı, tespitlerine yer verilmiştir.
Mükellefin davacıya düzenlediği faturalar incelendiğinde faaliyet konusu ile ilgisi bulunmayan yapışkan tela, bez tela kıl tela ekstrafur faturası düzenlediği, hasılatı ile beyan ettiği varlık kalemlerinin uyumsuz olduğu, anlaşmalı matbaanın ifadesine başvurulduğunda ilgili faturaların kendisi tarafından basımının yapılmadığı, faturaların taklit edildiğini beyan ettiği dikkate alındığında, mükellefin gerçekte her hangi bir ticari faaliyette bulunmaksızın sahte fatura ticareti ile iştigal ettiği sonucuna ulaşıldığından bu mükelleften alışlar nedeniyle yapılan cezalı tarhiyat yönünden davanın kabulüne ilişkin karar kısmında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
…hakkında düzenlenen …tarih ve …sayılı vergi tekniği raporunda; tekstil ürünleri imalatı ve toptan satışı işi ile ilgili olarak 15/03/2009 tarihinde mükellefiyet tesis ettirdiği, 06/04/2009 tarihli yoklama fişinde işyerinde 5 dikiş makinası, 1 adet masa ve koltuk bulunduğu, 4 işçi çalıştığı, işyerinin 70 m2 olduğu, 28/07/2009 tarihli yoklama fişinde 14/07/2009 tarihi itibariyle temizlik işleriyle ilgili olarak şube faaliyetinde bulunduğu, şube açılışının henüz vergi dairesine bildirilmediği, 16/09/2009 tarihli yoklama fişinde adresinde bulunmadığı, komşularının ara sıra geldiğini beyan ettiği, 24/10/2009 tarihli yoklama fişinde hazır giyim üretim ve toptan satış faaliyetinde bulunduğu, beyanına göre 85.000,00 TL tutarında emtiası olduğu, 6 çalışanı, kesme makinası, overlok masası, dikiş makinası bulunduğu tespitlerine yer verildiği, 27/05/2010 tarihinde adreste başka bir mükellef faaliyet gösterdiği için defter belge isteme yazısının tebliğ edilemediği, akabinde mükellefe ikametgah adresinde de ulaşılamadığı, 2010 yılına ilişkin olarak hiçbir beyanname verilmediği, 2009 yılına ilişkin beyan edilen vergilerin hiçbirinin ödenmediği, 2009 yılı KDV beyanının 3.339.566,55 TL olduğu, mal ve hizmet alışı yapanların bildirimlerine göre 2009’da 23.372.634,00 TL, 2010’da 3.101.995,00-TL tutarında fatura düzenlediği tespitlerine yer verilmiştir.
Mükellef nezdinde düzenlenen yoklamadaki tespitlerle birlikte değerlendirildiğinde raporda belirtilen cirolara ulaşılmasının mümkün olmadığı, 2010 yılında hiç beyanname vermediği, vergisel ödevlerini yerine getirmediği, işyeri adresini kapanış bildirimi vermeksizin terk ettiği, davacıya fatura düzenlediği tarihte mükellefin kayıtlı adresinde başka bir firmanın faaliyet gösterdiği dikkate alındığında, düzenlediği belgelerin sahte olduğu kanaatine varılmış, bu mükelleften alışlar nedeniyle yapılan cezalı tarhiyat yönünden davanın kabulüne ilişkin karar kısmında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kısmen kabul, kısmen reddine,
2. Temyize konu …. Vergi Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının, …ve …’ ten temin edilen faturalara ilişkin tarh edilen vergi ziyaı cezalı Katma Değer Vergisine ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. Mahkeme kararının …, …, …, ……’den temin edilen faturalara ilişkin tarh edilen vergi ziyaı cezalı Katma Değer Vergisine ilişkin kısmının BOZULMASINA,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş (15) gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 06/07/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.