Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2016/20200 E. , 2021/2970 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2016/20200
Karar No : 2021/2970
TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- … Doğalgaz Mühendislik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
2- … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, sahte fatura kullanıldığı ileri sürülerek vergi inceleme raporuna istinaden re’sen tarh edilen 2010/2,3,5,6 dönemleri vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; davacının fatura aldığı Hocapaşa Vergi Dairesi mükellefi … Haberleşme ve Elekt. Ür. İth. İhr. Paz. Top. Tic. Ltd. Şti. hakkındaki tespitlerin faturaların sahte olduğunu ispata yeterli bulunmadığından bu mükelleflerden alınan faturalardan kaynaklı vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinde hukuka uyarlık; Silivri Vergi Dairesi mükellefi … ile Bakırköy Vergi Dairesi mükellefi … haklarındaki tespitlerden ise bunların düzenlendiği faturaların gerçek bir alım satıma dayalı olmayan sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge olduğu anlaşıldığından uyuşmazlık konusu dönemler için anılan faturalara isabet eden vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinde ise hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI : Mahkeme kararının aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Mahkeme kararının aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Vergi Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Davacının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü iddialar kararın … ile …’dan alınan faturalara isabet eden cezaslı tarhiyatlara ilişkin kısmının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmamıştır.
Davalı idarenin … Haberleşme ve Elekt. Ür. İth. İhr. Paz. Top. Tic. Ltd. Şti.’nden alınan faturalara isabet eden cezalı tarhiyatlara ilişkin temyiz istemine gelince;
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, 134. maddesinin 1. fıkrasında, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu kurala bağlanmış, 359. maddesinin (b) bendinde ise gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgeler, sahte belge olarak tanımlanmıştır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 29. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisinin indirilebileceği hükme bağlanmıştır.
Katma değer vergisi, bünyesinde yer alan indirim müessesesiyle yansıtılabilir bir vergidir. Katma değer vergisi sisteminde mükellef ve sorumlu; üretim ve dağıtım kademeleri içinde, verginin tahsiline, indirimlerin yapılmasına, beyan edilip ödenmesine aracılık eder. Bu bakımdan indirim, mükellefiyete bağlı bir görev olduğu kadar aynı zamanda bir haktır. Katma değer vergisinde genel prensip, vergiye tabi teslimler üzerinden hesaplanan vergiden, alış faturalarında gösterilen verginin indirilmesidir. Katma değer vergisi indirimi hakkından yararlanabilmek için Kanun bazı şartların varlığını öngörmüştür. Bu şartların bir kısmı esasa, bir kısmı ise şekle ilişkindir. Katma değer vergisi, vergiyi doğuran olayın gerçekleşmesi halinde, zincirleme olarak kendi içinde otokontrol sistemi taşımaktadır.
Kayıt ve belge nizamına uyulması ve faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanması halinde, mal teslimi veya hizmet ifasına bağlı olarak tahsil edilen katma değer vergisinden, mükelleflerin kendilerine yapılan teslim ve ifaya ilişkin olarak ödedikleri katma değer vergisini indirmeleri mümkün olup, aksi durumda, faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığının tespiti halinde, bu faturalarda yer alan katma değer vergisinin indirimi mümkün bulunmamaktadır.
Buna göre, alış belgelerinde yer alan katma değer vergisinin indirim konusu yapılabilmesi için, alış faturası ya da benzeri vesikalarda ayrıca gösterilmesi ve bu vesikaların kanuni defterlere kaydedildiğinin tevsik edilmesinin yanında, söz konusu belgelerin gerçeği yansıtması da gerekmektedir.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerine göre, uyuşmazlığın esasını, davacıya anılan faturaları düzenleyen firmanın düzenlediği faturaların, gerçek bir mal ve hizmet satışını içerip içermediği, dolayısıyla sahte olup olmadığı hususlarının tespiti oluşturmakta olup, uyuşmazlığın çözümü için söz konusu belgelerin hukuki mahiyetinin anlaşılabilmesi bakımından, bu belgeleri tanzim eden mükellef hakkında yapılan incelemeler sonucunda tespit edilen hususların irdelenmesi gerekmektedir.
Davacının fatura aldığı Hocapaşa Vergi Dairesi mükellefi … Haberleşme ve Elekt. Ür. İth. İhr. Paz. Top. Tic. Ltd. Şti. hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı Vergi Tekniği Raporu incelendiğinde; telekomünikasyon ekipman ve parçalarının toptan ticareti işiyle uğraşmak üzere 01/2008’de mükellefiyet tesis ettirdiği, mükellefiyetinin 31/05/2011 tarihi itibariyle re’sen terkin edildiği, 2009 ilâ 2012 yıllarına ait defter-belgelerini vergi incelemesi için ibraz etmediği, en son ortaklarının %99 hisseli … ve %1 hisseli … olduğu, 15/09/2009 tarihinde kanuni temsilciliğini …’in üstlendiği; …’in 24/09/2010 tarihinde tescil edilen karar ile hisselerini …’a devrettiği ve …’ın kanuni temsilci seçildiği, mükellefin 22/07/2010 ve 20/01/2011 tarihlerinde adres değişikliği yaptığı, mükellefin 40 cilt fatura bastırdığı, mükellefin tarh dosyasında 2009 ila 2012 yıllarına ait defter tasdik bilgilerinin bulunmadığı, 2010 ve sonraki yıllara ilişkin muhtasar beyannameleri ile kurumlar vergisi beyannamelerini vermediği, 2009/5-2011/5 dönemleri arasındaki toplam matrahın 36.117.993,87 TL, tahakkuk eden KDV’nin 6.509.469,53 TL ve ödenecek KDV’nin 42.710,49 TL olduğu, mükellefin tahakkuk eden vergilere ilişkin hiç ödeme yapmadığı, Ba-Bs analizlerine göre, 2009 ila 2012 yılları arasında mükelleften alış beyan edilen tutarın 32.287.353 TL olduğu, 2009-2010 yıllarında alış yaptığı mükelleflerden 18’i hakkında sahte fatura düzenlemekten dolayı vergi tekniği raporu bulunduğu, 01/02/2008 tarihli işe başlama yoklamasına göre, işyerinin 80 m2 olduğu, 1 işçinin bulunduğu, mükellefin toptan cep telefonu ticareti ve tamir işine başladığı, aynı işyerini … İletişim Elektronik Ür. İth. İhr. Paz. Ltd. Şti. ile birlikte kullandığı, işyerinde demirbaş olarak 8 adet çalışma tezgahı, 8 adet bilgisayar, 2 adet masa, 12 koltuk, 3 havye, 3 evrak dolabı, 2 klima bulunduğu; 10/06/2009 ve 12/11/2009 tarihli yoklamalara göre, şirketin faal olduğu, 5 işçisinin bulunduğu, ihracat ve imalatın olmadığı, şube ve deposunun bulunmadığı, 22/12/2010 tarihli yoklamaya göre, şirketin adreste faaliyette bulunmadığı, adresin boş ve kapalı olduğu, şirketin adresten ayrıldığının ve yeni adresinin bilinmediğinin beyan edildiği, 27/09/2011 tarihli yoklamaya göre, şirketin adreste faaliyette bulunmadığı, adresin boş ve kapalı olduğu, şirketin yaklaşık 1 yıl önce adresten ayrıldığının ve yeni adresinin bilinmediğinin beyan edildiği, 20/12/2011 tarihli yoklamaya göre, şirketin adreste faaliyette bulunmadığı, adresin boş ve kapalı olduğu, şirketin adresten ayrıldığının ve yeni adresinin bilinmediğinin beyan edildiği, nakil bildirimi sonrası yeni adreste yapılan 09/12/2011 tarihli yoklamaya göre, böyle bir adresin mevcut olmadığı, 09/12/2013 tarihli defter-belge yazısını 12/12/2013 tarihinde tebellüğ eden kanuni temsilcisi … tarafından gönderilen 26/12/2013 tarihli cevabi mektupta, adı geçenin, “şirkete çaycı-odacı olarak girdiğini, … isimli şahsın şirketin vergi borçları olduğunu söyleyerek 3 aylığına şirketi üzerine almasını istediğini ve kendisinin şirketi devraldığını, şirketin defter-belgelerini hiç görmediğini ve almadığını, …’nun bildiği kadarıyla cezaevinde olduğunu, o dönemde kendisini iş amacıyla Gürcistan’a gönderdiklerini, … isimli şahsın kendisinden genel vekaletname alıp usulsüz işlemleri yaptığını, bu şahsın nerede olduğunu bilmediğini, mağdur olduğunu” beyan ettiği, … isimli şahsın Mernis’te adresine rastlanmadığı, vekaletnamedeki adresinde de kendisine ulaşılamadığı, muhtasar beyanlarının kira ve serbest meslek ödemelerine ilişkin olduğu ve mükellefin düzenlediği faturaların sahte olduğu sonucuna varıldığı tespitlerine yer verildiği görülmüştür.
Yukarıda belirtilen tespitlerin bir bütün halinde değerlendirilmesinden, alım yapılan firmalar hakkında olumsuzlukların bulunduğu, kanuni temsilcisinin beyanından belirtilen ciroları yapacak ticari organizasyon ve kapasitesinin (şube, işçi, mal ve hizmet alımı vb.) bulunmadığı dikkate alındığında anılan mükellef tarafından davacıya ilgili dönemlerde düzenlenen söz konusu faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığı sonucuna ulaşıldığından, davanın kabulü yönündeki Vergi Mahkemesi kararının anılan firma tarafından düzenlenen faturalar nedeniyle yapılan cezalı tarhiyata ilişkin kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine, davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının … ile …’dan alınan faturalara isabet eden tarhiyatlara ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. Mahkeme kararının … Haberleşme ve Elekt. Ür. İth. İhr. Paz. Top. Tic. Ltd. Şti.’den alınan faturalara isabet eden tarhiyatlara ilişkin kısmının BOZULMASINA,
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, davacı aleyhine onanan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve … TL den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
5. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş (15) gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 03/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.