Danıştay Kararı 4. Daire 2016/20306 E. 2021/2401 K. 22.04.2021 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2016/20306 E.  ,  2021/2401 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2016/20306
Karar No : 2021/2401

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : …Vergi Dairesi Başkanlığı
(…Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …Metal Demir Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi

İSTEMİN KONUSU : …. Vergi Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, sahte fatura kullandığından bahisle vergi ziyaı cezalı olarak re’sen tarh edilen 2010/1 ila 11 dönemleri katma değer vergileri ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353. ve mükerrer 355. maddeleri uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezalarının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; davacının ilgili dönemde fatura aldığı Halkalı Vergi Dairesi mükellefi …Yapı Malz. İnş. Hafr. Nak. ve Met. San. Tic. Ltd. Şti., Avcılar Vergi Dairesi mükellefleri …Emlak Müşavirliği ve İnş. Tic. Ltd. Şti., ……ile …hakkındaki tespitler düzenledikleri faturaların sahte olduğunu ortaya koymaya yeterli olmadığından cezalı tarhiyatta ve vergi inceleme raporu ile davacının aldığı faturalar içeriği mal tesliminin gerçekleşmediği kabul edilmesine rağmen davacı adına bir kısım tahsilat ve ödemelerini banka ve finans kurumları aracılığıyla yapmadığından bahisle 213 sayılı Kanunun mükerrer 355. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Kullanılan faturaların sahte olduğu, yapılan tarhiyatlar ile kesilen cezaların hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kısmen kabulü, kısmen reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Temyiz dilekçesinde ileri sürülen hususlar kararın 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 355. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmının bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemiştir.
Davalı idarenin diğer temyiz istemine gelince;
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, 134. maddesinin 1. fıkrasında, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu kurala bağlanmış, 359. maddesinin (b) bendinde ise gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgeler, sahte belge olarak tanımlanmıştır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 29. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisinin indirilebileceği hükme bağlanmıştır.
Katma değer vergisi, bünyesinde yer alan indirim müessesesiyle yansıtılabilir bir vergidir. Katma değer vergisi sisteminde mükellef ve sorumlu; üretim ve dağıtım kademeleri içinde, verginin tahsiline, indirimlerin yapılmasına, beyan edilip ödenmesine aracılık eder. Bu bakımdan indirim, mükellefiyete bağlı bir görev olduğu kadar aynı zamanda bir haktır. Katma değer vergisinde genel prensip, vergiye tabi teslimler üzerinden hesaplanan vergiden, alış faturalarında gösterilen verginin indirilmesidir. Katma değer vergisi indirimi hakkından yararlanabilmek için Kanun bazı şartların varlığını öngörmüştür. Bu şartların bir kısmı esasa, bir kısmı ise şekle ilişkindir. Katma değer vergisi, vergiyi doğuran olayın gerçekleşmesi halinde, zincirleme olarak kendi içinde otokontrol sistemi taşımaktadır.
Kayıt ve belge nizamına uyulması ve faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanması halinde, mal teslimi veya hizmet ifasına bağlı olarak tahsil edilen katma değer vergisinden, mükelleflerin kendilerine yapılan teslim ve ifaya ilişkin olarak ödedikleri katma değer vergisini indirmeleri mümkün olup, aksi durumda, faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığının tespiti halinde, bu faturalarda yer alan katma değer vergisinin indirimi mümkün bulunmamaktadır.
Buna göre, alış belgelerinde yer alan katma değer vergisinin indirim konusu yapılabilmesi için, alış faturası ya da benzeri vesikalarda ayrıca gösterilmesi ve bu vesikaların kanuni defterlere kaydedildiğinin tevsik edilmesinin yanında, söz konusu belgelerin gerçeği yansıtması da gerekmektedir.

Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerine göre, uyuşmazlığın esasını, davacıya anılan faturaları düzenleyen firmaların düzenlediği faturaların, gerçek bir mal ve hizmet satışını içerip içermediği, dolayısıyla sahte olup olmadığı hususlarının tespiti oluşturmakta olup, uyuşmazlığın çözümü için söz konusu belgelerin hukuki mahiyetinin anlaşılabilmesi bakımından, bu belgeleri tanzim eden mükellefler hakkında yapılan incelemeler sonucunda tespit edilen hususların irdelenmesi gerekmektedir.
Davacının ilgili dönemde fatura aldığı …Yapı Malz. İnş. Hafr. Nak. ve Met. San. Tic. Ltd. Şti. hakkında düzenlenen …tarih ve …sayılı Vergi Tekniği Raporunda; yalıtım malzemeleri toptan satışı faaliyetinde bulunmak üzere 24/08/2009 tarihinde mükellefiyet tesis ettirdiği, 02/09/2009 tarihli yoklamada, iş yerinin 60m²+260m² boş arsa olduğu, etrafının çevrili olduğu, ambar, depo, ardiye veya şubesinin bulunmadığı, tespit anında ücretli çalışanının bulunmadığı, 22/06/2010 tarihli yoklamada, mükellefin faaliyetine devam ettiği, faaliyet konusunun hurda metal, paslanmaz metal korkulukları, dış cephe inşaat malzemeleri toptan alım-satımı ve dış cephe yalıtım uygulamaları olduğu, iş yeri kirasının 300,00 TL olduğu, mülkiyetinin …’a ait olduğu, 9 işçinin çalıştığı, Küçükçekmece adresinde deposu bulunduğunun beyan edildiği, iş yerinin büro olarak kullanıldığı, demirbaş büro malzemelerinin bulunduğunun tespit edildiği, 28/10/2010 tarihli yoklamada, önceki yoklamalardan farklı olarak iş yerinde 15.000,00 TL değerinde demir profil bulunduğu, 1 adet kaynak makinesi, 1 adet sac büküm makinesi, 1 adet boya kazanı, 1 adet tava bulunduğu, iş yerinde 10 çalışanın bulunduğunun …tarafından beyan edildiği, 14/12/2010 tarihli yoklamada, iş yerinde 22.800,00 TL değerinde emtia bulunduğu, 8 işçinin çalıştığının şirket çalışanı …tarafından beyan edildiği, 15/08/2011 tarihli yoklamada, mükellefe ulaşılamadığı, mülkiyet sahibi tarafından şirketin 1 yıl önce adresi terk ettiğinin beyan edildiği, mülkiyet sahibinin imzadan imtina ettiği, 16/08/2011 tarihli yoklamada, iş yeri adresi olan “…Mah. …Cad. …Sok. No:…” adresine gidildiğinde No:…den sonra numara bulunmadığı, iş yeri olarak görünen yerin 60m² ağaçlık bir alan olduğu, çevrede yapılan detaylı araştırmada mükellefin tanınmadığının tespit edildiği, 09/09/2011 tarihli yoklamada, No:…da işyeri bulunmadığı, No:…ise “…” ünvanlı şirketin 27/06/2011 tarihinden bu yana faaliyette bulunduğu, 28/11/2011 ile 15/02/2012 tarihli yoklamalarda da benzer tespitlerin yapıldığı, mükellefin adreste bulunamaması nedeniyle 28/11/2011 tarihinde mükellefiyetinin re’sen terkin edildiği, defter ve belge isteme yazılarının tebliğ edilemediği, mükellefin 2009/Eylül-Aralık dönemleri katma değer vergisi matrah toplamının 2.101.593,96 TL, 2009 yılı Bs bildirimi ile beyan ettiği satış tutarının 4.479.549,00 TL ve diğer mükelleflerin Ba bildirimi ile bildirdiği alış bildirimleri tutarının 5.259.523,00 TL olduğu, 2010 yılı katma değer vergisi matrah toplamının 14.367.588,88 TL, 2010 yılı Bs bildirimi ile beyan ettiği satış tutarının 35.839.094,00 TL ve diğer mükelleflerin Ba bildirimi ile bildirdiği alış bildirimleri tutarının 38.655.666,00 TL olduğu, 2011/Ocak-Mart dönemleri katma değer vergisi matrah toplamının 2.352.522,92 TL, 2011 yılı Bs bildirimi ile beyan ettiği satış tutarının 10.047.059,00 TL ve diğer mükelleflerin Ba bildirimi ile bildirdiği alış bildirimleri tutarının 11.130.456,00 TL olduğu, mükellefin 2009 takvim yılında form Ba bildirim formu ile mal veya hizmet aldığını beyan ettiği 5 mükellef, 2010 takvim yılında 6 mükellef, 2011 takvim yılında 2 mükellef hakkında sahte belge düzenleme nedeniyle rapor bulunduğunun tespit edildiği, mükellefin yasal defterlerine ait noter tasdik bilgilerine rastlanılmadığı, mükellefin toplam 40 cilt fatura bastırdığı, bastırılan ciltlerden birinin belge basım tarihi 03/10/2009 olmasına rağmen, belge basım tarihinden önceki ay olan 2009/Eylül ayında yüksek tutarda satış beyan ettiği, şirket ortağı …’un “…Emlak” ünvanlı şirketin de ortağı olduğu ve bu şirketin sahte belge kullanma ve düzenleme yönünden özel esaslara alındığı, ayıca …hakkında sahte belge düzenleme nedeniyle rapor düzenlendiği, mükellefin tahakkuk eden vergilerin çok az bir kısmını ödediği veya hiç ödememiş olduğu, 179.335,27 TL vadesi geçmiş vergi aslı borcunun bulunduğu, 2009-2011 yılları kurumlar vergisi beyannamelerini vermediği, 2011/Nisan dönemi Ba ve Bs tutarı sıfır olmasına rağmen ilgili dönemde diğer mükelleflerin Ba bildirimi ile bildirdiği alış tutarının 1.838.860,00 TL olduğu, mükellef adına kayıtlı herhangi bir taşıt veya gayrimenkul bulunmadığı tespitlerine yer verilmiştir. Ayrıca vergi tekniği raporu ekinde mükelleften fatura alan davacı nezdinde yapılan karşıt incelemede, davacı şirket yetkilisince kendilerine fatura düzenleyen mükellef firmayı tanımadıklarını, sektörde genelde hurdayı getirenlerin parayı nakit aldığını ve kendilerinin de hurda aldıklarını ve parayı peşin ödediklerini beyan ettiği tespit edilmiştir.
Yukarıda yer verilen tespitler bir arada değerlendirildiğinde, özellikle yapılan yoklamaların bazılarında mükellefe ulaşılamadığı, diğer yoklamalarda ise mükellefin bildirdiği satış tutarlarını karşılayacak ticari organizasyona ve emtiaya sahip olmadığının tespit edildiği, beyan ettiği matrah ile bildirdiği satış tutarları ve diğer mükelleflerce bildirilen alış tutarları arasında büyük farklar bulunduğu ve yapılan karşıt incelemede davacı şirket yetkilisince mükellefin tanınmadığının beyan edildiği, mükellef şirket ortağının aynı zamanda hakkında vergi tekniği raporu bulunan ve aynı dönemde davacıya fatura düzenleyen …Emlak Müşavirliği ve İnş. Tic. Ltd. Şti.’nin de ortağı ve yöneticisi olduğu dikkate alındığında mükellef tarafından düzenlenen faturaların gerçek bir mal teslimine dayanmadığı sonucuna varılmıştır.
Davacının fatura aldığı …Emlak Müşavirliği ve İnş. Tic. Ltd. Şti. hakkında düzenlenen …tarih ve …sayılı Vergi Tekniği Raporunda; gayrimenkul acentelerinin faalyetleri ile iştigal etmek üzere mükellefiyet tesis ettirdiği, 07/01/2008 tarihinde faaliyete başladığı, mükellefiyetinin 29/02/2012 tarihinde terkin edildiği, defter ve belge isteme yazılarının şirket yetkilisi …’ya tebliğ edilmesine rağmen defter ve belgelerin ibraz edilmediği, şirketin ortaklık yapısının 2009 yılında değiştiği, yeni ortakların …ve …olduğu, şirketin 2009-2012 yılları defter tasdiklerine ilişkin herhangi bir bilgi veya belgeye rastlanılmadığı, 09/02/2012 tarihli yoklamada, şirketin adreste bulunmadığı, çevrede tanınmadığı, adresten taşındığının tespit edildiği, 2009/Şubat-temmuz dönemlerinde katma değer vergisi matrahının “0” olarak beyan edildiği, 2009/Ağustos-Aralık dönemleri katma değer vergisi matrah toplamının 6.660.830,00 TL, 2010 yılı katma değer vergisi matrah toplamının 11.409.356,96 TL, 2011 yılı katma değer vergisi matrah toplamının 6.363.434,13 TL olduğu, 2012 takvim yılında katma değer vergisi beyannamesi vermediği, şirketin 2009 yılında 4 mükelleften 66 belge karşılığı 6.317.800,00 TL tutarında mal veya hizmet aldığını beyan ettiği, bu mükelleflerden 3’ü hakkında sahte belge düzenleme nedeniye rapor tanzim edildiği, 2010 yılında 10 mükelleften 93 belge karşılığı 9.828.919,00 TL tutarında mal veya hizmet aldığını beyan ettiği, bu mükellefler tarafından verilen karşılık form Bs bildirim formunun bulunmadığı, bu mükelleflerden 6’sı hakkında sahte belge düzenleme nedeniye rapor tanzim edildiği, 2011 yılında 5 mükelleften 82 belge karşılığı 19.282.847,00 TL tutarında mal veya hizmet aldığını beyan ettiği, bu mükellefler tarafından karşılık Bs formu ile bildirilen tutarın ise 5.483.970,00 TL olduğu, 2012 yılında 5 mükelleften 62 belge karşılığı 6.855.279,00 TL tutarında mal veya hizmet aldığını beyan ettiği, şirketin form Bs bildirim formu ile 2009 yılında 164 belge karşılığı 2.079.958,00 TL tutarında mal veya hizmet sattığını beyan ettiği, 2010 yılında 348 belge karşılığı 12.336.561,00 TL tutarında mal veya hizmet sattığını beyan ettiği, şirketin 2010 yılında düzenlediği ancak katma değer vergisi matrahına dahil etmediği faturaların bulunduğu, beyan edilen matrahtan daha fazla fatura düzenlediğinin tespit edildiği, 2011 yılında 582 belge karşılığı 22.330.937,00 TL tutarında mal veya hizmet sattığını beyan ettiği, 2011 yılında beyan ettiği katma değer vergisi matrahı ile düzenlediği faturalar arasında büyük farklar bulunduğunun tespit edildiği, 2012 yılında beyanda bulunmamasına rağmen Ba formu ile şirketten 264.264,00 TL tutarında mal veya hizmet aldığını beyan eden mükelleflerin bulunduğu, şirketin rapor tarihi itibariyle 55.276,44 TL tutarında vergi aslı borcu bulunduğu, faal olduğu dönemde 3.273,99 TL vergi aslı ödemesinin bulunduğu tespitlerine yer verilmiştir.
Bu tespitler değerlendirildiğinde, özellikle mükellef şirket ortağının hakkında vergi tekniği raporu bulunan ve aynı dönemde davacıya fatura düzenleyen …Yapı Malz. İnş. Hafr. Nak. ve Met. San. Tic. Ltd. Şti.’nin de ortağı olduğu, fatura aldığı mükelleflerin çoğu hakkında vergi tekniği raporu bulunduğu, beyan ettiği matrah ile bildirdiği satış tutarlarının uyumsuz olduğu dikkate alındığında düzenlenen faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmayan sahte faturalar olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Davacıya fatura düzenleyen …hakkında düzenlenen 29/03/2011 tarih ve 2011/3 sayılı Vergi Tekniği Raporunda; mükellefin baca ve sanayi fırınlarının inşaatı ve kurulması faaliyetinde bulunmak için 25/02/2010 tarihinde mükellefiyet tesis ettirdiği, işletme kapasitesiyle orantısız katma değer vergisi beyannameleri vermesi nedeniyle defter ve belgelerinin istenildiği, ancak defter/belge ibraz yazısı tebliğ edilmesine rağmen ibraz edilmediği, mükellefin faal olduğu dönemde Ba-Bs bildirim formlarını düzenlemediğinin tespit edildiği, 2010/Şubat döneminde katma değer vergisi matrahının “0” olarak beyan edildiği, 2010/Mart-Aralık döneminde katma değer vergisi matrah toplamının 10.074.231,00 TL olduğu, mükellefe mal veya hizmet sattığını form Bs bildirimi ile beyan eden mükellefin bulunmadığı, buna karşılık mükelleflerin form Ba bildirimlerine göre aynı dönemde mükelleften 28.995.836,00 TL tutarında mal veya hizmet alımında bulunulduğunun beyan edildiği, 2011/Ocak-Mayıs dönemleri katma değer vergisi matrah toplamının 4.661.279,58 TL olduğu, mükelleflerin form Ba bildirimlerine göre aynı dönemde mükelleften 7.248.925,00 TL tutarında mal veya hizmet alımında bulunulduğunun beyan edildiği, 29/11/2010 tarihli yoklamada, iş yerinin boş bir arsa içinde basit yapılı bir kulübe olduğu, inşaat altyapı işleri yapmak üzere mükellefiyet tesis ettirdiği, iş yeri kirasının 300,00 TL olduğu, 3 işçi çalıştırıldığının, iş yerinde 3 kepçe ve 4 kamyonun kullanıldığının beyan edildiği, fason üretimde bulunulmadığı, işyerinde stok ya da emtianın bulunmadığı tespitlerine yer verilmiştir.
Belirtilen tespitlerden özellikle söz konusu mükellefin düzenlediği faturalar tutarında iş yapabilecek ticari organizasyona sahip olmadığı ve beyan ettiği satış tutarları ile diğer mükelleflerce bildirilen alış tutarlarının uyumsuz olduğu dikkate alındığında davacıya düzenlenen faturaların gerçek bir mal teslimine dayanmayan sahte faturalar olduğu anlaşılmaktadır.
Davacının fatura aldığı bir diğer mükellef olan …hakkında düzenlenen …tarih ve …sayılı Vergi Tekniği Raporunda; mükellefin hurda metal ve plastik palet alımı ve toptan satışı faaliyetiyle iştigal etmek üzere 22/04/2010 tarihinde mükellefiyet tesis ettirdiği, çok yüksek tutarlı katma değer vergisi beyanlarının bulunduğu, ancak cüzi miktarda ödenecek katma değer vergisi bulunduğu ve ödemede bulunmadığından incelemeye alındığı, defter ve belge isteme yazılarının tebliğ edildiği, defter ve belgelerin süresinden sonra ibraz edildiği, mükellefin 5 cilt fatura bastırdığı, işletme defterinin bulunduğu, ancak defterin mükellefiyetin tesis edildiği tarihten yaklaşık bir yıl sonra tasdik ettirildiği, 18/10/2010 tarihli yoklamada, iş yeri kirasının 265,00 TL olduğu, çalışan işçisinin bulunmadığının tespit edildiği, 22/12/2010 tarihli yoklamada, iş yerinin 250m² olduğu, demirbaş eşya olarak bir adet testere ve muhtelif el aletleri olduğu, stoğunda bulunan emtiasının parasal değerinin yaklaşık 2.000,00 TL olduğu, 1997 model kamyonu ile seyyar olarak hurda topladığını ve bunu toptan sattığını beyan ettiği, çalışan işçisinin bulunmadığı, ancak kardeşi ……’nin kendisine ücretsiz olarak yardım ettiğini beyan ettiğinin tespit edildiği, mükellefin 2010/Mayıs-Kasım dönemlerinde katma değer vergisi matrahı beyan ettiği ve matrah toplamının 593.119,84 TL olduğu, 2010/Aralık döneminde katma değer vergisi beyanının bulunmadığı, ancak mükelleften 76.207,00 TL tutarında mal veya hizmet aldığını beyan eden mükelleflerin bulunduğunun tespit edildiği, mükellefin tahakkuk eden vergilerini ödemediği, 6 mükelleften 79 belge karşılığı 6.345.302,46 TL tutarında mal veya hizmet aldığını beyan ettiği, alış yapılan bu mükellefler hakkında sahte belge düzenleme nedeniyle rapor bulunduğu veya re’sen terk işlemlerinin yapıldığı, mükeleften mal veya hizmet aldığını beyan eden mükelleflerin ise Ba formu ile 130 belge karşılığı 6.472.821,00 TL tutarında alış beyanında bulunduğu tespitlerine yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen tespitlerden özellikle beyan ettiği matrah ile diğer mükelleflerce bildirilen alış tutarları arasında büyük farklar bulunduğu ve yapılan yoklamalarda düzenlediği faturalar tutarında iş yapabilecek bir ticari organizasyonu bulunmadığının tespit edildiği dikkate alındığında davacıya düzenlenen faturanın gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığı anlaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, bahsi geçen mükelleflerden alınan faturalardan kaynaklı cezalı tarhiyatta hukuka aykırılık, aksi yöndeki Mahkeme kararında ise hukuka uygunluk bulunmamaktadır. Ayrıca yeniden verilecek kararda 213 sayılı Kanunun 353. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezası yönünden de bir inceleme yapılarak karar verilmesi gerekmektedir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kısmen kabul, kısmen reddine,
2. Temyize konu …. Vergi Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 355. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmının …’in karşı oyu ve oyçokluğuyla ONANMASINA,
3. Mahkeme kararının diğer kısmının …’ın karşı oyu ve oyçokluğuyla BOZULMASINA,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş (15) gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 22/04/2021 tarihinde karar verildi.

(X) KARŞI OY :
213 sayılı Kanunun mükerrer 355. maddesinin 4. fıkrasında, tahsilat ve ödemelerini banka, benzeri finans kurumları veya posta idarelerince düzenlenen belgelerle tevsik etme zorunluluğuna uymayan mükelleflere, her bir işlem için bu maddeye göre uygulanan cezalardan az olmamak üzere işleme konu tutarın % 5’i nispetinde özel usulsüzlük cezası kesileceği kurala bağlanmıştır.
Öte yandan tevsik zorunluluğunun amacı 310 sıra nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde “……. Ticari işlemler ve finansal hareketlerin taraflarının izlenmesi ve vergiyi doğuran olayların mali kurumların kayıt ve belgeleri yardımıyla tespit edilmesi …….” olarak açıklanmış ve Mali İdare’de belli tutar üzerindeki tahsilat ve ödemeleri kontrol altında tutarak, ticari işlemler ve finansal hareketlere taraf olanları izleyerek, vergilendirmeyi ilgilendiren mali olayları, kurumların kayıt ve belgeleri yardımıyla tespite çalışmaktadır. Böylece kayıt dışı işlemlerin kayıt altına alınması, para hareketlerinin kontrolü ile denetlenebilir kılınmıştır.
Uyuşmazlıkta davacı mükellefçe ihtilaflı dönemde yapılan alışlar sahte belgeye dayandırılsa da, sahte olduğu belirtilen faturalar içeriği emtiaların gerçekte alındığı, ancak ödemelerin banka ve finans kurumları aracılığıyla gerçekleştirildiğine ilişkin somut bilgi ve belgenin sunulmadığı, kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığından, Mahkeme kararının 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 355. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmının da bozulması gerektiği görüşüyle Dairemiz kararının söz konusu kısmın onanması yönündeki kararına katılmıyorum.

(X) KARŞI OY :
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.