Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2016/20373 E. , 2021/3407 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2016/20373
Karar No : 2021/3407
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Kauçuk Ürünleri Kalıp Sanayi veTicaret Limited Şirketi
İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, sahte fatura kullandığından bahisle vergi inceleme raporlarına istinaden re’sen tarh edilen 2011/01, 02, 03, 04, 05, 06 dönemi vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile 213 sayılı Kanunun 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; ihtilaflı dönemde davacının fatura aldığı Güngören Vergi Dairesi mükellefi … hakkında düzenlenen vergi tekniği raporundaki tespitler, düzenlenen faturaların sahte belge niteliğinde olduğunu ortaya koymaya yeterli olmadığından bahsi geçen firmadan alınan faturalar nedeniyle yapılan tarhiyatta ve kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacı mükellefin sahte faturaları temin ettiği mükellef hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda faturaların sahte olduğu hususu yeterli ve hukuken geçerli tespitlerle ortaya konulduğundan bahisle dava konusu tarhiyatların ve kesilen özel usulsüzlük cezasının hukuka uygun olduğu belirtilerek söz konusu Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Davalı idarenin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü iddialar kararın özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmamıştır. Kararın …’tan alınan faturalardan kaynaklı tarhiyata ilişkin kısmına yönelik temyiz istemine gelince;
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, 134. maddesinin 1. fıkrasında, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu kurala bağlanmış, 359. maddesinin (b) bendinde ise gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgeler, sahte belge olarak tanımlanmıştır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 29. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisinin indirilebileceği hükme bağlanmıştır.
Katma değer vergisi, bünyesinde yer alan indirim müessesesiyle yansıtılabilir bir vergidir. Katma değer vergisi sisteminde mükellef ve sorumlu; üretim ve dağıtım kademeleri içinde, verginin tahsiline, indirimlerin yapılmasına, beyan edilip ödenmesine aracılık eder. Bu bakımdan indirim, mükellefiyete bağlı bir görev olduğu kadar aynı zamanda bir haktır. Katma değer vergisinde genel prensip, vergiye tabi teslimler üzerinden hesaplanan vergiden, alış faturalarında gösterilen verginin indirilmesidir. Katma değer vergisi indirimi hakkından yararlanabilmek için Kanun bazı şartların varlığını öngörmüştür. Bu şartların bir kısmı esasa, bir kısmı ise şekle ilişkindir. Katma değer vergisi, vergiyi doğuran olayın gerçekleşmesi halinde, zincirleme olarak kendi içinde otokontrol sistemi taşımaktadır.
Kayıt ve belge nizamına uyulması ve faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanması halinde, mal teslimi veya hizmet ifasına bağlı olarak tahsil edilen katma değer vergisinden, mükelleflerin kendilerine yapılan teslim ve ifaya ilişkin olarak ödedikleri katma değer vergisini indirmeleri mümkün olup, aksi durumda, faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığının tespiti halinde, bu faturalarda yer alan katma değer vergisinin indirimi mümkün bulunmamaktadır.
Buna göre, alış belgelerinde yer alan katma değer vergisinin indirim konusu yapılabilmesi için, alış faturası ya da benzeri vesikalarda ayrıca gösterilmesi ve bu vesikaların kanuni defterlere kaydedildiğinin tevsik edilmesinin yanında, söz konusu belgelerin gerçeği yansıtması da zorunludur.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerine göre, uyuşmazlığın esasını, davacıya anılan faturaları düzenleyen firmanın düzenlediği faturaların, gerçek bir mal ve hizmet satışını içerip içermediği, dolayısıyla sahte olup olmadığı hususlarının tespiti oluşturmakta olup, uyuşmazlığın çözümü için söz konusu belgelerin hukuki mahiyetinin anlaşılabilmesi bakımından, bu belgeleri tanzim eden mükellef hakkında yapılan incelemeler sonucunda tespit edilen hususların irdelenmesi gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; davacının ihtilaflı dönemde fatura aldığı … hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı Vergi Tekniği Raporunda, mükellefin 18/02/2010 tarihinde … Mah. … Sok. No:… adresinde plastik hammadde ve makinelerin toptan alım satımı işi ile iştigal etmek için mükellefiyet tesis ettirdiği, defter ve belge isteme yazısının mükellefe tebliğ edilemediği ancak muhasebecisi … ‘e ulaşıldığı, mükellefe ait iletişim bilgilerinin istendiği, sonrasında mükellefin müfettişlik adresine gelerek inceleme hakkında bilgi verildiği, defter ve belge isteme yazısı bizzat tebliğ edilmesine rağmen defter belgelerin teslim edilmediği, 19/02/2010 tarihli yoklamada iş yerinin 50 m2 olduğu, iş yeri mülkiyetinin … ‘a ait olduğu, tespit anında işçisinin olmadığı, ödevlinin ilgili adreste kauçuk malzemeleri ve plastik hammadde malzemelerinin toptan ticaretini yapacağı, iş yerinde 1 adet büro masası, 4 adet koltuk mevcut olduğu, emtia alımının yapılacağı, muhasebe işlemlerinin … ‘ten talep edildiği, 20/09/2010 tarihli yoklamada iş yerinin 50 m2 olduğu, iş yeri sahibinin … olduğu, kira olarak 200 TL ödendiği, faaliyet konusunun kauçuk, plastik hammadde malzemelerinin toptan ticareti olduğu, iş yerinde herhangi bir mal bulunmadığı, demirbaş olarak faks, telefon, 1 adet masa ve sandalyelerin bulunduğu, 27/09/2011 tarihli yoklamada … ‘ın 07/09/2011 tarihinde iş bırakma bildirimi vererek faaliyetini terk etmiş olduğu fakat yapılan yoklamada iş yerinde 1 masa, 3 sandalye ve kauçuk malzemelerinin olduğu, emanetçi olduğu belirtilen şahsın beyanında … ‘ın faaliyetine devam ettiği ve iş yerinin açık olduğunun belirtildiği, 05/10/2011 tarihli yoklamada iş yerinin faaliyetine devam ettiği, 24/10/2011 tarihli yoklamada … ‘ın ilgili adresten ayrıldığı, 2010 yılı gelir vergisi beyanını verdiği, 2011 yılında vermediği, 2010 ve 2011 gelir geçici, muhtasar ve katma değer vergisi beyanlarını verdiği, muhtasar beyanlarında çalışan bir işçisinin bulunduğu, 2010 dönemi için işletme hesabına göre defter tuttuğundan Ba-Bs bildiriminde bulunmadığı ancak katma değer vergisi matrahı olarak 1.045.932,03 TL bildirimde bulunduğu, kendisinden mal alanların ise aynı yıl için 3.500.717,00 TL Ba bildiriminde bulunduğu, 2010 yılında alım yaptığı mükellefler hakkında olumsuz tespitlerin bulunduğu, 2011 yılı için Form Bs ile 1.095.073,00 TL bildirimde bulunurken aynı yıl için mükelleften mal ve hizmet alanlar Form Ba ile 860.655,00 TL bildirimde bulunduğu, 2011 yılında Ba formu ile 84 belge karşılığı 1.174.003 TL mal ve hizmet aldığını beyan etmesine rağmen, mal ve hizmet aldığını beyan ettiği mükelleflerden hiçbirinin mal ve hizmet satış beyanı için Bs vermediği, 2011 yılında alım yaptığını bildirdiği mükelleflerin tamamı hakkında olumsuz tespitlerin bulunduğu, yapılan sorgulamada üzerine kayıtlı motorlu taşıt bulunmadığı, toplam 294.310,04 TL olan vergi borcu için ödeme yapılmadığı tespitlerine yer verildiği görülmüştür.
Yukarıda belirtilen tespitlerin bütün halinde değerlendirilmesinden, adı geçen mükellefin, Ba-Bs analizinde tutarsızlıklar olduğu, alım yaptığı firmaların tamamına yakını hakkında olumsuz tespitlerin bulunduğu, belirtilen cirolara ulaşacak ticari kapasitesinin olmadığı, vergi borçlarının ödenmediği, hususları dikkate alındığında adı geçen mükellef tarafından davacı şirkete düzenlenen ihtilaf konusu faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığı sonucuna varılmış olup aksi yöndeki Mahkeme kararının buna ilişkin kısmında hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kısmen kabul, kısmen reddine,
2. Temyize konu … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının, özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. Mahkeme kararının … ‘tan alınan faturalardan kaynaklanan tarhiyatların kaldırılmasına ilişkin kısmının BOZULMASINA,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş (15) gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 21/06/2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.