Danıştay Kararı 4. Daire 2016/20468 E. 2020/5175 K. 07.12.2020 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2016/20468 E.  ,  2020/5175 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2016/20468
Karar No : 2020/5175

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Hırdavat İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. ….
İSTEMİN KONUSU : …. Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:.. sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, sahte fatura kullandığından bahisle, vergi inceleme raporuna istinaden 2013/1 ila 9 dönemlerine ilişkin olarak re’sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergileri ile 213 sayılı Kanun’un 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; davacı adına fatura düzenleyen … Kurumlar Vergi Dairesi mükellefi … No’lu … Kop. Motorlu Taş. Koop. hakkındaki tespitlerden mükellefin bir kısım vergi borçlarını ödemediği ve vergi ödevlerini yerine getirmediği anlaşılmış olsa da, mükellefin ihtilaflı dönemlerde yapılan yoklamalarda aktif olarak bulunduğu, yapılan yoklamalarda nakliye işi ile iştigal ettiği 180 adet araçla faaliyet gösterildiği ve çalışan 14 adet personelin olduğunun görüldüğü, mükellefin ihtilaflı dönemde gerçek bir ticari faaliyetinin bulunmadığı, tüm alım ve satımlarının sahte belgelere dayandığı yönünde somut bir tespit yapılmadığı, buna göre tespitlerin düzenlenen belgelerin sahte olduğunu ortaya koymak için yetersiz olduğundan dava konusu cezalı tarhiyatlarda hukuka uyarlık bulunmadığı; özel usulsüzlük cezası hakkında ise, ceza gerektiren eylemin ve eylemle fail arasındaki bağlantı açıklıkla saptanmayıp, usulsüzlük eylemi bütün unsurlarıyla ortaya konulmadığından hukuka uyarlık bulunmadığı sonuçlarına varılmıştır.Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, tesis edilen işlemlerin yargısal içtihatlar ile hukuka uyarlı olduğu belirtilerek, kabule ilişkin Mahkeme kararının bozulması istenilmiştir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Davalı idarenin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü iddialar, temyiz konusu kararın özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Temyiz konusu kararın vergi ziyaı cezalı katma değer vergisine ilişkin kısmına gelince;
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, 134. maddesinin 1. fıkrasında, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu kurala bağlanmış, 359. maddesinin (b) bendinde ise gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgeler, sahte belge olarak tanımlanmıştır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 29. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisinin indirilebileceği hükme bağlanmıştır.
Katma değer vergisi, bünyesinde yer alan indirim müessesesiyle yansıtılabilir bir vergidir. Katma değer vergisi sisteminde mükellef ve sorumlu; üretim ve dağıtım kademeleri içinde, verginin tahsiline, indirimlerin yapılmasına, beyan edilip ödenmesine aracılık eder. Bu bakımdan indirim, mükellefiyete bağlı bir görev olduğu kadar aynı zamanda bir haktır. Katma değer vergisinde genel prensip, vergiye tabi teslimler üzerinden hesaplanan vergiden, alış faturalarında gösterilen verginin indirilmesidir. Katma değer vergisi indirimi hakkından yararlanabilmek için Kanun bazı şartların varlığını öngörmüştür. Bu şartların bir kısmı esasa, bir kısmı ise şekle ilişkindir. Katma değer vergisi, vergiyi doğuran olayın gerçekleşmesi halinde, zincirleme olarak kendi içinde otokontrol sistemi taşımaktadır.
Kayıt ve belge nizamına uyulması ve faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanması halinde, mal teslimi veya hizmet ifasına bağlı olarak tahsil edilen katma değer vergisinden, mükelleflerin kendilerine yapılan teslim ve ifaya ilişkin olarak ödedikleri katma değer vergisini indirmeleri mümkün olup, aksi durumda, faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığının tespiti halinde, bu faturalarda yer alan katma değer vergisinin indirimi mümkün bulunmamaktadır.
Buna göre, alış belgelerinde yer alan katma değer vergisinin indirim konusu yapılabilmesi için, alış faturası ya da benzeri vesikalarda ayrıca gösterilmesi ve bu vesikaların kanuni defterlere kaydedildiğinin tevsik edilmesinin yanında, söz konusu belgelerin gerçeği yansıtmasının da gerekli olduğu izahtan varestedir.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerine göre, uyuşmazlığın esasını, davacıya anılan faturaları düzenleyen firmanın düzenlediği faturaların, gerçek bir mal ve hizmet satışını içerip içermediği, dolayısıyla sahte olup olmadığı hususlarının tespiti oluşturmakta olup, uyuşmazlığın çözümü için söz konusu belgelerin hukuki mahiyetinin anlaşılabilmesi bakımından, bu belgeleri tanzim eden mükellef hakkında yapılan incelemeler sonucunda tespit edilen hususların irdelenmesi gerekmektedir.
Davacı şirket adına fatura düzenleyen … No’lu … Kop. Motorlu Taş. Koop. hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı Vergi Tekniği Raporunun tetkikinden; mükellefin …. tarihinde şehir içinde ve dışında, kara yolu ile öğrenci, personel vb. grup taşımacılığı işleri yapmak üzere faaliyete başladığı, sahte fatura düzenleme suçu kapsamında … isimli kişinin ikametgahında yapılan aramada mükellef kuruma ait vergi levhası fotokopisi, sigorta bildirgesi fotokopisi, 2 sayfa fiyat listesi, 1 sayfa kiralık araç listesi, ticaret sicil gazetesi fotokopisi, ticaret odası faaliyet belgesi fotokopisi, …’na ait imza sirküleri fotokopisi, KDV tahakkuk fotokopisinin ele geçirildiği, mükellefin hesap ve işlemlerinin incelenmesi amacıyla 2010 yılı defter ve belgelerinin sunulması için, şirketin merkez adresine gönderilen yazının adresin sürekli kapalı olması nedeniyle tebliğ edilememesi üzerine söz konusu yazının kooperatif başkanının ikametgah adresinde 03/05/2012 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen defter ve belgelerin ibraz edilmediği, mükellefin iş yerinde yapılan 14/07/2006 tarihli açılış yoklamasında, iş yerinin 10 m2 olduğu, Avusturya Lisesinin servis taşımacılığı işinin yapılacağının beyan edildiğinin tespit edildiği, 16/04/2008 tarihli yoklamada adreste faaliyette olduğu, servis taşımacılığı işi ile iştigal edileceğinin beyan edildiği, çalışan işçi olmadığının tespit ediliği, 13/05/2010 tarihli yoklamada nakliye işi ile iştigal edildiği, 180 adet araçla faaliyet gösterildiği, çalışan 14 adet personel olduğunun beyan edildiğinin tespit edildiği, 08/03/2011 tarihli yoklamada adresin boş ve kapılı olduğu, mükellefin yaklaşık 1,5 yıl önce adresten ayrıldığının tespit ediliği, 16/03/2011 tarihli yoklamada adresin boş ve kapalı olduğu, mükellefin adreste faaliyette olmadığının tespit edildiği, kooperatif yönetiminin talebi üzerine 03/05/2011 tarihinde yapılan yoklamada mükellefin adreste bulunduğu, 14 çalışanla nakliye faaliyette bulunulduğunun beyan edildiği, 01/04/2013 tarihli yoklamada adreste nakliye faaliyetinde bulunulduğu, ücretli çalışan 1 işçisinin olduğu, adına kayıtlı araç olmadığının beyan edildiğinin tespit edildiği, 2010-2013 yılları arası KDV matrahlarının çok yüksek olmasına rağmen tahakkuk eden verginin çok düşük olduğu, … Vergi Dairesi Başkanlığına 1.142.883,21-TL, … Kurumlar Vergi Dairesi Başkanlığına 144.038,51-TL ödenmemiş vergi borcu bulunduğu, 2011 Bs bildiriminin 59.491.990,00-TL, mükelleften mal alanların Ba bildiriminin 57.349.612,00-TL olduğu, mükellefin 2011 Ba bildirminin 43.930.106,00-TL olduğu, 2011 yılında mal aldığı 10 firmanın 7′ sinin mükellefiyetinin res’en terkin edildiği, 3′ ü hakkında sahte belge düzenlemekten dolayı vergi tekniği raporu düzenlendiği, 2010-2013 döneminde mal ve hizmet alımı bildirimlerinin tamamına yakınının sahte fatura düzenleyen mükelleflerden olduğu, yapılan yoklamada sigortalı işçi olarak gösterilen … hakkında yapılan araştırmada kooperatifte sigorta kaydının bulunmadığının anlaşıldığı, kooperatif tarafından bildirilen sigortalı kişilerin bir çoğunun kooperatif yönetim kurulu üyelerinin akrabaları olduğunun tespit edildiği, bir dönem yönetim kurulu üyesi olan …’nun ifadesinde; 2006 yılından sonra kooperatif ile ilgisinin olmadığını, genel kurul toplantı tutanağında yer alan imzaların kendisine ait olmadığını beyan ettiği, yapılan tespit ve değerlendirmelere dayanılarak bu mükellefin düzenlediği faturaların sahte belge olarak kabul edilmesi gerektiğine kanaat getirildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda anılan rapor ve ekli belgelerden mükellefiyeti süresince bildirmiş olduğu yüksek tutarlı KDV matrahının tespit edilen ticari kapasitesi ile açıkça orantısız olması, bu kadar yüksek tutarda hasılatı olan iş yerinin yapılan yoklamaların bir çoğunda kapalı olduğunun tespit edilmiş bulunması, yoklama tutanaklarında yer alan işçi ve araç sayılarının kooperatif yetkilisinin beyanına dayalı olup fiilen yapılmış bir tespit olmaması, defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmemesi, mal ve hizmet alımı bildirimlerinin tamamına yakınının sahte fatura düzenleyen mükelleflerden olduğunun saptanması sahte fatura organizasyonu kurmaktan dolayı hakkında vergi tekniği raporu bulunan şahsın adresinde yapılan aramada mükellefe ait bir çok belgenin ele geçirilmiş olması karşısında; anılan mükellefin gerçek ticari muamele gerçekleştirmeyip münhasıran sahte fatura ticareti ile iştigal ettiği sonucuna ulaşıldığından bu mükelleften alışlar nedeniyle yapılan cezalı tarhiyat yönünden davanın kabulüne ilişkin karar kısmında hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, Mahkemece yeniden yapılacak olan yargılamada ulaşılacak hukuki sonuca göre tekerrür hükümlerinin uygulanması hakkında yeniden değerlendirme yapılacağı da tabidir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kısmen kabul, kısmen reddine,
2. Temyize konu …. Vergi Mahkemesinin ….tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmının ONANMASINA oybirliğiyle,
3. Mahkeme kararının …. No’lu … Kop. Motorlu Taş. Kooperatifi’nden temin edilen faturalara ilişkin tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılmasına ilişkin kısmının, ….’nin karşı oyu ve oyçokluğu ile BOZULMASINA,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş (15) gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 07/12/2020 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususların, temyize konu mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığı anlaşıldığından, Mahkeme kararının onanması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına karşıyım.