Danıştay Kararı 4. Daire 2016/20483 E. 2021/788 K. 08.02.2021 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2016/20483 E.  ,  2021/788 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2016/20483
Karar No : 2021/788

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : …Vergi Dairesi Başkanlığı
(…Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … İnşaat Mühendislik ve Ticaret Limited Şirketi

İSTEMİN KONUSU : …. Vergi Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, 2010 yılı defter ve belgelerin incelemeye ibraz edilmediğinden bahisle hazırlanan inceleme raporuna istinaden ilgili yıl bütün kdv indirimlerinin reddi suretiyle 2010/1,3,4,5,6,7,9,10,11. ve 12. dönemleri için yapılan üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatları ile sahte fatura kullanımı nedeniyle 213 sayılı Kanunun 353/1 maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; Ümraniye Vergi Dairesi mükellefi … İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. tarafından düzenlenen faturalara isabet eden KDV indirimlerinin reddi suretiyle yapılan tarhiyatlarda hukuka aykırılık bulunmadığı; Güneşli Vergi Dairesi mükellefi … İnş. Metal Orman San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından düzenlenen faturaların sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge olarak nitelendirilemeyeceği, bu faturalarda yer alan katma değer vergisi indirimlerinin reddinde, dolayısıyla re’sen yapılan vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatında ve kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen reddine, kısmen kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı adına düzenlenen vergi inceleme raporu doğrultusunda yapılan cezalı tarhiyatlar ve kesilen cezaların yerinde olduğu, temyize konu kararın aleyhe olan hükümlerinin bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY:
Davacının 2010 dönemi hesaplarının incelenmesi üzerine düzenlenen …tarih ve ……sayılı vergi inceleme raporunda; davacının sahte belge kullanma yönünden sınırlı olarak incelenmesinin istenildiği, davacının ilgili yıla ait katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle tarhiyat yapılmasının ve üç kat vergi ziyaı cezası kesilmesinin önerildiği, bunun üzerine tarh edilen 2010/1,3,4,5,6,7,8,9,10,11. ve 12. dönemleri üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergileri ile 213 sayılı Kanunun 353/1 maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT VE HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Davalı idarenin, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353/1 maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasına ilişkin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü iddialar, kararın bu kısmının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmamıştır.
Mahkeme kararının … İnş. Metal Orman San. ve Tic. Ltd. Şti.’den alınan faturalar nedeniyle vergi ziyaı cezalı olarak tarh edilen katma değer vergisine ilişkin kısmına ait temyiz istemine gelince;
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, 134. maddesinin 1. fıkrasında, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu kurala bağlanmış, 359. maddesinin (b) bendinde ise gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgeler, sahte belge olarak tanımlanmıştır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 29. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisinin indirilebileceği hükme bağlanmıştır.
Katma değer vergisi, bünyesinde yer alan indirim müessesesiyle yansıtılabilir bir vergidir. Katma değer vergisi sisteminde mükellef ve sorumlu; üretim ve dağıtım kademeleri içinde, verginin tahsiline, indirimlerin yapılmasına, beyan edilip ödenmesine aracılık eder. Bu bakımdan indirim, mükellefiyete bağlı bir görev olduğu kadar aynı zamanda bir haktır. Katma değer vergisinde genel prensip, vergiye tabi teslimler üzerinden hesaplanan vergiden, alış faturalarında gösterilen verginin indirilmesidir. Katma değer vergisi indirimi hakkından yararlanabilmek için Kanun bazı şartların varlığını öngörmüştür. Bu şartların bir kısmı esasa, bir kısmı ise şekle ilişkindir. Katma değer vergisi, vergiyi doğuran olayın gerçekleşmesi halinde, zincirleme olarak kendi içinde otokontrol sistemi taşımaktadır.
Kayıt ve belge nizamına uyulması ve faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanması halinde, mal teslimi veya hizmet ifasına bağlı olarak tahsil edilen katma değer vergisinden, mükelleflerin kendilerine yapılan teslim ve ifaya ilişkin olarak ödedikleri katma değer vergisini indirmeleri mümkün olup, aksi durumda, faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığının tespiti halinde, bu faturalarda yer alan katma değer vergisinin indirimi mümkün bulunmamaktadır.
Buna göre, alış belgelerinde yer alan katma değer vergisinin indirim konusu yapılabilmesi için, alış faturası ya da benzeri vesikalarda ayrıca gösterilmesi ve bu vesikaların kanuni defterlere kaydedildiğinin tevsik edilmesinin yanında, söz konusu belgelerin gerçeği yansıtması da gerekmektedir.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerine göre, uyuşmazlığın esasını, davacıya anılan faturaları düzenleyen firmanın düzenlediği faturaların, gerçek bir mal ve hizmet satışını içerip içermediği, dolayısıyla sahte olup olmadığı hususlarının tespiti oluşturmakta olup, uyuşmazlığın çözümü için söz konusu belgelerin hukuki mahiyetinin anlaşılabilmesi bakımından, bu belgeleri tanzim eden mükellef hakkında yapılan incelemeler sonucunda tespit edilen hususların irdelenmesi gerekmektedir.
Davacının ihtilaflı dönemde fatura aldığı … İnşaat Metal Orman Ürün. San. Tic. Ltd. Şti. hakkında düzenlenen …tarih ve …sayılı Vergi Tekniği Raporunda özetle; mükellefin hırdavat malzemesi, ev aletleri toptan ticareti işi ile iştigal etmek üzere 23/11/2009 tarihinde mükellefiyet tesis ettirdiği, mükellef kurum yetkililerine defter belge isteme yazısının adreste bulunamama sebebiyle tebliğ edilemediği, mükellef kurumun işyeri adresinde yapılan 24/11/2009 tarihli açılış yoklamasında, mükellefin inşaat malzemesi toptan satışı faaliyetinin olduğu, büro malzemeleri ile emtia olarak muhtelif inşaat malzemelerinin olduğu, sermayesinin 50.000,00TL olduğu; 09/03/2010 tarihinde yapılan yoklamada, mükellefin faaliyete devam ettiği, işyerinin 85 m² ve kira olduğu, işyerinde büro malzemeleri bulunduğu, adına kayıtlı araç, depo ve şube bulunmadığı, emtia olarak muhtelif inşaat malzemesinin bulunduğu; 11/10/2010 tarihli yoklamada, inşaat alım satımından dolayı faaliyetine devam ettiği, işyerinin 85 m² ve kira olduğu, işyerinde büro malzemeleri bulunduğu, adına kayıtlı araç, depo ve şube bulunmadığı, emtia olarak tespit anında 150 adet boya ve numune olarak hırdavat malzemesinin bulunduğu, şirket ortaklarının … %50 ve … %50 olduğu, şirket ortaklarının tespit anında il dışında oldukları; 16/12/2010 tarihli yoklamada, tespit edilen hususlardan farklı olarak bir işçinin bulunduğu, adrese defalarca gidilmesinerağmen şirket ortaklarının ve müdürlerinin iş yerinde bulunmadıkları; 15/01/2011 tarihinde yapılan yoklamada, mükellefin ilgili adresten ayrıldığı, yeni adresinin bilinmediği, adresin kapalı ve boş olduğu; 28/03/2011 tarihinde yapılan yoklamada, faaliyete devam edilmediği, ilgili adreste başka bir mükellefin faaliyette bulunduğu; 26/10/2011 tarihli yoklamada, adresin boş olduğu, kapısının kilitli olduğu, iş yerinin uzun süredir kullanılmadığının etraftan yapılan araştırmada tespit edildiği, 31/12/2011 tarihi itibariyle mükellefiyetinin resen terkin edildiği, 2009 yılı kurumlar vergisi beyannamesinde matrahın 0,00 TL beyan edildiği, 2010 ve 2011 yılı kurumlar vergisi beyanının ise verilmediği, 2009 KDV matrahının39.282,00 TL, 2010 KDV matrahının 7.146.68808 TL olduğu, 2011 KDV beyannamesinin ise verilmediği, muhtasar beyannamelerinde çalışan işçi beyanının olmadığı, 2009 Bs bildiriminin 30.000,00 TL, mükelleften mal alanların bildiriminin 52.065,00 TL olduğu, 2009 Ba bildiriminin 39.282,00 TL, mükellefe mal satanlar ise böyle bir satış bildirmediği, 2010 Bs bildiriminin 6.660.111,00 TL, mükelleften mal alanların bildiriminin 34.742.409,00 TL olduğu, 2010 Ba bildiriminin 6.253.925,00 TL, mükellefe mal satanların bildiriminin 210.178,00 TL olduğu, 2011 Bs bildiriminin olmadığı ancak bu dönemde mükelleften mal alanların bildiriminin 2.868.460,00 TL olduğu, yine bu dönemde mükellef Ba bildiriminde bulunmamasına rağmen mükellefe satış yapanlarca 141.033,00TL satış yapıldığının bildirildiği, şirketin 2009 yılında emtia aldığını bildirdiği tek firma hakkında vergi tekniği raporu düzenlendiği, şirketin 2010 yılında ise emtia aldığı 13 firma hakkında sahte belge düzenleme fiilinden dolayı VTR düzenlendiği, 5 firma hakkında da sahte belge düzenleme nedeniyle olumsuz tesbit bulunduğu, mükellefin GİB Yönetim Bilgi Sistemleri sorgulamasında 43.719,39 TL ödenmesi gereken borcu bulunduğu, mükellefin vergi dairesi tarh dosyasının tetkikinde 2009,2010 ve 2011 hesap dönemlerine ait yasal defterleri ile ilgili defter tasdikine ilişkin bilgilere ulaşılamadığı, mükellef kurumun ortağı ve müdürü olan …’ın aynı zamanda 1 şirketin de müdür ve ortağı olduğu, bu şirket hakkında sahte belge düzenlemekten dolayı vergi tekniği raporu olduğu, ayrıca 2 şirketin de yönetim kurulu üyesi olduğu ve bu şirketlerin sahte belge düzenleme nedeniyle özel esaslara tabii olduğunun tespit edildiği ve mükellefin kuruluş tarihinden itibaren düzenlemiş olduğu faturaların sahte fatura olarak kabul edilmesi gerektiği tespit ve kanaatinde bulunulmuştur.
Yukarıda belirtilen tespitlerin bir bütün halinde değerlendirilmesinden, vergisel yükümlülüklerin birçoğunun yerine getirilmemesi, KDV matrahı ile BA BS formları arasında uyumsuzluk bulunması, beyan edilen hasılata göre, yoklamalardaki tespitler dikkate alındığında muhtasar beyannamelerindeki bildirimlerine göre çalışan işçisinin bulunmaması, adına kayıtlı araç, depo ve şubesinin olmaması, mevcut sermayesi, iş yeri büyüklüğü ve sahip olunan emtia ile bu ölçekte bir iş hacmine ulaşılmasının ticari ve teknik icaplara uymaması karşısında, adı geçen mükellef tarafından davacıya düzenlenen faturaların sahte olduğu sonucuna ulaşıldığından, … İnşaat Metal Orman Ürün. San. Tic. Ltd. Şti.’den alınan faturalara isabet eden cezalı tarhiyatı kaldıran hüküm fıkrasında hukuka uyarlık görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kısmen kabul, kısmen reddine,
2. Temyize konu …. Vergi Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının, kesilen özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. Mahkeme kararının … İnşaat Metal Orman Ürün. San. Tic. Ltd. Şti.’den alınan faturalardan kaynaklı vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerine ilişkin kısmının BOZULMASINA,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş (15) gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 08/02/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.