Danıştay Kararı 4. Daire 2016/21097 E. 2021/3509 K. 24.06.2021 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2016/21097 E.  ,  2021/3509 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2016/21097
Karar No : 2021/3509

TEMYİZ EDEN (DAVACI) :… Eğitim Öğretim ve Rehabilitasyon Hizmetleri Turizm İletişim Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, sahte fatura kullandığından bahisle vergi inceleme raporuna istinaden re’sen tarh edilen 2013/1-3,4-6 dönemleri geçici vergiler ile tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle kesilen vergi ziyaı cezalarının kaldırılması istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; davacı tarafından 2011 ve 2012 yılı kurumlar vergisi tarhiyatlarına karşı Mahkemeleri nezdinde açılan … ve … esas numarasına kayıtlı dava dosyalarında Mahkemelerince davacının 2011 ve 2012 yılı kurumlar vergisi beyan tablolarının yeniden düzenlendiği ve gelecek yıllara devreden geçmiş yıl zararı bulunmadığı hususları birlikte dikkate alındığında dava konusu üç kat vergi ziyaı cezalarında hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan mahsup dönemi geçtikten sonra geçici vergi tarh etme olanağı bulunmadığından, dava konusu re’sen tarh edilen geçici vergilerde hukuka uyarlık bulunmadığı, vergi ziyaı cezalarına uygulanan tekerrüre gelince, somut olayda tekerrürün şartları gerçekleşmediğinden vergi ziyaı cezalarının tekerrür nedeniyle artırılan kısımlarında da hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, eksik inceleme sonucu düzenlenen vergi tekniği raporuna dayanılarak sahte fatura kullanıldığının iddia edildiği, her ne kadar Vergi Mahkemesince geçmiş yıl zararının azaltılmasına ilişkin olarak herhangi bir itiraz ileri sürülmediği iddia edilmiş ise de, dava dilekçesinde açık bir şekilde vergi inceleme raporuyla azaltılan geçmiş yıl zararlarına itiraz edildiği, 2010 yılında da maliyetlerin azaltılmasının sebebinin Mahkemece hakkında rapor bulunmadığı gerekçesine yer verilen … ‘dan alınan faturalardan kaynaklandığı, fatura alınan diğer mükellef hakkında düzenlenen raporda da somut tespitlere yer verilmediği, varsayıma dayalı olarak kanaate varıldığı, incelemenin tamamen şirketle husumeti bulunan şahısların ifadelerine dayandırıldığı, üç kat vergi ziyaı cezası kesilmesinin yasal şartlarının somut olayda oluşmadığı belirtilerek temyiz isteminin kabulü ile Vergi Mahkemesi kararının aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Olayda, geçici verginin yıllık vergiye mahsuben peşin olarak alınan bir vergi olması nedeniyle, geçici vergiye bağlı olarak üç kat yerine tek kat vergi ziyaı cezası kesilmesi hakkaniyete uygun olacağından, geçici vergi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasının tek katı aşan kısmı yönünden Vergi Mahkemesi kararının bozulması, diğer hüküm fıkraları yönünden ise onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Davacının temyiz dilekçesinde, geçici vergiler üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezalarına ilişkin olarak ileri sürdüğü iddialar, bozulması istenilen kararın dayandığı gerekçeler karşısında, yerinde ve kararın bu kısımlarının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmamıştır.
Davacının, geçici vergiler üzerinden kesilen vergi ziyaı cezalarının bir katı aşan kısmına ilişkin temyiz istemine gelince;
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 120/4. maddesinde; yapılan incelemeler sonucunda, geçmiş döneme ait geçici verginin %10’u aşan tutarda eksik beyan edildiğinin tespiti halinde, eksik beyan edilen bu kısım için re’sen veya ikmalen geçici verginin tarh edileceği, mahsup süresi geçtikten sonra, kesinleşen geçici vergilerin terkin edileceği, ancak gecikme faizi ve geçici vergiye bağlı kesilen cezanın tahsil edileceği hükme bağlanmıştır.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 341. maddesinde, “vergi ziyaı, mükellefin veya sorumlunun vergilendirme ile ilgili ödevlerini zamanında yerine getirmemesi veya eksik yerine getirmesi yüzünden verginin zamanında tahakkuk ettirilmemesini veya eksik tahakkuk ettirilmesini ifade eder” şeklinde tanımlanmış, 344. maddesinde ise, 341. maddede yazılı hallerde vergi ziyaına sebebiyet verildiği takdirde, mükellef veya sorumlu hakkında ziyaa uğratılan verginin bir katı tutarında vergi ziyaı cezası kesileceği, vergi ziyaına 359. maddede yazılı fiillerle sebebiyet verilmesi halinde bu cezanın üç kat olarak uygulanacağı hususu hükme bağlanmıştır.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 120. maddesinde açıklandığı üzere, geçici verginin yıllık vergiye mahsuben peşin olarak alınan bir vergi olması nedeniyle, dava konusu geçici vergilere bağlı olarak üç kat yerine bir kat vergi ziyaı cezası kesilmesi hakkaniyete uygun olacağından, geçici vergiler üzerinden kesilen vergi ziyaı cezalarının tek katı aşan kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmış olup, Vergi Mahkemesi kararının anılan kısmında hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kısmen kabul, kısmen reddine,
2. Temyize konu … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, geçici vergiler üzerinden kesilen tek kat vergi ziyaı cezalarına ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. Mahkeme kararının geçici vergiler üzerinden kesilen vergi ziyaı cezalarının tek katı aşan kısımlarına ilişkin hüküm fıkrasının ise BOZULMASINA,
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, davacı aleyhine onanan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve … TL den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
5. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş (15) gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 24/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.