Danıştay Kararı 4. Daire 2016/21237 E. 2021/3706 K. 30.06.2021 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2016/21237 E.  ,  2021/3706 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2016/21237
Karar No : 2021/3706

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)

VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Aydınlatma Sanayi Ticaret Limited Şirketi

İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, sahte fatura kullanıldığından bahisle hakkında düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak re’sen tarh edilen 2010/9 dönemi vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile 2010/9 dönemine ilişkin olarak 213 sayılı Kanunun 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; davacıya ilgili dönemde fatura düzenleyen Güneşli Vergi Dairesi mükellef … Elektrik Metalsan ve Tic. Ltd. Şti. hakkındaki tespitlerden anılan mükellefler tarafından düzenlenen faturaların gerçek bir mal teslimi ve hizmet ifasına dayanmadığı yolunda yeterli tespit bulunmadığı anlaşıldığından, cezalı tarhiyatta hukuka uyarlık, kesilen özel usulsüzlük cezası bakımından ise, cezayı gerektiren unsurların somut olarak ortaya konulamadığı gerekçesiyle hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından kararın hukuka aykırı olduğu ve bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Davalı idarenin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler bozulması istenilen kararın özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmının dayandığı gerekçeler karşısında yerinde ve kararın bu kısmının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmamıştır.
Davalı idarenin diğer temyiz istemine gelince;
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, 134. maddesinin 1. fıkrasında, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu kurala bağlanmış, 359. maddesinin (b) bendinde ise gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgeler, sahte belge olarak tanımlanmıştır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 29. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisinin indirilebileceği hükme bağlanmıştır.
Katma değer vergisi, bünyesinde yer alan indirim müessesesiyle yansıtılabilir bir vergidir. Katma değer vergisi sisteminde mükellef ve sorumlu; üretim ve dağıtım kademeleri içinde, verginin tahsiline, indirimlerin yapılmasına, beyan edilip ödenmesine aracılık eder. Bu bakımdan indirim, mükellefiyete bağlı bir görev olduğu kadar aynı zamanda bir haktır. Katma değer vergisinde genel prensip, vergiye tabi teslimler üzerinden hesaplanan vergiden, alış faturalarında gösterilen verginin indirilmesidir. Katma değer vergisi indirimi hakkından yararlanabilmek için Kanun bazı şartların varlığını öngörmüştür. Bu şartların bir kısmı esasa, bir kısmı ise şekle ilişkindir. Katma değer vergisi, vergiyi doğuran olayın gerçekleşmesi halinde, zincirleme olarak kendi içinde otokontrol sistemi taşımaktadır.
Kayıt ve belge nizamına uyulması ve faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanması halinde, mal teslimi veya hizmet ifasına bağlı olarak tahsil edilen katma değer vergisinden, mükelleflerin kendilerine yapılan teslim ve ifaya ilişkin olarak ödedikleri katma değer vergisini indirmeleri mümkün olup, aksi durumda, faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığının tespiti halinde, bu faturalarda yer alan katma değer vergisinin indirimi mümkün bulunmamaktadır.
Buna göre, alış belgelerinde yer alan katma değer vergisinin indirim konusu yapılabilmesi için, alış faturası ya da benzeri vesikalarda ayrıca gösterilmesi ve bu vesikaların kanuni defterlere kaydedildiğinin tevsik edilmesinin yanında, söz konusu belgelerin gerçeği yansıtması da zorunludur.
Sözü edilen mevzuat hükümlerine göre, uyuşmazlığın esasını, davacıya anılan faturaları düzenleyen firmanın düzenlediği faturaların, gerçek bir mal ve hizmet satışını içerip içermediği, dolayısıyla sahte olup olmadığı hususlarının tespiti oluşturmakta olup, uyuşmazlığın çözümü için söz konusu belgelerin hukuki mahiyetinin anlaşılabilmesi bakımından, bu belgeleri tanzim eden mükellef hakkında yapılan incelemeler sonucunda tespit edilen hususların irdelenmesi gerekmektedir.
Davacı adına fatura düzenleyen … Elektrik Metalsan ve Tic. Ltd. Şti. hakkında düzenlenen … tarih … sayılı vergi tekniği raporunda özetle; kurulduğu tarihte İkitelli Vergi Dairesi Müdürlüğü mükellefi olan şirketin 18/02/2011 tarihinden itibaren Güneşli Vergi Dairesi Müdürlüğü mükellefi olduğu ve 31/08/2011 tarihinde vergi mükellefiyetinin re’sen terkin edildiği, 2008-2009 yılları için matrah arttırımında bulunulduğu, şirket kanuni temsilcisinin bilinen adresinde bulunamadığı, 2010-2011 yıllarına ait yasal defter tasdik bilgilerine ulaşılamadığı, 100.000,00-TL sermaye ile kurulduğu, 12/05/2011 tarihinde ortaklık yapısının değiştiği, mükellef kurum ortak ve yöneticilerinin haklarında sahte belge düzenleme fiili nedeniyle vergi tekniği raporu düzenlenen farklı şirketlerde de ortak veya yönetici olarak bulunduğu, 2011 yılı kurumlar vergisi beyannamesinin verilmediği, çok yüksek tutarda katma değer vergisi matrahı beyan edilmesine rağmen ödenecek katma değer vergisinin düşük tahakkuk ettiği, bazı dönemlerde işçi çalıştırdığına ilişkin muhtasar vergi beyannamesinin verildiği, alımlarının büyük bir kısmının haklarında sahte belge düzenleme fiili nedeniyle vergi tekniği raporu düzenlenen şirketlerden yapıldığı, 2010-2011 yıllarında beyan edilen ba-bs bildirimlerinin yapılan karşıt incelemelerde elde edilen ba-bs bildirimleri arasında ciddi uyumsuzluk bulunduğu, 100.000,00-TL sermaye ile kurulan şirketin kısa sürede çok yüksek cirolara ulaşacak kapasitesinin bulunmadığı tespitlerine yer verilmiştir.
Bu durumda, dava dosyasında mevcut vergi tekniği raporları ile diğer bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi sonucunda, davacıya söz konusu firmalar tarafından düzenlenen faturaların; söz konusu mükellefin bilinen adresinde bulunamadığı yönündeki tespitler, bir kısım beyanname verme yükümlülüklerini yerine getirmemesi, iş yerinin beyan ettikleri satışları gerçekleştirebilecek mahiyette bir kapasiteye, depo ve şubeye sahip olmayışı, ticari faaliyette bulunuluyor görüntüsü vermek adına büro mahiyetinde işyeri açıldığı yönündeki tespitler, katma değer vergisi beyanlarında yüksek tutarlarda tahakkuk eden vergi çıkmasına rağmen indirimlerinin de yüksek olması, ödenecek katma değer vergilerinin düşük çıkmasına rağmen ödenmemesi, mükellefin katma değer vergisi beyanlarındaki matrah toplamları ile mükelleften mal alımı yapan firmaların Ba formlarında beyan edilen tutarlar arasındaki büyük miktarlı uyumsuzluklar dikkate alındığında gerçek bir mal karşılığına dayanmadığı, dolayısıyla da davacının söz konusu şirketlerden olan alımlarına ilişkin faturaların sahte oldukları anlaşılmış olup, davacı adına dava konusu dönemlere ilişkin olarak yapılan vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatlarında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığından kararın bu kısmında isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kısmen kabul, kısmen reddine,
2. Temyize konu … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. Mahkeme kararının vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatlarına ilişkin kısmının BOZULMASINA,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş (15) gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 30/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.