Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2016/21242 E. , 2020/6015 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2016/21242
Karar No : 2020/6015
TEMYİZ EDEN (DAVALI) :… Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, sahte fatura kullandığından bahisle vergi inceleme raporuna istinaden re’sen tarh edilen 2010/2 ila 11 dönemleri katma değer vergisi ile tekerrür hükümleri uygulanarak kesilen vergi ziyaı cezaları ve kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; davacıya fatura düzenleyen … Vergi Dairesi mükellefleri … ile … hakkında düzenlenen vergi tekniği raporundaki tespitlerden düzenlediği faturaların sahte olduğu ortaya konulamadığından söz konusu faturalar nedeniyle yapılan tarhiyatlar ile kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından yapılan işlemlerin ve kesilen cezaların yasal ve yerinde olduğu, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Davalı idarenin temyiz dilekçesinde özel usulsüzlük cezasına ilişkin ileri sürdüğü nedenler, bozulması istenilen kararın dayandığı gerekçeler karşısında, yerinde ve kararın bu kısmının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmamıştır.
Mahkeme kararının; … Vergi Dairesi mükellefleri … den alınan faturalar nedeniyle yapılan cezalı tarhiyata ilişkin kısmına gelince;
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, 134. maddesinin 1. fıkrasında, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu kurala bağlanmış, 359. maddesinin (b) bendinde ise gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgeler, sahte belge olarak tanımlanmıştır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 29. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisinin indirilebileceği hükme bağlanmıştır.
Katma değer vergisi, bünyesinde yer alan indirim müessesesiyle yansıtılabilir bir vergidir. Katma değer vergisi sisteminde mükellef ve sorumlu; üretim ve dağıtım kademeleri içinde, verginin tahsiline, indirimlerin yapılmasına, beyan edilip ödenmesine aracılık eder. Bu bakımdan indirim, mükellefiyete bağlı bir görev olduğu kadar aynı zamanda bir haktır. Katma değer vergisinde genel prensip, vergiye tabi teslimler üzerinden hesaplanan vergiden, alış faturalarında gösterilen verginin indirilmesidir. Katma değer vergisi indirimi hakkından yararlanabilmek için Kanun bazı şartların varlığını öngörmüştür. Bu şartların bir kısmı esasa, bir kısmı ise şekle ilişkindir. Katma değer vergisi, vergiyi doğuran olayın gerçekleşmesi halinde, zincirleme olarak kendi içinde otokontrol sistemi taşımaktadır.
Kayıt ve belge nizamına uyulması ve faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanması halinde, mal teslimi veya hizmet ifasına bağlı olarak tahsil edilen katma değer vergisinden, mükelleflerin kendilerine yapılan teslim ve ifaya ilişkin olarak ödedikleri katma değer vergisini indirmeleri mümkün olup, aksi durumda, faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığının tespiti halinde, bu faturalarda yer alan katma değer vergisinin indirimi mümkün bulunmamaktadır.
Buna göre, alış belgelerinde yer alan katma değer vergisinin indirim konusu yapılabilmesi için, alış faturası ya da benzeri vesikalarda ayrıca gösterilmesi ve bu vesikaların kanuni defterlere kaydedildiğinin tevsik edilmesinin yanında, söz konusu belgelerin gerçeği yansıtması da gerekmektedir.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerine göre, uyuşmazlığın esasını, davacıya anılan faturaları düzenleyen firmaların düzenlediği faturaların, gerçek bir mal ve hizmet satışını içerip içermediği, dolayısıyla sahte olup olmadığı hususlarının tespiti oluşturmakta olup, uyuşmazlığın çözümü için söz konusu belgelerin hukuki mahiyetinin anlaşılabilmesi bakımından, bu belgeleri tanzim eden mükellefler hakkında yapılan incelemeler sonucunda tespit edilen hususların irdelenmesi gerekmektedir.
Davacıya fatura düzenleyen … Vergi Dairesi mükellefi … hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı Vergi Tekniği Raporu’nda, defter ve belge isteme yazısının 17/10/2011’de tebliğ edildiği ancak ibraz olunmadığı, 2007-2008-2009 için 6111 sayılı Kanun uyarınca matrah artırımı yaptığından hakkında inceleme yapılmadığı, anılan mükellefin … İş Merkezinde toptan elektrik ve otomasyon malzemesi ticareti yaptığı, 13/03/2006’da işe başladığı, açılış yoklamasında işyerinin 37 m² olduğu, 300 TL kira ödediği, şube, depo ve işçisinin olmadığı, işyerinde bir kısım büro malzemeleri bulunduğu, 22/12/2010 tarihinde faal olduğu ancak işçisinin olmadığı, 40.000,00 TL’lik emtiası bulunduğu, çok sayıda belge bastırdığı ve yoklama memurunca fişin arkasına “naylon fatura işi yaptığı” notu yazıldığı, 20/10/2011 tarihli yoklamada adreste olmadığı, başka firmanın faal olduğu, adresi bildirimsiz terk ettiğinden tebligatların yapılamadığı, sahte fatura kullanmadan dolayı özel esaslara tabi tutulduğu, 2006 yılı için Ba-Bs vermediği, 2006-2010-2011 yılında 4.816.351.-TL satışını hiç bildirmediği, 2010-2011 yıllarında mal ve hizmet satın aldığı hakkında vergi tekniği raporu olan 2 mükelleften toplam 1.239.709.-TL sahte belge kullandığı, 2006-2010-2011 yılları katma değer vergisi matrahları ile diğer mükelleflerin Ba bildirimi arasında 2.441.970.-TL fark bulunduğu, beyan edilen katma değer vergisi matrahına uyumlu bir iş hacmine ulaşacak işgücü ve alt yapısı olmadığı, aynı zamanda … Rezistans Elk. San ve Tic. Ltd. Şti.’nin %50 hisseli ortağı olduğu, 2006 ve 2010 yılı gelir vergisi beyannamelerini verdiği, diğerlerini vermediği, geçici gelir vergisi beyanlarının 2006, 2010 ve 2011’e ilişkin olduğu, katma değer vergisi beyanlarının da 2006, 2010 ve 2011’e ilişkin olduğu, 5811 sayılı Kanuna göre matrah arttırımı yapmasına rağmen taksitleri ödemediği, 60.573 TL vergi borcu olduğu tespitlerine yer verilmiştir.
Davacının fatura aldığı … Vergi Dairesi mükellefi … hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı Vergi Tekniği Raporu’nda; elektronik malzemeleri toptan satışı faaliyetiyle iştigal etmek üzere mükellefiyet tesis ettirdiği, … tarihli açılış yoklamasında, iş yerinde iki adet masa, iki adet bilgisayar, bir adet koltuk takımı, iki adet raf ve satışa hazır muhtelif elektrik malzemesinin olduğu, iş yerinin 50 m² ve aylık kirasının 600,00 TL olduğu, bir işçisinin bulunduğu, depo veya şubesinin olmadığı, yapılan sorgulamalarda mükellefin 2009 ve 2010 yılına ilişkin defter tasdik bilgilerine rastlanmadığı, defter belge isteme yazısının tebliğ edilmesine rağmen belgelerin ibraz edilmediği, mükellefin 2009 yılında 658.849,60 TL katma değer vergisi matrahı beyan ettiği, aynı yıl satmış olduğu katma değer vergisi hariç 5.166.973,00 TL tutarında mal ve hizmeti Bs formu ile bildirmediği, 2010 yılında 1.778.350,00 TL katma değer vergisi matrahı beyan ettiği, aynı yıl satmış olduğu katma değer vergisi hariç 7.201.095,00 TL tutarında mal ve hizmeti Bs formu ile bildirmediği, 2009 ve 2010 yıllarında mükellefe mal yada hizmet satıldığına ilişkin diğer mükellefler tarafından herhangi bir bildirimde bulunulmadığı, ancak mükellefin 2009 yılında 117.677,83 TL tutarında, 2010 yılında 315.195,85 TL tutarında indirilecek katma değer vergisi beyan ettiği, mükellefin vadesi geçmiş ve 28/09/2010 tarihi itibariyle ödenmesi gereken 10.457,19 TL, vadesi gelmemiş 37.725,33 TL tutarında vergi borcu bulunduğu tespitlerine yer verildiği görülmektedir.
Yukarıda yer verilen tespitlerin birlikte değerlendirilmesinden, söz konusu mükelleflerin beyan ettikleri tutarlar ile düzenledikleri fatura tutarları arasında büyük uyumsuzluk bulunması, düzenledikleri fatura tutarları kadar iş yapabilecek organizasyon ve kapasiteye sahip olmamaları, tahakkuk eden vergilerin ödenmemesi, katma değer vergisi matrahları toplamı ile anılan mükelleflerden mal ve hizmet aldığını bildirenlerin bildirimleri arasında büyük farklar bulunması, alışlarının çoğunun sorunlu mükelleflerden yapılmış olması, defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmemiş olması hususları göz önünde bulundurulduğunda, bu mükelleflerin uyuşmazlık konusu dönemlerde gerçek bir ticari faaliyetlerinin bulunmadığı ve davacıya düzenlemiş oldukları faturaların sahte belge niteliğinde olduğu sonucuna varıldığından, davacı adına söz konusu mükelleflerden alınan faturalardaki indirimleri reddedilmek suretiyle yapılan cezalı tarhiyatta hukuka aykırılık, Vergi Mahkemesi kararının cezalı tarhiyata ilişkin bu kısımlarında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Mahkemece yeniden yapılacak olan yargılamada ulaşılacak hukuki sonuca göre tekerrür hükümleri uygulanarak kesilen vergi ziyaı cezası hakkında yeniden bir karar verileceği de tabiidir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kısmen kabul, kısmen reddine,
2. Temyize konu …. Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. Mahkeme kararının …’ den alınan faturalar nedeniyle yapılan cezalı tarhiyata ilişkin kısmının BOZULMASINA,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş (15) gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 22/12/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.