Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2016/21249 E. , 2021/2451 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2016/21249
Karar No : 2021/2451
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
İSTEMİN KONUSU : …. Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, sahte fatura kullandığından bahisle düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden re’sen tarh edilen 2011/05, 06, 07, 08, 09 dönemi vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile 213 sayılı Kanunun 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; ihtilaflı dönemde davacının fatura aldığı … Vergi Dairesi mükellefi … Reklam Ve Prodüksiyon Hizmetleri Ltd. Şti. hakkında düzenlenen Vergi Tekniği Raporundaki tespitlerin düzenlenen faturaların sahte belge niteliğinde olduğunu ortaya koymaya yeterli olmadığından bahsi geçen firmadan alınan faturalar nedeniyle yapılan tarhiyatta ve kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacı mükellefin sahte faturaları temin ettiği mükellef hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda faturaların sahte olduğu hususu yeterli ve hukuken geçerli tespitlerle ortaya konulduğundan bahisle dava konusu tarhiyatların ve kesilen özel usulsüzlük cezasının hukuka uygun olduğu belirtilerek söz konusu Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE : Davalı idarenin temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, kararın özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, 134. maddesinin 1. fıkrasında, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu kurala bağlanmış, 359. maddesinin (b) bendinde ise gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgeler, sahte belge olarak tanımlanmıştır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 29. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisinin indirilebileceği hükme bağlanmıştır.
Katma değer vergisi, bünyesinde yer alan indirim müessesesiyle yansıtılabilir bir vergidir. Katma değer vergisi sisteminde mükellef ve sorumlu; üretim ve dağıtım kademeleri içinde, verginin tahsiline, indirimlerin yapılmasına, beyan edilip ödenmesine aracılık eder. Bu bakımdan indirim, mükellefiyete bağlı bir görev olduğu kadar aynı zamanda bir haktır. Katma değer vergisinde genel prensip, vergiye tabi teslimler üzerinden hesaplanan vergiden, alış faturalarında gösterilen verginin indirilmesidir. Katma değer vergisi indirimi hakkından yararlanabilmek için Kanun bazı şartların varlığını öngörmüştür. Bu şartların bir kısmı esasa, bir kısmı ise şekle ilişkindir. Katma değer vergisi, vergiyi doğuran olayın gerçekleşmesi halinde, zincirleme olarak kendi içinde otokontrol sistemi taşımaktadır.
Kayıt ve belge nizamına uyulması ve faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanması halinde, mal teslimi veya hizmet ifasına bağlı olarak tahsil edilen katma değer vergisinden, mükelleflerin kendilerine yapılan teslim ve ifaya ilişkin olarak ödedikleri katma değer vergisini indirmeleri mümkün olup, aksi durumda, faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığının tespiti halinde, bu faturalarda yer alan katma değer vergisinin indirimi mümkün bulunmamaktadır.
Buna göre, alış belgelerinde yer alan katma değer vergisinin indirim konusu yapılabilmesi için, alış faturası ya da benzeri vesikalarda ayrıca gösterilmesi ve bu vesikaların kanuni defterlere kaydedildiğinin tevsik edilmesinin yanında, söz konusu belgelerin gerçeği yansıtması da zorunludur.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerine göre, uyuşmazlığın esasını, davacıya anılan faturaları düzenleyen firmanın düzenlediği faturaların, gerçek bir mal ve hizmet satışını içerip içermediği, dolayısıyla sahte olup olmadığı hususlarının tespiti oluşturmakta olup, uyuşmazlığın çözümü için söz konusu belgelerin hukuki mahiyetinin anlaşılabilmesi bakımından, bu belgeleri tanzim eden mükellef hakkında yapılan incelemeler sonucunda tespit edilen hususların irdelenmesi gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; davacının ihtilaflı dönemde fatura aldığı … Vergi Dairesi mükellefi … Reklam Ve Prodüksiyon Hizmetleri Ltd. Şti. hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı Vergi Tekniği Raporu’nda; mükellefin, reklam ajanslarının faaliyetleri ile iştigal etmek üzere 16/11/2009 tarihinde mükellefiyet tesis ettirdiği, 30/06/2011 tarihinde mükellefiyetinin resen terkin ettirildiği, defter belge isteme yazısının tebliğ edilmesine rağmen defter ve belgelerini ibraz etmediği, 11/12/2009 tarihinde yapılan yoklamada, iş yeri büyüklüğünün 15 m2 civarında olduğu, iş yeri aylık kirasının 300 TL olduğu, iş yerinde demirbaş olarak 1 adet masa, 3 adet koltuk, 1 adet telefon olduğu, iş yerinde herhangi bir emtia olmadığı, 29/12/2009 tarihinde yapılan yoklamada iş yeri büyüklüğünün 20m2 civarında olduğu, mükellef kurumun bu tarihe kadar herhangi bir hizmet veya mal satışı yapmadığı, 11/01/2011 tarihinde yapılan yoklamada iş yerini aynı pasajda başka bir adrese naklettiği, iş yeri büyüklüğünün 12m2 civarında olduğu, iş yeri aylık kirasının 375 TL olduğu, işçisinin olmadığı, iş yerinde demirbaş olarak 1 adet çalışma masası ve koltuğu, 1 adet telefon, 1 adet evrak dolabı ve 5 adet misafir sandalyesi olduğu, 11/02/2011 tarihinde yapılan yoklamada belirtilen adrese değişik gün ve saatlerde gidildiği, ancak adresin kapalı olduğu, şirket yetkilisinin adrese düzenli olarak gelmediği, 03/08/2011 tarihinde yapılan yoklamada, belirtilen adresin kapalı olduğu, pasaj yöneticisi …’in beyanına göre ödevli şirketin belirtilen adreste olmadığı, 2010 hesap döneminde 18 adet fatura karşılığında 74.900 TL tutarında mal veya hizmet aldığını bildirmesine rağmen ilgili yılda mükellef kuruma mal veya hizmet satan mükellefin olmadığı, alım yaptığı 5 firmanın tamamı hakkında sahte belge düzenlemekten ötürü vergi tekniği raporları bulunduğu, 2011 hesap döneminde 44 adet fatura karşılığında 601.788,00 TL tutarında mal veya hizmet sattığını bildirmesine rağmen mükellef kurumdan mal veya hizmet alan mükelleflerin 53 adet fatura karşılığında 729.669,00 TL tutarında mal veya hizmet aldığını bildirdiği, aynı dönemde 56 adet fatura karşılığında 365.750,00 TL tutarında mal veya hizmet aldığını bildirmesine rağmen mükellef kuruma mal veya hizmet satan mükelleflerin 18 adet fatura karşılığında 366.800,00 TL tutarında mal veya hizmet satışı bildirdiği, 2011 yılı kurumlar vergisi beyannamesini vermediği, muhtasar beyannamelerinde çalışan işçi beyan etmediği, 2010-2011 hesap yıllarında toplam 13.950 TL ödenecek katma değer vergisi tahakkuk etmesine rağmen 750 TL’sini ödediği, toplam 1780 TL stopaj gelir vergisi tahakkuk etmesine rağmen 690 TL’sini ödediği, 1100 TL ödenecek geçici kurumlar vergisi tahakkuk etmesine rağmen ödeme yapmadığı, 29.000 TL olan toplam vergi borcuna ilişkin herhangi bir ödeme yapmadığı, adına kayıtlı motorlu taşıtın bulunmadığı, ortakların başka şirketlerde ortaklığının bulunduğu ve bu şirketler hakkında düzenlenmiş çok sayıda vergi tekniği raporu bulunduğu tespitlerine yer verildiği görülmüştür.
Yukarıda belirtilen tespitlerin bütün halinde değerlendirilmesinden, adı geçen mükellefin, Ba-Bs analizinde tutarsızlıklar olduğu, faaliyet konularının yürütüldüğüne dair yeterli emare bulunmadığı, iş yerinde bulunan araçlarla belirtilen tutarlarda ticaret yapmasının mümkün bulunmadığı dikkate alındığında adı geçen mükellef tarafından davacı şirkete düzenlenen ihtilaf konusu faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığı sonucuna varılmış olup Mahkeme kararının vergi ziyaı cezalı katma değer vergisine ilişkin kısmında hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kısmen kabul, kısmen reddine,
2. Temyize konu …. Vergi Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmının oybirliğiyle ONANMASINA,
3. Mahkeme kararının ASBİR Reklam Ve Prodüksiyon Hizmetleri Ltd. Şti.’nden alınan faturalardan kaynaklanan tarhiyatlara ilişkin kısmının Yusuf Binici’nin karşı oyuyla ve oyçokluğuyla BOZULMASINA,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş (15) gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 26/04/2021 tarihinde karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.