Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2016/21647 E. , 2021/413 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2016/21647
Karar No : 2021/413
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : …Vergi Dairesi Başkanlığı
(…Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av….
KARŞI TARAF (DAVACI) : …Makina İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : …. Vergi Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına sahte fatura kullandığından bahisle vergi ziyaı cezalı olarak tarh edilen 2010/3, 4, 6, 7, 9, 10 dönemi katma değer vergileri ile kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; davacının ilgili dönemde fatura aldığı Çorlu Vergi Dairesi mükellefi …Demir Çimento Nak. İnş. Yap. Mlz. San. Tic. Ltd. Şti. hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunun incelenmesinden uyuşmazlık konusu faturaların sahte olduğunun ortaya konulamadığı, kesilen özel usulsüzlük cezası yönünden de hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Davalı idarenin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü iddialar, kararın 213 sayılı Kanun’un 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmının bozulmasını sağlayacak nitelikte görülmemiştir.
Temyiz konusu Kararın vergi ziyaı cezalı katma değer vergisine ilişkin kısmına gelince;
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, 134. maddesinin 1. fıkrasında, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu kurala bağlanmış, 359. maddesinin (b) bendinde ise gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgeler, sahte belge olarak tanımlanmıştır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 29. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisinin indirilebileceği hükme bağlanmıştır.
Buna göre, alış belgelerinde yer alan katma değer vergisinin indirim konusu yapılabilmesi için, alış faturası ya da benzeri vesikalarda ayrıca gösterilmesi ve bu vesikaların kanuni defterlere kaydedildiğinin tevsik edilmesinin yanında, söz konusu belgelerin gerçeği yansıtması da gerekmektedir.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerine göre, uyuşmazlığın esasını, davacıya anılan faturaları düzenleyen firmanın düzenlediği faturaların, gerçek bir mal ve hizmet satışını içerip içermediği, dolayısıyla sahte olup olmadığı hususlarının tespiti oluşturmakta olup, uyuşmazlığın çözümü için söz konusu belgelerin hukuki mahiyetinin anlaşılabilmesi bakımından, bu belgeleri tanzim eden mükellef hakkında yapılan incelemeler sonucunda tespit edilen hususların irdelenmesi gerekmektedir.
Davacının fatura aldığı …Demir Çimento Nak. İnş. Yapı Malz. San. Tic. Ltd. Şti. hakkındaki düzenlenen …tarih ve …sayılı Vergi Tekniği Raporunda; şirketin 29/11/2006 tarihinde vergi mükellefiyeti tesis ettirdiği, şirketin eski ortağı ve müdürü olan …’nın ortağı olduğu …İnşaat Pazarlama Nakliye San. ve Tic. Ltd. Şti. hakkında sahte fatura düzenlemekten dolayı vergi tekniği raporu bulunduğu, şirketin tasfiyeden önceki ortağı ve müdürü, aynı anda tasfiye memuru olan …’in üç şirkette daha ortak ve yönetici olduğu, bunlardan biri hakkında sahte fatura düzenlemekten dolayı vergi tekniği raporu bulunduğu, şirketin işyerinde 05/12/2006 tarihinde yapılan işe başlama yoklamasında, şirketin faaliyet konusunun demir, çimento, inşaat yapı malzemesi toptan satışı olduğu, işyerinin 40 m2 büro olduğu, 2 adet masa, 6 adet koltuk, telefon, faks ve bir adet kitaplık şeklinde demirbaşın bulunduğu, 08/03/2007 tarihli adres değişikliğine ilişkin yoklamada, şirketin …Mah. Belediye Cad. …İş Merk. Kat:…D:…Büyükçekmece/İstanbul adresinden …Mah. …Blok D….Ekonomi-Mimarsinan-Büyükçekmece/İstanbul adresine taşındığı, dairenin 100 m2 olduğu ve işyeri olarak kullanıldığı, 3 adet büro takımı, 2 adet bilgisayar, yazıcı, fak, telefon bulunduğu, 11/02/2008 tarihli yoklamada, adreste ikinci bir firma olmadığı, 2006-2007 yılında şube, depo, irtibat bürosunun bulunmadığı, şirket bünyesinde 2 işçi çalıştırıldığı, işyerinin büro mahiyetinde olduğu, yapılan işle ilgili makine, teçhizat ve aracın bulunmadığı, firma yetkilisi Selman Saka’nın beyanına göre faaliyetin tamamen pazarlama faaliyeti olduğu, demir çelik ürünlerinin toptancısından alınıp inşaat firmalarına pazarlandığı, nakliye, depolama işlemlerinin şirket bünyesinde yapılmadığı, 18/02/2009 tarihli yoklamada, işyeri adresinin …Mah. …Bulvarı No:…adresine taşındığı, kira bedelinin aylık 250 TL olduğu, şirketin nakilden önceki faaliyetine devam edeceği, 24/02/2009 tarihinden itibaren 3 işçinin işe başlayacağı, ayrıca işyerinde emtia bulunmadığı, 06/11/2009 tarihinde adres değişikliği nedeniyle yapılan yoklamada, şirketin 20/10/2009 tarihinde … Mah. …Cad. …İş Merkezi Kat:…No:……adresine taşındığı, 40 m2 olan ofisin aylık kira tutarının 300 TL olduğu ve işçi çalıştırılmadığı, işyerinin ofis olarak kullanıldığı, şirketin gayri faal olduğu, faaliyete başlandığında vergi dairesine bilgi verileceği hususlarının tespit edildiği, şirketin (katma değer vergisi dahil) 2006 yılında 161.086,86 TL, 2007 yılında toplam 114.356.423,88 TL, 2008 yılında 26.816.681,36 TL, 2009 yılında 13.806.887,47 TL, 2010 yılında 2.353.987,21 TL hasılatının bulunduğu, alımlarının yaklaşık 5.337.817,00 TL’lik kısmının hakkında sahte ve muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenlemekten dolayı vergi tekniği raporu bulunan mükelleflerden yapıldığı, şirketin defter ve belgelerinin incelemeye ibraz edilmediği, böylece şirketin gerçekte bir mal ve hizmet üretimi yapmadığı, düzenlemiş olduğu tüm faturaların sahte fatura olarak değerlendirilmesi gerektiği hususlarına yer verilmiştir.
Yukarıda belirtilen tespitlerin bir bütün halinde değerlendirilmesinden, şirketin anılan tutarlardaki hasılatı yapabilecek işyeri büyüklüğüne ve organizasyona sahip olmaması karşısında, davacıya düzenlenen söz konusu faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığı sonucuna ulaşıldığından, davanın cezalı tarhiyatlar yönünden kabulüne hükmeden Vergi Mahkemesi kararının ilgili kısmında yasal isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kısmen kabul, kısmen reddine,
2. Temyize konu … Vergi Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının, özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. Mahkeme kararının vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatlarına ilişkin kısmının BOZULMASINA,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş (15) gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 21/01/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.