Danıştay Kararı 4. Daire 2016/8341 E. 2021/3430 K. 22.06.2021 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2016/8341 E.  ,  2021/3430 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2016/8341
Karar No : 2021/3430

TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- …Mühendislik İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. … 2- …Vergi Dairesi Başkanlığı
(…Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av….
İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, sahte fatura kullanıldığından bahisle vergi inceleme raporuna istinaden 2009/9,10,11 dönemlerine ilişkin olarak resen tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile 213 sayılı Kanun’un 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; davacıya fatura düzenleyen Yeni Bosna Vergi Dairesi mükellefi …İnşaat Hafriyat Nak. Taah. San. Ve Tic. Ltd. Şti. hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda yer alan tespitlerin değerlendirilmesinden, söz konusu mükellef tarafından düzenlenen faturaların sahte belge niteliğinde olduğunu ortaya koyacak yeterli tespit olduğu gerekçesiyle yapılan cezalı tarhiyatlarda hukuka aykırılık, Güzelhisar Vergi Dairesi mükellefi …ve Atışalanı Vergi Dairesi mükellefi …’dan alınan faturalardan kaynaklanan cezalı tarhiyatlar ile özel usulsüzlük cezasında ise hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından, sahte fatura tanzim etmiş olduğu iddia edilen firmalar nezdinde maddi ve fiili bir tespit yapılmadan karar verilmiş olduğu, raporun hiçbir somut tespite dayanmadan varsayıma dayalı olarak düzenlendiği,mal ve hizmet alımlarının gerçek olduğu belirtilerek kararın aleyhe olan hüküm fıkrasının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Davalı idare tarafından, temyize konu kararın aleyhe olan hüküm fıkralarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Vergi Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Tarafların temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar kararın redde ilişkin kısmı ve özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmının bozulmasını sağlayacak durumda görülmemiştir.
Davalı idarenin, kararın …ve …’dan alınan faturalara isabet eden cezalı tarhiyatın kaldırılmasına ilişkin kısmına yönelik temyiz istemine gelince;
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, 134. maddesinin 1. fıkrasında, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu kurala bağlanmış, 359. maddesinin (b) bendinde ise gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgeler, sahte belge olarak tanımlanmıştır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 29. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisinin indirilebileceği hükme bağlanmıştır.
Katma değer vergisi, bünyesinde yer alan indirim müessesesiyle yansıtılabilir bir vergidir. Katma değer vergisi sisteminde mükellef ve sorumlu; üretim ve dağıtım kademeleri içinde, verginin tahsiline, indirimlerin yapılmasına, beyan edilip ödenmesine aracılık eder. Bu bakımdan indirim, mükellefiyete bağlı bir görev olduğu kadar aynı zamanda bir haktır. Katma değer vergisinde genel prensip, vergiye tabi teslimler üzerinden hesaplanan vergiden, alış faturalarında gösterilen verginin indirilmesidir. Katma değer vergisi indirimi hakkından yararlanabilmek için Kanun bazı şartların varlığını öngörmüştür. Bu şartların bir kısmı esasa, bir kısmı ise şekle ilişkindir. Katma değer vergisi, vergiyi doğuran olayın gerçekleşmesi halinde, zincirleme olarak kendi içinde otokontrol sistemi taşımaktadır.
Kayıt ve belge nizamına uyulması ve faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanması halinde, mal teslimi veya hizmet ifasına bağlı olarak tahsil edilen katma değer vergisinden, mükelleflerin kendilerine yapılan teslim ve ifaya ilişkin olarak ödedikleri katma değer vergisini indirmeleri mümkün olup, aksi durumda, faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığının tespiti halinde, bu faturalarda yer alan katma değer vergisinin indirimi mümkün bulunmamaktadır.
Buna göre, alış belgelerinde yer alan katma değer vergisinin indirim konusu yapılabilmesi için, alış faturası ya da benzeri vesikalarda ayrıca gösterilmesi ve bu vesikaların kanuni defterlere kaydedildiğinin tevsik edilmesinin yanında, söz konusu belgelerin gerçeği yansıtması da gerekmektedir.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerine göre, uyuşmazlığın esasını, davacıya anılan faturaları düzenleyen firmanın düzenlediği faturaların, gerçek bir mal ve hizmet satışını içerip içermediği, dolayısıyla sahte olup olmadığı hususlarının tespiti oluşturmakta olup, uyuşmazlığın çözümü için söz konusu belgelerin hukuki mahiyetinin anlaşılabilmesi bakımından, bu belgeleri tanzim eden mükellef hakkında yapılan incelemeler sonucunda tespit edilen hususların irdelenmesi gerekmektedir.
Davacı şirkete söz konusu faturaları düzenleyen Atışalanı Vergi Dairesi mükellefi …hakkında düzenlenen …tarih ve …sayılı vergi tekniği raporunda özetle; …Mah. …Cad. No:…adresinde inşaat malzemeleri satışı ile iştigal etmek üzere 10/07/2009 tarihinde faaliyete başladığı, defter ve belge isteme yazısının mükellefe tebliğ edilmesine rağmen defter ve belgelerin incelemeye ibraz edilmediği, 13/07/2009 tarihli açılış yoklamasında; işyerinde büro malzemelerinin bulunduğu, çelik kapı alım satımı işinin yapılacağının beyan edildiği, 08/03/2010 tarihli yoklamada; mükellefin adreste tahminen 2 ay faaliyet gösterip işyerini terk etmiş olduğunun çevredeki esnaflar tarafından beyan edildiği, işyerinin 10/11/2009 tarihinde …’ya kiralanarak adresten taşındığı, mükellef tarafından gelir ve gelir geçici vergilerine ilişkin beyannamelerin verilmediği, KDV beyannamelerine göre 2009 yılında toplam 1.947.207,46 TL KDV matrahı beyan etmesine rağmen, mükelleften mal ve hizmet aldığını beyan eden diğer mükellefler tarafından verilen Ba formlarıyla 5.653.732,00 TL alım yapıldığının bildirildiği, 2010/Ocak döneminde 448.265,00 TL, Şubat döneminde 502.875,00 TL KDV matrahı beyan etmesine karşılık mükelleften mal ve hizmet aldığını beyan eden diğer mükellefler tarafından verilen Ba formlarıyla Ocak ayında 1.351.799,00 TL, Şubat ayında 2.650.235,00 TL alım yapıldığının bildirildiği, KDV matrahlarına oranla ödenecek verginin cüzi çıktığı, tahakkuk eden vergilere karşılık hiçbir ödeme yapılmadığı tespit edilmiştir.
Davacı şirkete söz konusu faturaları düzenleyen Güzelhisar Vergi Dairesi mükellefi …hakkında düzenlenen …tarih ve …sayılı vergi tekniği raporunda özetle ev mobilyaları ve ev aletleri perakende ticareti konusunda faaliyette bulunmak üzere 11/01/2011 tarihinde mükellefiyet tesis ettirdiği, adreste bulunamaması nedeniyle vergi dairesi tarafından mükellefiyetinin resen terkin edildiği, defter belge ibraz yazısının mükellef adreste tanınmadığı için tebliğ edilemediği, 2009 döneminde 716.055,00 TL matrah beyan etmiş olmasına rağmen mal alımında bulunan mükellefler tarafından Ba bildirimi ile 4.407.021 ,00 TL beyanda bulunulduğu, Ba-Bs leri arasında uyumsuzluklar bulunduğu, mükellefiyetinin bulunmadığı dönemlerde satış yaptığı, tahakkuk eden vergilere karşılık hiçbir ödeme yapılmadığı tespit edilmiştir.
Yukarıda yer verilen tespitlerin birlikte değerlendirilmesinden, söz konusu mükelleflerin yapılan yoklamalarda yerinde bulunmadığı, yeterli fiziki kapasiteye, emtiaya ve ticari organizasyona sahip olmadığının tespit edildiği, beyanları ve mal alanların beyanları arasında aşırı farklar olduğu, davacı ile …’ın faaliyet konusu arasında farklılık bulunduğu, tahakkuk eden vergi borçlarını ödemediği, …’ın davacıya fatura düzenlediği dönemde KDV matrahının sıfır olduğu, düzenlediği faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmayan sahte faturalar olduğu sonucuna varıldığından, kararın bu mükellefden alınan faturalardan kaynaklı tarhiyata ilişkin kısmında isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine, davalı idarenin temyiz isteminin kısmen reddine, kısmen kabulüne,
2. Temyize konu …Vergi Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının özel usulsüzlük cezası ile … İnşaat Hafriyat Nak. Taah. San. Ve Tic. Ltd. Şti.’den alınan faturalardan kaynaklanan cezalı tarhiyatlara ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. Mahkeme kararının …ve …’dan alınan faturalara ilişkin kısmının BOZULMASINA
4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, davacı aleyhine onanan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve …TL den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
6. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş (15) gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 22/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.