Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2016/8645 E. , 2021/1061 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2016/8645
Karar No : 2021/1061
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : …Vergi Dairesi Başkanlığı
(…Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Yayıncılık Anonim Şirketi
İSTEMİN KONUSU : …. Vergi Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullandığından bahisle re’sen tarh edilen 2009/5 ila 12 dönemi vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; davacıya ilgili dönemde fatura düzenleyen Sarıgazi Vergi Dairesi mükellefi …Ajans Rek. Film ve Filmcilik Prod. Mat. Amb. ve Oluklu Muk. Dış. Tic. Ltd. Şti. hakkında hakkında düzenlenen vergi tekniği raporundaki tespitlerin, adı geçen firmanın düzenlediği faturaların sahte olduğunu kanıtlar nitelikte olmadığı, kesilen özel usulsüzlük cezasında da hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı şirket adına yapılan tarhiyatlarda ve kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Kararın kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu; 134. maddesinin 1. fıkrasında, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu kurala bağlanmış; 359. maddesinin (b) bendinde ise gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgeler, sahte belge olarak açıklanmış; 229. maddesinde de, fatura; satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesika şeklinde tanımlanmıştır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 29. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisini indirebilecekleri hükmüne yer verilmiştir.
Katma değer vergisi, bünyesinde yer alan indirim müessesesiyle yansıtılabilir bir vergidir. Katma değer vergisi sisteminde mükellef, üretim ve dağıtım kademeleri içinde, verginin tahsiline, indirimlerin yapılmasına, beyan edilip ödenmesine aracılık eder. Bu bakımdan indirim, mükellefiyete bağlı bir görev olduğu kadar aynı zamanda bir haktır. Katma değer vergisinde genel prensip, vergiye tabi teslimler üzerinden hesaplanan vergiden, alış faturalarında gösterilen verginin indirilmesidir. Katma değer vergisi indirimi hakkından yararlanabilmek için Kanun bazı şartların varlığını öngörmüştür. Bu şartların bir kısmı esasa, bir kısmı ise şekle ilişkindir. Katma değer vergisi, vergiyi doğuran olayın gerçekleşmesi halinde, zincirleme olarak kendi içinde otokontrol sistemi taşımakta, bu bağlamda, Kanunda ve Kanunla verilen yetkiye dayanılarak çıkarılan yasa altı düzenleyici işlemlerde öngörülen şekil şartları ile kayıt ve belge nizamına sıkı sıkıya bağlılık sözkonusu olmaktadır.
Kayıt ve belge nizamına uyulması ve faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanması halinde, mal teslimi veya hizmet ifasına bağlı olarak tahsil edilen katma değer vergisinden, mükelleflerin kendilerine yapılan teslim ve hizmet ifasına ilişkin olarak ödedikleri katma değer vergisini indirmeleri mümkün olup, aksi durumda, faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığının tespiti halinde, bu faturalarda yer alan katma değer vergisinin indirimi mümkün bulunmamaktadır.
Buna göre, alış belgelerinde yer alan katma değer vergisinin indirim konusu yapılabilmesi için, alış faturası ya da benzeri vesikalarda ayrıca gösterilmesi ve bu vesikaların kanuni defterlere kaydedildiğinin tevsik edilmesinin yanında, söz konusu belgelerin gerçeği yansıtması da gerekmektedir.
Davacıya uyuşmazlık konusu dönemde fatura düzenleyen Sarıgazi Vergi Dairesi mükellefi …Ajans Rek. Film ve Filmcilik Prod. Mat. Amb. ve …Muk. Dış. Tic. Ltd. Şti. hakkında düzenlenen …tarih ve …sayılı vergi tekniği raporunda; reklam ajansı faaliyeti göstermek üzere 17/12/2008 tarihinde mükellefiyet tesis ettirdiği, mükellefiyetinin 31/10/2010 tarihi itibariyle re’sen terkin edildiği, firma hakkında …tarih ve …, …tarih ve …sayılı Vergi Tekniği Raporlarının düzenlendiği ve bu raporlarda firmanın düzenlediği tüm faturaların sahte olduğunun belirtildiği, hakkında …tarih ve ……sayılı Vergi Tekniği Raporu düzenlenen …’in adresinde Sulh Ceza Mahkemesi kararına istinaden yapılan aramada bu firmaya da ait kaşenin, vergi levhasının, 3 adet boş tahsilat makbuzunun ve 167 adet faturanın ele geçirildiği, 07/01/2009 tarihli yoklamada, işyerinin 80 metrekare daire olduğu, kirasının 450 TL olduğu, bir çalışanın olduğu, muhtelif büro mobilyası mevcut olduğu, 22/12/2009 tarihli yoklamada, işyerinin 80 metrekare daire olduğu, kirasının 450 TL olduğu,muhtelif büro mobilyası mevcut olduğu, çalışanın olmadığı, şirket yetkililerinin firmada bulunmadığı, şirket müdürü …olmasına rağmen işleri vekaleten …’in yürüttüğünün tespit edildiği, …’in daha önce ortak ve müdürü olduğu firmaların hakkında sahte fatura düzenlemekten dolayı raporların olduğu, 23/12/2009 tarihinde defter belge isteme yazısı işyeri adresinde …’e tebliğ edildiği halde defter ve belgelerinin incelenmek üzere ibraz edilmediği, 2008-2009 yıllarına ilişkin defter tasdik bilgilerine ulaşılamadığı, mükellefin 2009 yılı KDV matrahı 6.007.093,00 TL olmasına rağmen cüzi miktarda ödenecek vergisinin olduğu, Bs ile mükellefe satış bildirenlerin 357 belge ile 5.020.737,00 TL bildirimde bulundukları, mükelleften Ba ile alım bildirenlerin ise 283 belge ile 3.805.704,00 TL bildirimde bulundukları, 2008 ve 2009 yılındaki mal alımlarının tamamının sahte olduğu, alım yaptığı firmaların tamamı hakkında sahte fatura düzenlediğine yönelik raporlar bulunduğu, mal sattığı çok sayıda firma hakkında karşıt inceleme yapıldığı,firmanın kurulduğu günden itibaren sahte fatura ticareti yaptığı tespitlerine yer verilmiştir.
Yukarıdaki tespitlerin değerlendirilmesinden, adı geçen şirketin fatura düzenlediği dönemlerde gerçek bir ticari faaliyetinin olmadığı, dolayısıyla davacıya düzenlenen faturaların gerçekte yapılan bir mal satın alımı ve hizmet ifasını yansıtmadığı sonucuna ulaşıldığından, Vergi Mahkemesi kararının adı geçen mükelleflerden alınan faturalardan kaynaklı tarhiyatı kaldıran kısmında hukuka uyarlık görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kısmen kabul, kısmen reddine,
2. Temyize konu …Vergi Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının, özel usulsüzlük cezasının kaldırılmasına ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. Mahkeme kararının, tarhiyatların kaldırılmasına ilişkin kısmının BOZULMASINA,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş (15) gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 17/02/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.