Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2016/8847 E. , 2021/3826 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2016/8847
Karar No : 2021/3826
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Vakfı …İktisadi İşletmesi
İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, mensuplarına verilen krediler üzerinden faiz geliri elde ettiğinden bahisle düzenlenen vergi inceleme raporu uyarınca re’sen tarh edilen 2012 yılı vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ile 2012/1-3, 4-6, 7-9 ve 10-12 dönemleri vergi ziyaı cezalı geçici vergilerin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; davacı vakıf tarafından üyelerine verilen kredi tutarlarından alınan kredi faizi işleminin kazanç elde etme amacıyla gerçekleştirilmediği, söz konusu yardımların vakıf senedi ve yönetmelikte sayılan ihtiyaçları karşılamak amacıyla verildiği, vakfın kredi ve yardım hizmetleri yönetmeliğinde açıkça yazılı olduğu, üyelere verilen borç paraların üyelerin kendi paralarından oluştuğu, dolayısıyla davacı vakfın faaliyetinin, yönetmelikte kendisine verilen amaçları gerçekleştirmeye yönelik olması nedeniyle iktisadi faaliyet olarak değerlendirilmesi imkanı bulunmadığından, faiz geliri elde etme işinden ötürü yapılan vergilendirmede hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, idarece yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu, aksi yöndeki kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 1. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinde; dernek veya vakıflara ait iktisadi işletmelerin kurumlar vergisine tabi olduğu, 2. maddesinin 5. fıkrasında; dernek veya vakıflara ait iktisadî işletmeler, dernek veya vakıflara ait veya bağlı olup faaliyetleri devamlı bulunan ve bu maddenin birinci ve ikinci fıkraları dışında kalan ticarî, sınaî ve ziraî işletmeler ile benzer nitelikteki yabancı işletmelerin, dernek veya vakıfların iktisadî işletmeleri olduğu, 6. fıkrasında; iktisadî kamu kuruluşları ile dernek veya vakıflara ait iktisadî işletmelerin, kazanç amacı gütmemeleri, faaliyetlerinin kanunla verilmiş görevler arasında bulunması, tüzel kişiliklerinin olmaması, bağımsız muhasebelerinin ve kendilerine ayrılmış sermayelerinin veya iş yerlerinin bulunmamasının mükellefiyetlerini etkilemeyeceği, mal veya hizmet bedelinin sadece maliyeti karşılayacak kadar olması, kâr edilmemesi veya kârın kuruluş amaçlarına tahsis edilmesinin bunların iktisadî niteliğini değiştirmeyeceği kurala bağlanmıştır. Aynı Kanunun 4. maddesinin c bendi ile kamu idare ve kuruluşları tarafından sosyal amaçlarla işletilen şefkat, rehin ve yardım sandıkları, sosyal yardım kurumları, yoksul aşevleri, ceza ve infaz kurumları ile tutukevlerine ait işyurtları, darülaceze atölyeleri, öğrenci yurtları, pansiyonları ve benzeri kuruluşlar; e bendi ile kanunla kurulan emekli ve yardım sandıkları ile sosyal güvenlik kurumları kurumlar vergisinden muaf tutulmuştur.
Kâr amacı gütmeyen bu kuruluşların, özel sektörün faaliyette bulunduğu konularda yürüttüğü çalışmalar haksız rekabete yol açabileceğinden bu kuruluşlara yönelik vergi tedbirleri bir yandan gerekli ve etkili, diğer yandan da haksız rekabeti önleyici mahiyette olmalıdır. İktisadi bir karakter taşımadıkları için dernek ve vakıflar kurumlar vergisi kapsamı dışında bırakılmakla birlikte iktisadi işletmeleri, kurumlar vergisine tabi tutulmaktadırlar. Dernek ve vakıfların iktisadi işletmelerinin vergi kapsamı dışında bırakılması halinde, diğer işletmelere göre vergi miktarı kadar avantaj sağlanmış olur. Bu durumda rekabet eşitliği bozulur. Ayrıca ferdi teşebbüslerle özel hukuk kişilerine ait işletmelerin gelişmeleri önlenir. Bu sakıncayı gidermek ve rekabet eşitliğini korumak amacıyla vakıflara bağlı iktisadi işletmelerin vergilendirilmesi yoluna gidildiği Kurumlar Vergisi Kanunu tasarısının gerekçesinde açıklanmış bulunmaktadır.
Dosyanın incelenmesinden; Vakıflar Genel Müdürlüğü Müfettişi raporunda vakıf tarafından mensuplarına verilen krediler üzerinden faiz geliri elde edilmesine yönelik faaliyetin ticari nitelikte faaliyet olarak nitelendirilmesi, devamlı olan söz konusu faaliyetlerin iktisadi işletme sayılması ve bu nedenle elde ettiği gelirin kurumlar vergisine tabi tutulması gerektiği belirtilerek düzenlenen vergi inceleme raporuyla davacı tarafından üyelerine verilen kredi tutarlarından alınan kredi faizleri toplamının kurum kazancını oluşturduğundan bahisle resen tarh edilen cezalı vergilerin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Davacı … vakfı senedinin konu ve amaç başlıklı 3. maddesinin c bendinde, Üyelere, tasarruflarına karşılık borç para vermenin (zaruri ihtiyaç kredisi) amaçları arasında olduğunun belirtildiği, Ormancılar Yardımlaşma Vakfı Yönetmeliğinin;V. Bölümünde vakıf yardım ve kredileri ile ilgili düzenlemelere yer verilmiştir.
Olayda, davacı vakfın amaçları arasında üyelerine borç para verme faaliyeti sayılmakla birlikte bundan faiz geliri elde ettiği, bu faaliyetinin devamlı, organizasyonu gerektiren, vakfa bağlı ve ticari bir faaliyet olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Bu durumda, yukarıda değinilen kanun hükümleri gereği dava konusu faaliyetin iktisadi işletme oluşturacak şekilde icra edilmesi nedeniyle, kurumlar vergisi mükellefiyeti için gerekli koşulların var olduğunun kabulü gerektiği, buna göre davacı vakfın üyelerine faiz karşılığı borç verme faaliyetini iktisadi faaliyet olduğundan tarhiyata esas matrah incelenerek bir karar verilmesi gerektiğinden mahkeme kararında isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz isteminin kabulüne,
2.Temyize konu … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş (15) gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 06/07/2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyoruz.