Danıştay Kararı 4. Daire 2017/1442 E. 2021/6080 K. 04.11.2021 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2017/1442 E.  ,  2021/6080 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2017/1442
Karar No : 2021/6080

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) :… Mühendislik Müşavirlik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi

İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, sahte fatura kullandığından bahisle vergi inceleme raporuna istinaden resen tarh edilen 2013/1 ve 4 dönemleri vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi ile kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Vergi Mahkemesinin temyize konu kararıyla; davacıya fatura düzenleyen Zincirlikuyu Vergi Dairesi mükellefi … – … Turizm Ajans Org. Elek. Kır. hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda yer alan tespitler, anılan mükellef tarafından düzenlenen faturaların sahte olduğunu kanıtlamaya yeterli olmadığından yapılan cezalı tarhiyatta ve somut bilgiler ihtiva eden bir tespit olmaksızın kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı adına yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu, temyiz isteminin kabulü ve Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.

TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, 134. maddesinin 1. fıkrasında, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu kurala bağlanmış, 359. maddesinin (b) bendinde ise gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgeler, sahte belge olarak tanımlanmıştır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 29. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisinin indirilebileceği hükme bağlanmıştır.
Katma değer vergisi, bünyesinde yer alan indirim müessesesiyle yansıtılabilir bir vergidir. Katma değer vergisi sisteminde mükellef ve sorumlu; üretim ve dağıtım kademeleri içinde, verginin tahsiline, indirimlerin yapılmasına, beyan edilip ödenmesine aracılık eder. Bu bakımdan indirim, mükellefiyete bağlı bir görev olduğu kadar aynı zamanda bir haktır. Katma değer vergisinde genel prensip, vergiye tabi teslimler üzerinden hesaplanan vergiden, alış faturalarında gösterilen verginin indirilmesidir. Katma değer vergisi indirimi hakkından yararlanabilmek için Kanun bazı şartların varlığını öngörmüştür. Bu şartların bir kısmı esasa, bir kısmı ise şekle ilişkindir. Katma değer vergisi, vergiyi doğuran olayın gerçekleşmesi halinde, zincirleme olarak kendi içinde otokontrol sistemi taşımaktadır.
Kayıt ve belge nizamına uyulması ve faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanması halinde, mal teslimi veya hizmet ifasına bağlı olarak tahsil edilen katma değer vergisinden, mükelleflerin kendilerine yapılan teslim ve ifaya ilişkin olarak ödedikleri katma değer vergisini indirmeleri mümkün olup, aksi durumda, faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığının tespiti halinde, bu faturalarda yer alan katma değer vergisinin indirimi mümkün bulunmamaktadır.
Buna göre, alış belgelerinde yer alan katma değer vergisinin indirim konusu yapılabilmesi için, alış faturası ya da benzeri vesikalarda ayrıca gösterilmesi ve bu vesikaların kanuni defterlere kaydedildiğinin tevsik edilmesinin yanında, söz konusu belgelerin gerçeği yansıtması da gerekmektedir.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerine göre, uyuşmazlığın esasını, davacıya anılan faturaları düzenleyen firmanın düzenlediği faturaların, gerçek bir mal ve hizmet satışını içerip içermediği, dolayısıyla sahte olup olmadığı hususlarının tespiti oluşturmakta olup, uyuşmazlığın çözümü için söz konusu belgelerin hukuki mahiyetinin anlaşılabilmesi bakımından, bu belgeleri tanzim eden mükellef hakkında yapılan incelemeler sonucunda tespit edilen hususların irdelenmesi gerekmektedir.
Davacının ilgili dönemlerde fatura aldığı … (… Turizm Ajans Organizasyon Elektronik Kırtasiye) hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı Vergi Tekniği Raporunda; mükellefin gösteri, kongre, konferans vb. etkinliklerin organizasyonu işiyle iştigal etmek üzere 20/11/2012 tarihinde mükellefiyet tesis ettirdiği, 25/03/2013 tarihinden itibaren ek olarak inşaat, dekorasyon işini de üstlendiği yönünde beyanda bulunduğu, 20/01/2014 tarihi itibariyle resen terkin ettirildiği, yasal defter ve belgelerin incelenmek üzere ibraz edilmesi yönündeki yazı şirket yetkililerine tebliğ edilmesine rağmen gereğinin yerine getirilmediği, Gibintranet sistemi üzerinde yapılan araştırmalarda mükellefin yasal defter tasdik belgelerine rastlanmadığı, muhtasar beyanname kayıtlarında işçi kaydının bulunmadığı, 26/11/2012 günlü başlangıç yoklamasında iş yerinin 100 m² ve kirasının 580 TL olduğu, ofis mobilyaları ile 2 adet bilgisayar, 3 yazıcının bulunduğu, 28/03/2013 günlü yoklamada mükellefin iş yerinde bulunduğu faaliyetine ek olarak inşaat, dekorasyon işini de üstlendiği, Mart 2014’te yapılan yoklamada ise adreste bulunmadığı, adreste başka bir kişinin ikamet amaçlı kullandığı, 2012 Aralık ayında 858.792,47 TL, 2013 yılında 1.774.935,02 TL, 2014/1-2 aylarında 1.095.201,64 TL KDV beyanında bulunduğu, 2012 yılında Ba formu 856.892.00 TL mal/hizmet alışı beyan edilmesine rağmen diğer firmaların mükellef kuruma satışının bulunmadığı, 2013 yılında 1.716.164,00 TL mal/hizmet alım beyanı bulunmasına rağmen diğer firmaların mal/hizmet satış beyanı 200.195,00 TL olarak beyan edildiği, yine 2014 yılında mükellef kurumun alış beyanı 1.095.777,00 TL olarak beyan edilmesine rağmen diğer firmalarda satış görünmediği, mükellefin tahakkuk eden 19.626,13 TL vergi borcuna karşılık 31,95 TL gibi sembolik bir vergi ödemesinin bulunduğu, resen terkin ettirildiği 20/01/2014 tarihinden sonra da fatura düzenlemeye devam ettiği tespitlerine yer verilmiştir.
Yukarıda açıklanan tespitlerin birlikte değerlendirilmesinden, defter ve belgelerinin incelemeye ibraz edilmediği, iş yeri büyüklüğü ve organizasyonunun anılan hasılatları yapabilecek fiziki kapasiteye sahip olmadığı, tahakkuk eden vergilerinin ödenmediği, mal ve hizmet alımları hakkında diğer mükelleflerce karşı bildirimlerde bulunulmadığı, mükellefin uyuşmazlık konusu dönemlerde gerçek bir ticari faaliyetinin bulunmadığı ve davacıya düzenlemiş olduğu faturaların sahte belge niteliğinde olduğu sonucuna varıldığından, davacı adına yapılan cezalı tarhiyatı kaldıran Vergi Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Verilecek kararda özel usulsüzlük cezası hakkında da yeniden karar verileceği tabiidir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş (15) gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 04/11/2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

(X) KARŞI OY :
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.