Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2017/3068 E. , 2021/7353 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2017/3068
Karar No : 2021/7353
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … İnşaat Madencilik Bilişim Teknolojileri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. ….
İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, sahte fatura kullandığından bahisle hazırlanan vergi inceleme raporu uyarınca re’sen tarh edilen 2010/1, 2, 3, 4, 5, 6, 10, 11 ve 12 dönemleri vergi ziyaı cezalı katma değer vergileri ile kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Vergi Mahkemesince verilen kararda; davacının ihtilaflı dönemde faturalarını alarak kayıtlarına intikal ettirdiği … Vergi Dairesi mükellefi …. Mad. İth. İhr. İnş. San. Tic. Ltd. Şti. hakkında idarece yapılan tespitlerin söz konusu faturaların sahte olduğunu ortaya koymak için yeterli bulunmadığı, buna göre cezalı tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı, özel usulsüzlük cezası yönünden kanunda aranılan şartların olayda gerçekleşmediği dolayısıyla bu kısımda da hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, idarece yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu, aksi yöndeki kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Mahkeme kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, Mahkeme kararının dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle, gerekçesi yukarıda açıklanmış olan, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353. maddesinin 1. bendi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezası yönünden, davanın kabulüne ilişkin hüküm fıkrasının bozulmasını sağlayacak nitelikte görülmemiştir.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu; 134. maddesinin birinci fıkrasında, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu kurala bağlanmış; 359. maddesinin (b) bendinde ise gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgeler, sahte belge olarak tanımlanmıştır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 29. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) bendinde, mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisinin indirilebileceği hükme bağlanmıştır.
Katma değer vergisi, bünyesinde yer alan indirim müessesesiyle yansıtılabilir bir vergidir. Katma değer vergisi sisteminde mükellef ve sorumlu; üretim ve dağıtım kademeleri içinde, verginin tahsiline, indirimlerin yapılmasına, beyan edilip ödenmesine aracılık eder. Bu bakımdan indirim, mükellefiyete bağlı bir görev olduğu kadar aynı zamanda bir haktır. Katma değer vergisinde genel prensip, vergiye tabi teslimler üzerinden hesaplanan vergiden, alış faturalarında gösterilen verginin indirilmesidir. Katma değer vergisi indirimi hakkından yararlanabilmek için Kanun bazı şartların varlığını öngörmüştür. Bu şartların bir kısmı esasa, bir kısmı ise şekle ilişkindir. Katma değer vergisi, vergiyi doğuran olayın gerçekleşmesi halinde, zincirleme olarak kendi içinde otokontrol sistemi taşımaktadır.
Kayıt ve belge nizamına uyulması ve faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanması halinde, mal teslimi veya hizmet ifasına bağlı olarak tahsil edilen katma değer vergisinden, mükelleflerin kendilerine yapılan teslim ve ifaya ilişkin olarak ödedikleri katma değer vergisini indirmeleri mümkün olup, aksi durumda, faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığının tespiti halinde, bu faturalarda yer alan katma değer vergisinin indirimi mümkün bulunmamaktadır.
Buna göre, alış belgelerinde yer alan katma değer vergisinin indirim konusu yapılabilmesi için, alış faturası ya da benzeri vesikalarda ayrıca gösterilmesi ve bu vesikaların kanuni defterlere kaydedildiğinin tevsik edilmesinin yanında, söz konusu belgelerin gerçeği yansıtması da zorunludur.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerine göre, uyuşmazlığın esasını, davacıya anılan faturaları düzenleyen firmanın düzenlediği faturaların, gerçek bir mal ve hizmet satışını içerip içermediği, dolayısıyla sahte olup olmadığı hususlarının tespiti oluşturmakta olup, uyuşmazlığın çözümü için söz konusu belgelerin hukuki mahiyetinin anlaşılabilmesi bakımından, bu belgeleri tanzim eden mükellef hakkında yapılan incelemeler sonucunda tespit edilen hususların irdelenmesi gerekmektedir.
Davacının ilgili dönemde fatura aldığı … Mad. İth. İhr. İnş. San. Tic. Ltd. Şti. hakkında düzenlenen …. tarih ve … sayılı Vergi Tekniği Raporunda; mükellefin işyeri adresinde belirli bir mala tahsis edilmiş mağazalarda motorlu kara taşıtı ve motosiklet yakıtının perakende ticareti faaliyetinde bulunmak üzere mükellefiyet tesis ettirdiği, 25/05/2006 tarihinde “… yolu …. km Elazığ” olan merkez işyeri adresinde yapılan yoklamada şirketin akaryakıt istasyonu işletmeciliği faaliyetini geçici olarak durdurduğu, çalışan 1 işçiyi 31/03/2006 tarihinde işten çıkardığı, işyerinin kapalı olduğu ve herhangi bir ticari faaliyet bulunmadığı, 30/03/2007 tarihli yoklamada, işyeri merkez adresinde Ekim/2006 döneminden itibaren herhangi bir akaryakıt satışının olmadığı, tankların boş olduğu, 22/09/2007 tarihli tutanak ile işyerinde herhangi bir faaliyetin olmadığı ve işyerinin kapalı olduğunun tespit edildiği, 22/01/2008 tarihli yoklamada işyerinin sürekli kapalı olduğunun tespit edildiği, 15/02/2008, 10/04/2008, 08/08/2008 tarihli yoklamalarda, 2007 yılından beri petrol satışı yapılmadığı, işyerinde 4 adet pompa olduğu ve hiçbirinin çalışmadığı, depoların boş olduğunun şirket yetkilisi nezdinde tespit edildiği, 20/11/2008 tarihli yoklamada, 04/11/2008 tarihinden itibaren merkez işyerine bağlı olarak akaryakıt alım ve satım işiyle uğraşmak üzere “… Mah. … yolu No:… Zeytinburnu/İSTANBUL” adresinde şube işyerinda faaliyete başlanıldığı, şube işyerinin 16 m2 olduğu, büro ve irtibat amaçlı kullanıldığı ve işyeri mülkiyetinin başka bir şirkete ait olduğu, söz konusu şubenin 10/11/2008 tarihinde açıldığı ve 28/09/2009 tarihinde kapatıldığı hususlarının ticaret sicil gazetelerinde ilan edildiği, 05/03/2009 tarihinde merkez işyerinde yapılan yoklamada 2 adet pompa bulunduğu, birinin sayacının çıkarıldığı, diğerinin faal durumda olduğu, işletme faaliyetinin EPDK tarafından durdurulduğu ve faal olan pompanın mühürlendiği, 06/04/2009 tarihli yoklamada şirketin merkez işyeri adresinin sürekli kapalı olduğu, şirket ortaklarının … tarih ve … nolu karar ile “… Mah. … Cad. No:… Bahçelievler/İSTANBUL” adresinde şube açmaya karar verdikleri ve bu kararın ticaret sicil gazetesinde yayınlandığı, 16/04/2009 tarihinde bu adreste yapılan yoklamada işyerinin 200 m2 olduğu, çalışanı olmadığı ve muhtelif büro malzemesi bulunduğu, 06/04/2009 tarihinde merkez işyerinde yapılan yoklamada herhangi bir faaliyetin bulunmadığı, 2 adet pompa olduğu, ancak 1’inin saat ve akaryakıt hortumunun sökülü olduğu, 08/07/2009 tarihli tutanak ile merkez işyeri adresinde 3 adet pompa olduğu, 2’sinin çalışır durumda olduğu, 13/08/2009 tarihinde merkez işyeri adresinde yapılan yoklamada işyerinin sürekli kapalı olduğu ve pompaların çalışmadığının tespit edildiği, 11/01/2010 tarihli yoklamada ve 01/03/2010 tarihli tutanakta, işyeri merkez adresinde 2 adet pompa bulunduğu ve çalışır durumda olduğu, 22/06/2010 tarihinde merkez işyerini “… Mah. … Sok. No:… Elazığ” adresine taşıdığı, bu işyerinde Harput Vergi Dairesi mükellefi … Pet. Ür. Tic. Ltd. Şti.’nin faaliyet gösterdiği, 16/06/2010 tarihinde yeni adresinde yapılan yoklamada işyerinin sürekli kapalı olduğu, şirket ortağına cep telefonundan ulaşılarak davet edilmesine rağmen icabet etmediği, 12/07/2010 tarihli yoklamada artık istasyonsuz olarak satış yapacağı ve bayilik sözleşmesi bulunmadığı, merkez işyeri dışında “… Mah. … Cad. No:… Bahçelievler/İSTANBUL” adresinde büro olarak kullanılan şube işyeri bulunduğu, şirket yetkilisinin 2009 ve 2010 yılları faaliyetleriyle ilgili olarak işlerini ağırlıklı olarak İstanbul’dan yürüttükleri, merkez işyeri adresindeki istasyonun bakımsız olduğu için burada pek satış yapamadıklarını beyan etiği, şirketin 2010 yılında kullandığı faturaların %83’ünün hakkında sahte fatura düzenlediği yönünde rapor bulunan mükelleflerden alındığı, şirket yetkilisine motorin alışları sorulduğunda, alışların gerçekten yapıldığını, benzin istasyonu için alındığını, ödemeyi peşin veya müşteri çeki ile yaptıklarını, ancak nakliyeyi nasıl gerçekleştirdiklerini hatırlamadığını beyan ettiği, şirketin nakliyeye ilişkin faturaları incelendiğinde genellikle Irmak Lojistik Hiz. Ltd. Şti. tarafından düzenlendiği, ancak bu şirket adına kayıtlı bir araca rastlanılmadığı ve şirket adına tahakkuk eden motorlu taşıtlar vergisi bulunmadığı, bu durumun da … Lojistik Hiz. Ltd. Şti. tarafından düzenlenen nakliye faturalarının sahte olduğunu gösterdiği, mükellef şirketin gerçek olduğu kabul edilen alışlarından motorin emtiasına ilişkin olanların 2010/Temmuz ayında gerçekleştiği, bu nedenle temmuz ayından önce düzenlenen motorin emtiasına ilişkin satış faturalarının sahte olduğu ve devam eden aylarda da motorin satışına ilişkin fatura düzenlemediği, bu nedenle sadece temmuz ayında düzenlenen faturaların gerçek, diğerlerinin ise sahte kabul edileceği, 2009 ve 2010 yılında işçi çalıştırdığına dair bildirimde bulunmadığı, 07/05/2010 tarihine kadar mükellefi olduğu Harput Vergi Dairesine 659.223,37 TL borcu bulunduğu ve 26.547,11 TL ödemede bulunduğu, 07/05/2010 tarihinden sonra mükellefi olduğu Hazar Vergi Dairesine 83.383,32 TL vergi borcu bulunmasına karşın 11.858,79 TL ödemede bulunduğu, mükellefin 2010 yılında beyan edilen alışları yaklaşık 8.500.000,00 TL iken, 2010 yılı katma değer vergisi matrahı toplamı ve 2010 yılı düzenlediği fatura tutarının kdv dahil yaklaşık 9.000.000,00 TL olduğu ve bunun büyük çoğunluğunun motorin satışına ilişkin olduğu tespitlerine yer verilmiştir.
Yukarıdaki tespitlerin davacının kullandığı fatura içeriği ve miktarıyla birlikte değerlendirilmesinden; mükellef şirket yetkilisinin ifadesinden hareketle yapılan tespitler muvacehesinde ekonomik ve ticari icaplar uyarınca söz konusu hacimde motorin faturası düzenlemesi mümkün bulunmayan mükelleften alınan faturalar dolayısıyla yapılan cezalı tarhiyatta hukuka aykırılık, yazılı gerekçeyle verilen Mahkeme kararında hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kısmen kabul, kısmen reddine,
2. Temyize konu … Vergi Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, özel usulsüzlük cezasına ilişkin hüküm fıkrasının ONANMASINA,
3. Mahkeme kararının cezalı tarhiyata ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş (15) gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 25/11/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.