Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2017/3417 E. , 2021/5498 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2017/3417
Karar No : 2021/5498
TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- …Teknik Hırdavat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
2-…Vergi Dairesi Başkanlığı
(…Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : …. Vergi Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, sahte fatura kullandığından bahisle vergi inceleme raporuna istinaden resen tarh edilen 2010/3,4,5,6,7,8,9,10,11,12 dönemleri için tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle resen yapılan vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Danıştay bozma kararı üzerine Vergi Mahkemesinin temyize konu kararıyla; ihtilaflı dönemde davacı adına fatura düzenleyen Güngören Vergi Dairesi mükellefi İbrahim …, Büyükçekmece Vergi Dairesi mükellefi …, Galata Vergi Dairesi mükellefi …Hırdavat ve Gemicilik San. Tic. Ltd. Şti.’nin düzenlediği faturaların sahte olduğu anlaşıldığından dava konusu vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinde hukuka aykırılık, Davutpaşa Vergi Dairesi mükellefi …’ın düzenlediği faturalara ilişkin ve tekerrür hükümleri uygulanarak arttırılan kısımlarda hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından, sahte fatura kullandığından bahisle adına yapılan cezalı tarhiyatların hukuka aykırı olduğu, temyiz isteminin kabulü ve Mahkeme kararının aleyhe olan hüküm fıkralarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Davalı idare tarafından, temyize konu kararın aleyhe olan hüküm fıkralarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Vergi Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Davacının temyiz dilekçesinde …ve …’dan alınan faturalara isabet eden cezalı tarhiyatlar hakkında ileri sürdüğü iddialar ile davalı idarenin kararın tekerrür hükümlerine ilişkin kısmı yönünden ileri sürülen iddialar, kararın buna ilişkin hüküm fıkralarının bozulmasını sağlayacak durumda görülmemiştir.
Davalı idarenin, kararın …’dan alınan faturalara isabet eden cezalı tarhiyatın kaldırılmasına ilişkin kısmına yönelik temyiz istemine gelince;
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, 134. maddesinin 1. fıkrasında, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu kurala bağlanmış, 359. maddesinin (b) bendinde ise gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgeler, sahte belge olarak tanımlanmıştır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 29. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisinin indirilebileceği hükme bağlanmıştır.
Katma değer vergisi, bünyesinde yer alan indirim müessesesiyle yansıtılabilir bir vergidir. Katma değer vergisi sisteminde mükellef ve sorumlu; üretim ve dağıtım kademeleri içinde, verginin tahsiline, indirimlerin yapılmasına, beyan edilip ödenmesine aracılık eder. Bu bakımdan indirim, mükellefiyete bağlı bir görev olduğu kadar aynı zamanda bir haktır. Katma değer vergisinde genel prensip, vergiye tabi teslimler üzerinden hesaplanan vergiden, alış faturalarında gösterilen verginin indirilmesidir. Katma değer vergisi indirimi hakkından yararlanabilmek için Kanun bazı şartların varlığını öngörmüştür. Bu şartların bir kısmı esasa, bir kısmı ise şekle ilişkindir. Katma değer vergisi, vergiyi doğuran olayın gerçekleşmesi halinde, zincirleme olarak kendi içinde otokontrol sistemi taşımaktadır.
Kayıt ve belge nizamına uyulması ve faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanması halinde, mal teslimi veya hizmet ifasına bağlı olarak tahsil edilen katma değer vergisinden, mükelleflerin kendilerine yapılan teslim ve ifaya ilişkin olarak ödedikleri katma değer vergisini indirmeleri mümkün olup, aksi durumda, faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığının tespiti halinde, bu faturalarda yer alan katma değer vergisinin indirimi mümkün bulunmamaktadır.
Buna göre, alış belgelerinde yer alan katma değer vergisinin indirim konusu yapılabilmesi için, alış faturası ya da benzeri vesikalarda ayrıca gösterilmesi ve bu vesikaların kanuni defterlere kaydedildiğinin tevsik edilmesinin yanında, söz konusu belgelerin gerçeği yansıtması da gerekmektedir.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerine göre, uyuşmazlığın esasını, davacıya anılan faturaları düzenleyen firmanın düzenlediği faturaların, gerçek bir mal ve hizmet satışını içerip içermediği, dolayısıyla sahte olup olmadığı hususlarının tespiti oluşturmakta olup, uyuşmazlığın çözümü için söz konusu belgelerin hukuki mahiyetinin anlaşılabilmesi bakımından, bu belgeleri tanzim eden mükellef hakkında yapılan incelemeler sonucunda tespit edilen hususların irdelenmesi gerekmektedir.
Davacıya fatura düzenleyen Davutpaşa Vergi Dairesi mükellefi Şinasi Karaman hakkında hazırlanan …tarih ve …sayılı Vergi Tekniği Raporunda özetle; Hırdavat malzemeleri ve el aletleri toptan ticareti faaliyeti ile iştigal etmek amacıyla 01/03/2010 tarihinde mükellefiyet tesis ettirdiği, 24/03/2010 tarihli iş yeri adresinde yapılan yoklamada faaliyetinin toptan hırdavat malzemeleri alım satımı olduğu, demirbaş malzemelerinin bulunduğu, ödevlinin bilfiil kendisinin çalışacağı işçi çalıştırmadığı, 20.000-TL değerinde mal mevcudunun bulunduğu, 20/04/2010tarihli yoklamada iş yerinin 30 m2 olduğu, iş yerinde yaklaşık 17.000-TL değerinde mal mevcudunun bulunduğu, daha çok pazarlama şeklinde faaliyet gösterdiği, 03/0672010 tarihli yoklamada belirtilen adreste faaliyetine devam ettiği, işçi çalıştırmadığı, iş yerinde 3.000-TL civarında şatışa hazır mal bulunduğu, 16/12/2010 mükellefin 31/10/2010 tarihi itibari ile faaliyetine son verdiği, 2010 yılı KDV matrahının 506.262,48-TL olduğu, buna karşılık ilgili dönem toplam satış tutarı 2.609.645,00-TL olduğu, 2010/11,12 döneminde KDV hariç toplam 90.548,00-TL tutarında mal/hizmet satışının olduğu fakat mükellefin faaliyetini terk ettiği dolayısıyla faaliyetini terk ettiği dönemde fatura düzenlemiş olduğu, mükelleften mal ve hizmet aldığını Ba formu ile bildiren mükellefler hakkında yapılan karşıt incelemelerde bir adet mükellef hakkında sahte fatura düzenlemekten dolayı vergi tekniği raporu olduğu, ödenmesi gereken toplam vergi aslı borcunun 3.381,48-TL olduğu ve hiç ödeme yapılmadığı tespitlerine yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen tespitlerin birlikte değerlendirilmesinden, anılan şirketin söz konusu hasılata ulaşabilecek ticari organizasyona sahip olmadığı, Ba-Bs bildirimlerinde uyumsuzluk olduğu, alış yaptığı firmalar hakkında olumsuz tespitler olduğu, ihtilaflı yıldaki büyüklükte cirolarını gerçekleştirecek işçi, depo, şube ve motorlu araç gibi gerekli araç ve gereçlerinin bulunmadığı, tahakkuk eden vergilerin ödenmediği, faaliyetini terk ettiği dönemlere dair düzenlenen faturaların bulunduğu anlaşıldığından aksi yönde verilen Vergi Mahkemesi kararının buna ilişkin kısmında hukuki isabet görülmemiştir.
Davacının …Hırdavat ve Gemicilik San. Tic. Ltd. Şti.’den alınan faturalara isabet eden cezalı tarhiyatın kaldırılmasına ilişkin kısmına yönelik temyiz istemine gelince;
Davacıya fatura düzenleyen Galata Vergi Dairesi mükellefi …Hırdavat ve Gemicilik San. Tic. Ltd. Şti. hakkında düzenlenen …tarihli ve …sayılı vergi tekniği raporunda, mükellefin 09/10/1997 tarihinde hırdavat malzemeleri toptan ticareti işine başladığı, 28/02/2013 tarihi itibariyle işi terk sayıldığı, 01/03/2013 tarihi itibariyle işe başlamış kabul edildiği, herhangi bir şubesinin olmadığı, mükellefin en son ortaklarının 19/01/2004 tarihinden itibaren %99 hisseli …ve 19/01/2004 tarihinden itibaren % 1 hisseli Serhan …olduğu; …’ün şirkete ilk olarak 13/10/997 tarihinde şirket müdürü sıfatıyla girdiği, 2012 yılı defter-belgelerinin ibrazına dair 23/05/2013 tarihli yazının mükellefin 31/12/2012 tarihinde adresten ayrıldığı gerekçesiyle tebliğ edilemediği, 11.6.2013 tarihli aynı mahiyetli yazının kanuni temsilci ……’e tebliğ edildiği ancak adı geçenin defter-belgeleri ibraz etmediği, 21/12/2006 tarihli yoklamaya göre, mükellefin faal olduğu, işyerinin kira ve 25 m2 olduğu, şubesinin bulunmadığı, işyerinde 60.000 TL civarında emtia olduğu, çalışan işçi bulunmadığı; 28/05/2007 tarihli yoklamaya göre, ödevlinin faal olduğu, çalışanının bulunmadığı; 25/12/2007 tarihli yoklamaya göre, Rami adresindeki işyerini depo olarak kullanamaya başladığı ancak işyerinin depo olması nedeniyle sürekli kapalı olduğundan diğer hususların tespit edilemediği; 29/03/2012 tarihli yoklamaya göre, mükellefin Beyoğlu adresinde faal olduğu, işyerinin kira ve 30 m2 olduğu, 250.000 TL civarında emtia bulunduğu, deposunun olmadığı; 06/11/2012 tarihli yoklamaya göre, mükellefin yaklaşık 12 senedir faal olduğu, emtia bulunduğu; 28/01/2013 tarihli yoklamaya göre, işyerinin açık olduğu, çalışanın bulunmadığı, kiralık olduğu, depo ve şubesinin bulunmadığı, emtia bulunduğu, pos cihazı bulunmadığı, KDV, kurumlar vergisi beyanları ile Ba-Bs analizlerine göre, 2008 yılındaki KDV matrahının 615.118,62 TL olduğu, bu yılda mükelleften 492.145 TL alış bildirildiği, bu yılda 682,10 ila 150.447,87 TL matraha karşılık 2008/7-12 dönemleri için 96,40 ila 26.257,74 TL ödenecek KDV hesaplandığı ; mükellefin 2009 yılı kurumlar vergisi beyannamesini vermediği, bu yılda 6.521,25 ila 149.757,03 TL matraha karşılık sürekli devreden KDV hesaplandığı, mükelleften 853.552 TL alış bildirildiği, KDV matrahı toplamının ise 899.237,66 TL olduğu; mükellefin 2010 yılı kurumlar vergisi beyannamesini vermediği, 0 ila 150.736,16 TL matraha karşılık toplam 7 ay için 5,80 ila 168,38 TL ödenecek KDV hesaplandığı, bu yılda mükelleften 415.651 TL alış bildirildiği, KDV matrahı toplamının 442.753,67 TL olduğu; 2011 yılında mükellefin bilançosunda 1,00 TL kasa mevcudu ve 1,00 TL kar beyan ettiği, 28.962,50 ila 1.089.160,91 TL matraha karşılık 12,15 ila 1.148,46 TL ödenecek KDV hesapladığı, bu yılda mükelleften 4.721.838 TL alış bildirildiği, KDV matrahı toplamının ise 4.700.201,13 TL olduğu; 2012 yılı KDV matrahı toplamının 5.043.475,89 TL olduğu, bu yılda mükelleften 6.822.507 TL alış bildirildiği, her ay için 15,00 ila 855,28 TL ödenecek KDV hesaplandığı, mükellefin 01/3/2013 tarihine kadar bağlı olduğu Galata Vergi Dairesi Müdürlüğüne 447.871,99 TL vergi borcu bulunduğu ve çok cüz’i vergi borcu ödediği; Beyoğlu Vergi Dairesi Müdürlüğüne hiç vergi borcu ödemediği; hal böyle iken, 18/03/2015 tarihli ara karar cevabına göre, mükellefin 2011 yılında, Galata Vergi Dairesine 1.931,31 TL vergi borcu ödediği; 1.4.2015 tarihi itibariyle toplam 41.818,28 TL vergi borcu ödemesi yaptığı tespitlerine yer verilmiştir.
Yukarıda yer verilen tespitlerden, ihtilaflı 2010 dönemine dair yoklama bulunmadığı, yapılan yoklamalarda iş yerinde çeşitli miktarlarda emtia bulunduğu, mükellefin kapasitesinin yetersiz olduğunun yoklamalar ile tespit edilemediği, Ba-Bs ve KDV beyanlarının uyumlu olduğu, mükellefin önemli sayılacak miktarda vergi borcunu ödemiş olduğu, yüksek miktarda vergi borcu ödemesi ve 6111 sayılı Kanundan yararlandığından belli bir düzeyde gerçek faaliyeti bulunduğu sonucuna varıldığı, mükellef tarafından davacı adına düzenlenmiş görünen faturaların sahte olduğuna dair yeterli tespit bulunmadığı sonucuna varıldığından aksi gerekçe ile verilen Vergi Mahkemesi kararının buna ilişkin kısmında hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin (kısmen) reddine, (kısmen) kabulüne, davalı idarenin temyiz isteminin (kısmen) reddine, (kısmen) kabulüne,
2. Temyize konu …. Vergi Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının …ve …’dan alınan faturalardan kaynaklanan cezalı tarhiyatlara ilişkin kısmını ve tekerrüre ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. Mahkeme kararının …’dan alınan faturalardan kaynaklanan cezalı tarhiyatlara ilişkin kısmının oybirliği, …Hırdavat ve Gemicilik San. Tic. Ltd. Şti.’den alınan faturalardan kaynaklanan cezalı tarhiyatlara ilişkin kısmınının …’in karşı oyuyla oy çokluğu ile BOZULMASINA,
4. 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, davacı aleyhine onanan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve …TL den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
5.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş (15) gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 25/10/2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Davacının temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, dayandığı hukuksal nedenler ve gerekçe karşısında Mahkeme kararının …Hırdavat ve Gemicilik San. Tic. Ltd. Şti. tarafından düzenlenen faturalardan kaynaklanan cezalı tarhiyata ilişkin hüküm fıkrasının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından, davacının bu hüküm fıkrasına yönelik temyiz isteminin de reddi gerektiği görüşüyle kararının buna ilişkin kısmına katılmıyorum.