Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2017/4311 E. , 2021/4481 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2017/4311
Karar No : 2021/4481
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Otomotiv Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, sahte fatura kullanıldığından bahisle düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden resen tarh edilen 2012/4 dönemine ilişkin vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:.., K:… sayılı kararda; ihtilaflı dönemde davacının fatura aldığı … Vergi Dairesi mükellefi … Filtre Petrokimya ve Taş. San. Tic. Ltd. Şti. hakkında düzenlenen Vergi Tekniği Raporundaki tespitlerin düzenlenen faturaların sahte belge niteliğinde olduğunu ortaya koymaya yeterli olmadığından bahsi geçen firmadan alınan faturalar nedeniyle yapılan tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, alt firma hakkında düzenlenen rapordaki tespitlerin somut ve yeterli olduğu, alışlarının gerçek olmadığı belirtilerek Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, 134. maddesinin 1. fıkrasında, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu kurala bağlanmış, 359. maddesinin (b) bendinde ise gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgeler, sahte belge olarak tanımlanmıştır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 29. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisinin indirilebileceği hükme bağlanmıştır.
Katma değer vergisi, bünyesinde yer alan indirim müessesesiyle yansıtılabilir bir vergidir. Katma değer vergisi sisteminde mükellef ve sorumlu; üretim ve dağıtım kademeleri içinde, verginin tahsiline, indirimlerin yapılmasına, beyan edilip ödenmesine aracılık eder. Bu bakımdan indirim, mükellefiyete bağlı bir görev olduğu kadar aynı zamanda bir haktır. Katma değer vergisinde genel prensip, vergiye tabi teslimler üzerinden hesaplanan vergiden, alış faturalarında gösterilen verginin indirilmesidir. Katma değer vergisi indirimi hakkından yararlanabilmek için Kanun bazı şartların varlığını öngörmüştür. Bu şartların bir kısmı esasa, bir kısmı ise şekle ilişkindir. Katma değer vergisi, vergiyi doğuran olayın gerçekleşmesi halinde, zincirleme olarak kendi içinde otokontrol sistemi taşımaktadır.
Kayıt ve belge nizamına uyulması ve faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanması halinde, mal teslimi veya hizmet ifasına bağlı olarak tahsil edilen katma değer vergisinden, mükelleflerin kendilerine yapılan teslim ve ifaya ilişkin olarak ödedikleri katma değer vergisini indirmeleri mümkün olup, aksi durumda, faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığının tespiti halinde, bu faturalarda yer alan katma değer vergisinin indirimi mümkün bulunmamaktadır.
Buna göre, alış belgelerinde yer alan katma değer vergisinin indirim konusu yapılabilmesi için, alış faturası ya da benzeri vesikalarda ayrıca gösterilmesi ve bu vesikaların kanuni defterlere kaydedildiğinin tevsik edilmesinin yanında, söz konusu belgelerin gerçeği yansıtması da zorunludur.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerine göre, uyuşmazlığın esasını, davacıya anılan faturaları düzenleyen firmanın düzenlediği faturaların, gerçek bir mal ve hizmet satışını içerip içermediği, dolayısıyla sahte olup olmadığı hususlarının tespiti oluşturmakta olup, uyuşmazlığın çözümü için söz konusu belgelerin hukuki mahiyetinin anlaşılabilmesi bakımından, bu belgeleri tanzim eden mükellef hakkında yapılan incelemeler sonucunda tespit edilen hususların irdelenmesi gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; davacının ihtilaflı dönemde fatura aldığı … Filtre Petrokimya ve Taş. San. Tic. Ltd. Şti. hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı Vergi Tekniği Raporunda, mükellefin 27/04/2009 tarihinde mükellefiyet tesis ettirdiği, 25/02/2010 tarihinde mükellefiyetini … Vergi Dairesine naklettiği ve 31/10/2012 tarihinde resen terkin edildiği; defter belge isteme yazısı tebliğ edilmesine rağmen ibraz edilmediği; 13/05/2009 tarihinde yapılan yoklamada, filtre ve madeni yağ toptan ve perakende satışı ile ilgili faaliyete başladığı, işyerinde bir masa iki koltuk ve muhtelif yağ ve filtre çeşitleri olduğu; 19/02/2010 tarihinde yapılan yoklamada, üretim yapmadığı, şube ve deposunun bulunmadığı, herhangi bir makine ve demirbaş bulunmadığı, işyerinde yaklaşık 3.500,00 TL tutarında motor yağı bulunduğu; 04/03/2010 tarihli vergi tekniği raporu ile hiçbir faaliyetinin olmaması nedeniyle mükelellefiyet kaydının terkin edilmesi gerektiğinin belirtildiği, 16/04/2010 tarihinde yapılan yoklamada, adres değişikliği yaparak faaliyetine devam ettiği, işyerinde 2 adet 10 tonluk plastik tanker, 3 adet 8 tonluk plastik tanklar, 11 adet 1 tonluk plastik tank ve 1 adet pompa makinesi bulunduğu, 4 sigortalı işçi çalıştığı, bunun üzerine daha önce yapılan resen terkin işleminin naklen terk olarak düzeltildiği; 28/06/2011 tarihli yoklamada, bir hafta içinde faaliyetine başlayacağı, işyerinde bir masa dört sandalye, bilgisayar, faks, televizyon olduğu; 13/11/2012 tarihli yoklamada, adreste tanınmadığı, faaliyetine ilişkin tespit yapılamadığından resen terkin işlemi yapıldığı; mükellef kurum nezdinde yapılan yoklamaların tamamında mükellef kurumun 2009 ila 2012 yıllarına ilişkin beyan etmiş olduğu satış tutarlarını karşılayacak emtiaya sahip olmadığı, 22/03/2013 tarihinde tebliğ edilen defter ve yazısına rağmen 2009, 2010, 2011 ve 2012 dönemlerine ait yasal defter ve belgelerini ibraz etmediği, 2009, 2010, 2011 ve 2012 dönemlerinde KDV matrahlarının yüksek beyan edilmesine karşın, ilgili dönemlerde oldukça düşük miktarda “ödenecek KDV” beyan edildiği, mükellef kurumun beyan ettiği alış tutarlarının; 2009 yılında %37, 2010 yılında %57, 2011 yılında %99,56 ve 2012 yılında tamamının hakkında sahte belge düzenlediklerine dair vergi tekniği raporu veya olumsuz tespit bulunan mükelleflerden olduğu, mükellef kurumun vergi dairesine borcu bulunmadığı, mükellef kurumun müdürünün yönetici olduğu diğer firma olan … Vergi Dairesi mükellefi … Madeni Yağ İmalatı Nak. İnş.Taah.San. ve Tic. A.Ş.’nin sahte fatura düzenlediğinden bahisle hakkında vergi tekniği raporu düzenlendiği hususlarının tespit edildiği anlaşılmıştır.
Yukarıda belirtilen tespitlerin bütün halinde değerlendirilmesinden, adı geçen mükellefin, defter belge isteme yazısının tebliğ edilmesine rağmen ibraz etmediği, alım yaptığı firmaların tamamına yakını hakkında sahte belge düzenlediklerine dair vergi tekniği raporu veya olumsuz tespitlerin bulunduğu, şirketin belirtilen cirolara ulaşacak ticari kapasitesinin olmadığı, şirket müdürünün ortağı bulunduğu diğer firma hakkında sahte fatura düzenlediğinden bahisle vergi tekniği raporu düzenlendiği hususları dikkate alındığında adı geçen mükellef tarafından davacı şirkete düzenlenen ihtilaf konusu faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığı sonucuna varılmış olup aksi yöndeki Mahkeme kararında hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kabulüne,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 23/09/2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.