Danıştay Kararı 4. Daire 2017/906 E. 2021/2640 K. 18.05.2021 T.

Danıştay 4. Daire Başkanlığı         2017/906 E.  ,  2021/2640 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2017/906
Karar No : 2021/2640

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av….

KARŞI TARAF (DAVACI) : …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına sahte fatura kullandığından bahisle re’sen tarh edilen 2010/2 ila 12 dönemleri vergi ziyaı cezalı katma değer vergileri ile 213 sayılı Kanun’un 353/1 maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; ihtilaflı dönemde davacıya fatura düzenleyen … Vergi Dairesi mükellefi … hakkında düzenlenen Vergi Tekniği Raporu’nda yer verilen tespitler düzenlenen faturaların sahte belge niteliğinde olduğunu ortaya koyacak nitelikte yeterli olduğundan bu mükelleflerden alınan faturalar nedeniyle yapılan cezalı tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan ihtilaflı dönemde davacıya fatura düzenleyen … Vergi Dairesi mükellefi … Rek. Kağıt Matbaa Film Org. Dan. ve Dil. San. Tic. Ltd. Şti. hakkında düzenlenen Vergi Tekniği Raporu’nun incelenmesinden, mükellef tarafından düzenlenen faturaların sahte belge niteliğinde olduğunu ortaya koyacak nitelikte yeterli tespit içermediğinden yapılan cezalı tarhiyatta ve cezayı gerektiren yasal unsurlar bir arada gerçekleşmediğinden kesilen özel usulsüzlük cezasında ise hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı adına yapılan tarhiyatların ve kesilen cezanın yasal olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Davalı idarenin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü iddialar, temyiz konusu kararın özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davalı idarenin, kararın cezalı tarhiyatın kaldırılmasına ilişkin kısmına yönelik temyiz istemine gelince;
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, 134. maddesinin 1. fıkrasında, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu kurala bağlanmış, 359. maddesinin (b) bendinde ise gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgeler, sahte belge olarak tanımlanmıştır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 29. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisinin indirilebileceği hükme bağlanmıştır.
Katma değer vergisi, bünyesinde yer alan indirim müessesesiyle yansıtılabilir bir vergidir. Katma değer vergisi sisteminde mükellef ve sorumlu; üretim ve dağıtım kademeleri içinde, verginin tahsiline, indirimlerin yapılmasına, beyan edilip ödenmesine aracılık eder. Bu bakımdan indirim, mükellefiyete bağlı bir görev olduğu kadar aynı zamanda bir haktır. Katma değer vergisinde genel prensip, vergiye tabi teslimler üzerinden hesaplanan vergiden, alış faturalarında gösterilen verginin indirilmesidir. Katma değer vergisi indirimi hakkından yararlanabilmek için Kanun bazı şartların varlığını öngörmüştür. Bu şartların bir kısmı esasa, bir kısmı ise şekle ilişkindir. Katma değer vergisi, vergiyi doğuran olayın gerçekleşmesi halinde, zincirleme olarak kendi içinde otokontrol sistemi taşımaktadır.
Kayıt ve belge nizamına uyulması ve faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanması halinde, mal teslimi veya hizmet ifasına bağlı olarak tahsil edilen katma değer vergisinden, mükelleflerin kendilerine yapılan teslim ve ifaya ilişkin olarak ödedikleri katma değer vergisini indirmeleri mümkün olup, aksi durumda, faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığının tespiti halinde, bu faturalarda yer alan katma değer vergisinin indirimi mümkün bulunmamaktadır.
Buna göre, alış belgelerinde yer alan katma değer vergisinin indirim konusu yapılabilmesi için, alış faturası ya da benzeri vesikalarda ayrıca gösterilmesi ve bu vesikaların kanuni defterlere kaydedildiğinin tevsik edilmesinin yanında, söz konusu belgelerin gerçeği yansıtması da gerekmektedir.
Davacıya ilgili dönemde fatura aldığı … Vergi Dairesi mükellefi … Rek. Kağ. Maat. Film Org. Dan. ve Dil San. Tic. Ltd. Şti. hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı Vergi Tekniği Raporun’da özetle; 28/09/2009 tarihinde sıvı kristal cihazlı LCD veya ışık yayan diyotlu (LED) gösterge panelleri ile BYS elektrikli sesli veya görsel sinyalizasyon cihazlarının imalatı faaliyetinde bulunmak üzere mükellefiyet tesis ettirdiği, 02/10/2009 tarihinde yapılan yoklamada 2 adet büro masası, 2 adet takım koltuk, 1 adet vitrin 2 adet tezgah mevcut olduğu, tespit anında işçi çalıştırılmadığı, muhasebe işleminin Serbest Muhasebeci/Mali Müşavir … tarafından yürütüldüğü, 26/09/2011 tarihinde yapılan yoklamada, işyerinin kapalı olduğu, çevreden yapılan sorgulamada işyerinin faaliyette olduğu, yoklamanın geçici olarak kapalı zamana rastladığı, 12/10/2011 tarihinde yapılan yoklamada 3 kişi çalıştığı, işyerinde 4 adet bilgisayar, 1 adet yazıcı, faks, 52 koli zarf, 42 koli A4 kağıdı, 1 adet dolap, 3 adet teşhir tezgahı, 30 adet örnek kaşe, 38 adet ajanda bulunduğu, 28/05/2012 tarihinde işyerinin kapalı olduğu, 07/01/2013 tarihinde yapılan yoklamada faaliyete devam edildiği, 06/06/2013 tarihinde yapılan yoklamada işyerinde şirketin bulunduğu, 16/09/2014 tarihinde yapılan yoklamada şirketin adresi irtibat adresi olarak kullandığı, ofis işyerinin olduğu, işyerinin … Reklam Org. San. Tic. Ltd. Şti. ile ortak kullanıldığının belirlendiği, 2009 yılı KDV matrahının 165.286,06 TL, 2010 yılı KDV matrahının 3.111.159,48 TL, 2011 yılı KDV matrahının ise 4.596.079,47 TL olduğu, rapor tarihi itibari ile ödenmesi gereken borç miktarının 1.197.285,01 TL olduğu, mükellefin 2010 hesap döneminde 2.939.458,00 TL mal satışı yaptığını beyan ettiği, karşı firmalar tarafından ise 2.823.000,00 TL alış yapıldığına dair bildirimde bulunulduğu, 2011 yılında Bs formunda 4.682.964,00 TL mal satışı yapıldığının beyan edildiği, karşı mükelleflerin ise 5.194.426,00 TL alış yapıldığının bildirildiği, alış yapılan mükellefler hakkında sahte belge düzenledikleri yönünde olumsuz tespitler bulunduğu, mükellef kurumun muhasebe işlemlerinin … tarafından yürütüldüğü, …’ın ihracatta kdv iadesi temine yönelik oluşturulan organizasyona dahil olduğu yönünde tespitlere yer verildiği, bu tespitlerden hareketle firmanın gerçek bir ticari faaliyetinin bulunmadığı, düzenlediği faturaların komisyon karşılığında düzenlenen sahte faturalar olduğu sonucuna ulaşıldığı belirtilmiştir.
Yukarıda yer verilen tespitlerden hareketle, mükellefin söz konusu ciroları gerçekleştirebilecek işyeri, emtia stoku, makine ve araçları, başka bir anlatımla kapasitesi bulunmadığı, tahakkuk eden yüksek miktarlı vergi borcu gecikmesine karşın ödeme yapmadığı, muhasebe işlerini yürüten kişi ile mal alımı yaptığı mükellefler hakkındaki olumsuz tespitlerin olduğu ve 28/09/2009 tarihinde kurulmasına rağmen 2010 yılı başından itibaren katma değer vergisi beyanlarındaki yükseliş gibi hususlar bir arada değerlendirildiğinde, mükellefin düzenlediği faturaların gerçek bir mal veya hizmet ifasına dayanmadığı kanaati ile Mahkeme kararının buna ilişkin kısmında hukuka uygunluk görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kısmen kabul, kısmen reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmının oybirliğiyle ONANMASINA,
3. Anılan Vergi Dava Dairesi … Rek. Kağ. Maat. Film Org. Dan. ve Dil San. Tic. Ltd. Şti. tarafından düzenlenen faturalar nedeniyle yapılan cezalı tarhiyata ilişkin kısmının oyçokluğuyla BOZULMASINA,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 18/05/2021 tarihinde karar verildi.

(X) KARŞI OY :
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, temyize konu mahkeme kararının bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerektiği görüşüyle Dairemiz kararının buna ilişkin kısmına katılmıyorum.