Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2018/1222 E. , 2022/4710 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2018/1222
Karar No : 2022/4710
TEMYİZ EDEN TARAFLAR : 1- … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
2- … İnşaat Petrol Ürünleri Nakliyat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem : Davacı şirket adına, 2011 hesap dönemine ilişkin yapılan inceleme sonucu düzenlenen vergi tekniği raporu gereğince 2011/1, 3, 4, 5, 6, 8, 9, 10. dönemlerine ilişkin re’sen yapılan üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi, 2016/1. dönemi için kesilen usulsüzlük cezası, 2011/1-12 ve 2012/10. dönemleri için kesilen özel usulsüzlük cezalarının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dava konusu dönemde davacıya fatura düzenleyen Ostim Vergi Dairesi mükellefi … İnş. Elektrik Pet. Ürün. Çelik. Mak. Turz. Taş. Kim. San. Ltd. Şti., Kızılbey Vergi Dairesi mükellefleri … Medikal Gıda İletişim İnş. Taah. Kuy. Otom. Tic. Ltd. Şti. ve … Teknik Hırdavat Elek. Elektronik İnş. Tur. Gıda San. Tic. Ltd. Şti. hakkında düzenlenen Vergi Tekniği Raporlarının incelenmesinden söz konusu firmaların davacı şirkete düzenlediği ihtilafa esas faturaların gerçek mal ve hizmet teslimine dayanmayan sahte faturalar olduğu sonucuna varıldığından, yapılan üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatlarında hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının 2011 yılında kullandığı sahte faturaların bazılarının aslını incelemeye ibraz etmeyerek fotokopilerini ibraz etmesi bazılarının ise aslı veya fotokopisini ibraz etmemesi nedeniyle 213 sayılı Kanun’un 352/II-8. maddesi uyarınca kesilen usulsüzlük cezasında, aynı Kanunun 336. maddesinde miktar itibariyle daha ağır olan vergi ziyaı cezası kesildiği halde ayrıca usulsüzlük cezası kesilmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle hukuka uyarlık bulunmadığı, 355/4. madde uyarınca banka ve finans kurumları aracılığıyla ödeme yapılmaması nedeniyle kesilen özel usulsüzlük cezaları bakımından, davacıya düzenlenen faturalar içeriği mal tesliminin gerçekleşmediğinin vergi inceleme raporu ile kabul edilmesi karşısında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI : Davacı tarafından, alımlarının gerçek olduğu, alınan ürünlerin yapımını üstlendiği inşaatlarda kullanıldığı dava konusu cezalı tarhiyatın hukuka aykırı olduğu kararın redde ilişkin kısmının bozulması gerektiği, ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Davalı idare tarafından kararın kabule ilişkin kısmının hukuka aykırı olduğu ve bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVACININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
2.Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, 213 sayılı Kanunun 355/4. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezalarına ilişkin kısmının …’in karşı oyu ile oyçokluğu, kalanının ise oybirliği ile ONANMASINA,
3.Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,
4.492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca, davacı aleyhine onanan tutar üzerinden binde 9,10 oranında ve … TL den az olmamak üzere hesaplanacak nispi karar harcından, varsa evvelce ödenen harcın mahsubundan sonra kalan harç tutarının temyiz eden davacıdan alınmasına,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın anılan Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 15/09/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Davacı adına, faturalara ilişkin ödemelerin banka ve benzeri finans kurumu aracılığı ile yapılmadığından bahisle 213 sayılı Kanunun mükerrer 355. maddesinin 4. fıkrasında gereğince kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemiyle açılan davayı kabul eden Bölge İdare Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir.
213 sayılı Kanunun mükerrer 355. maddesinin 4. fıkrasında, tahsilat ve ödemelerini banka, benzeri finans kurumları veya posta idarelerince düzenlenen belgelerle tevsik etme zorunluluğuna uymayan mükelleflere, her bir işlem için bu maddeye göre uygulanan cezalardan az olmamak üzere işleme konu tutarın % 5’i nispetinde özel usulsüzlük cezası kesileceği kuralı bağlanmıştır.
Öte yandan tevsik zorunluluğunun amacı 310 sıra nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinde “……. Ticari işlemler ve finansal hareketlerin taraflarının izlenmesi ve vergiyi doğuran olayların mali kurumların kayıt ve belgeleri yardımıyla tespit edilmesi …….” olarak açıklanmış ve Mali İdare’de belli tutar üzerindeki tahsilat ve ödemeleri kontrol altında tutarak, ticari işlemler ve finansal hareketlere taraf olanları izleyerek, vergilendirmeyi ilgilendiren mali olayları, kurumların kayıt ve belgeleri yardımıyla tespite çalışmaktadır. Böylece kayıt dışı işlemlerin kayıt ıaltına alınması, para hareketlerinin kontrolü ile denetlenebilir kılınmıştır.
Uyuşmazlıkta davacı mükellefçe ihtilaflı dönemde yapılan bir kısım alışlar sahte belgeye dayandırılsa da, sahte olduğu belirtilen faturalar içeriği emtiaların gerçekte alındığı ancak ödemelerin banka ve finans kurumları aracılığıyla gerçekleştirildiğine ilişkin somut bilgi ve belgenin sunulmadığı anlaşılmakla kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığından davacı adına yapılan cezalı tarhiyatlar ile usulsüzlük cezasına ilişkin hüküm fıkrasının onanması yolundaki Dairemiz kararına katılmakla birlikte, Mahkeme kararının ihtilaflı VUK’un mükerrer 355/4. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezası yönünden bozulması gerektiği görüşüyle Dairemiz kararına katılmıyorum.