Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2018/1358 E. , 2020/6665 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2018/1358
Karar No : 2020/6665
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : Tasfiye Halinde … İnşaat Yapı Malzemeleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, sahte fatura kullandığından bahisle vergi ziyaı cezalı olarak re’sen tarh edilen 2011/6,7 ve 9 dönemleri katma değer vergileri ile kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. Vergi Mahkemesince verilen …. tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacının ilgili dönemde fatura aldığı … Vergi Dairesi mükellefi … ile … Vergi Dairesi mükellefi .. hakkındaki tespitler, faturaların sahte olduğunu ispatlamaya yeterli olmadığından cezalı tarhiyatta ve cezayı gerektiren fiilin tüm unsurları tamam olmadan kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinafa konu kararın özel usulsüzlük cezası ile …’dan alınan faturalardan kaynaklanan vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatının kaldırılmasına ilişkin kısmına yönelik olarak istinaf dilekçesinde ileri sürülen iddiaların kararın buna ait kısmının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte olmadığı, … tarafından düzenlenen faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmayan sahte faturalar olduğu sonucuna varıldığından cezalı tarhiyatın söz konusu mükelleften alınan faturalardan kaynaklanan kısmında ise hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine, Vergi Mahkemesi kararının kısmen kaldırılması ile davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, yapılan tarhiyatlar ile kesilen cezaların hukuka uygun olduğu ve kararın aleyhe olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kısmen kabulü ile kısmen reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Davalı idarenin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü iddialar, temyiz konusu kararın özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davalı idarenin, kararın cezalı tarhiyatın kaldırılmasına ilişkin kısmına yönelik temyiz istemine gelince;
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, 134. maddesinin 1. fıkrasında, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu kurala bağlanmış, 359. maddesinin (b) bendinde ise gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgeler, sahte belge olarak tanımlanmıştır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 29. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisinin indirilebileceği hükme bağlanmıştır.
Katma değer vergisi, bünyesinde yer alan indirim müessesesiyle yansıtılabilir bir vergidir. Katma değer vergisi sisteminde mükellef ve sorumlu; üretim ve dağıtım kademeleri içinde, verginin tahsiline, indirimlerin yapılmasına, beyan edilip ödenmesine aracılık eder. Bu bakımdan indirim, mükellefiyete bağlı bir görev olduğu kadar aynı zamanda bir haktır. Katma değer vergisinde genel prensip, vergiye tabi teslimler üzerinden hesaplanan vergiden, alış faturalarında gösterilen verginin indirilmesidir. Katma değer vergisi indirimi hakkından yararlanabilmek için Kanun bazı şartların varlığını öngörmüştür. Bu şartların bir kısmı esasa, bir kısmı ise şekle ilişkindir. Katma değer vergisi, vergiyi doğuran olayın gerçekleşmesi halinde, zincirleme olarak kendi içinde otokontrol sistemi taşımaktadır.
Kayıt ve belge nizamına uyulması ve faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanması halinde, mal teslimi veya hizmet ifasına bağlı olarak tahsil edilen katma değer vergisinden, mükelleflerin kendilerine yapılan teslim ve ifaya ilişkin olarak ödedikleri katma değer vergisini indirmeleri mümkün olup, aksi durumda, faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığının tespiti halinde, bu faturalarda yer alan katma değer vergisinin indirimi mümkün bulunmamaktadır.
Buna göre, alış belgelerinde yer alan katma değer vergisinin indirim konusu yapılabilmesi için, alış faturası ya da benzeri vesikalarda ayrıca gösterilmesi ve bu vesikaların kanuni defterlere kaydedildiğinin tevsik edilmesinin yanında, söz konusu belgelerin gerçeği yansıtması da gerekmektedir.
Davacının ilgili dönemde fatura aldığı …hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı Vergi Tekniği Raporunda; mükellefin inşaat malzemeleri toptan ticareti faaliyeti ile iştigal etmekte iken, 31/10/2011 tarihi itibariyle mükellefiyetinin re’sen terk ettirildiği, defter ve belge isteme yazısının mükellefin ikametgah adresinde tebliğ edilemediği, mükellefin iş yeri adresinde 14/03/2011 tarihinde yapılan işe başlama yoklamasında işyeri büyüklüğünün 140 m2 iki katlı dükkan olduğu, aylık 500,00 TL kira bedeli olduğu, adreste boya ve inşaat malzemeleri toptan ve perakende satışı yapılacağı, çalışan 1 işçisinin olduğu, tespit sırasında içeride boya ve inşaat malzemeleri ile 1 masa ve 2 sandalye olduğu, 15/07/2011 tarihinde yeni adresinde yapılan yoklamada, mükellefin faaliyetine devam ettiği, iş yerinin 35 m2 olduğu, 1 kişinin çalıştığı, demirbaş olarak 2 masa, 6 sandalye ve 30.000,00 TL tutarında malzeme olduğu, 16/03/2012 tarihinde yapılan yoklamada adreste başka bir mükellefin faaliyette bulunduğu ve Gökhan Kapanağzı’nı tanımadıklarını beyan ettiklerinin tespit edildiği, alım ve satımlarına ilişkin Ba-Bs bildiriminde bulunmadığı, 2011/Ekim döneminden sonra beyanname vermediği ancak fatura düzenlemeye devam ettiği, 2011 yılında toplam 3.786.522,00 TL KDV matrahı beyan etmesine karşın, aynı yıl mükelleften mal veya hizmet satın alanların 29.885.951,00 TL tutarında alış bildiriminde bulunduğu tespitlerine yer verilmiştir.
Yukarıda yer alan tespitler değerlendirildiğinde, özellikle işyerinde yapılan yoklamalarda mükellefin düzenlediği faturalar tutarında iş yapabilecek işyeri, malzeme ve kapasitesi bulunmadığının ve yeterli sayıda işçisi olmadığının tespit edildiği, 2011 yılı 10. aydan sonra beyanname vermediği halde fatura düzenlemeye devam ettiği, mükellefin bildirdiği katma değer vergisi matrahı ile mükelleften mal veya hizmet satın alanların bildirdiği tutarlar arasında büyük uyumsuzluk olduğu dikkate alındığında davacının söz konusu mükelleften aldığı faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmayan sahte faturalar olduğu sonucuna varılmıştır
Bu nedenle kararın cezalı tarhiyatın kaldırılmasına ilişkin kısmına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair kararda hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kısmen kabul, kısmen reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… K:… sayılı kararının kabule ilişkin hüküm fıkrasının özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. Anılan Vergi Dava Dairesi kararının kabule ilişkin hüküm fıkrasının cezalı tarhiyatın kaldırılmasına ilişkin kısmının BOZULMASINA,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 29/12/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.